KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4483 E., 2022/8187 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.02.2019 tarih ve 2017/444 E- 2019/56 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/1018 E- 2021/204 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "İGA İSTANBUL GRAND AİRPORT" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2016/64409 kod numarasını alan başvuruya davalı şirketçe kendisi adına tescilli 2015/103199 sayılı “İGA” ibareli marka mesnet gösterilmek suretiyle yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 16. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, anılan karara karşı yaptıkları itirazın ise YİDK nezdinde kabul görmediğini ileri sürerek, davalı kurum kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet alınan markanın "İGA" ibareli olduğu, davacının başvurusunun ise "İGA İSTANBUL GRAND AİRPORT" ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işarette "İGA" ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, "İSTANBUL GRAND AİRPORT" ibarelerinin yer bildirdiği ve işarete bir ayırt edicilik katmadığı, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin "İGA" ibareleri itibariyle aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu,
bir kısım ekler itibariyle biçimsel olarak küçük bir fark varsa bile bu farklılığın ürün ve hizmetlerin ortalama tüketicilerinin önemli bir kısmı tarafından fark edilmesinin veya bilinmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple var olması muhtemel anılan farklılığın marka ile başvuru konusu işaret arasındaki anlamsal, görsel ve sescil benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan 2015/103199 sayılı markanın kapsamındaki mallarla başvuru kapsamından çıkarılan malların da ilişkili ve aynı türden bulunduğu, dolayısıyla iptali istenen Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4483, K. 2022/8187, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama