KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4890 E., 2022/9216 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.11.2017 tarih ve 2015/144 E. - 2017/560 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.04.2021 tarih ve 2018/642 E. - 2021/578 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 2011 yılında “Diyaliz Merkezi Devir Sözleşmesi” adında sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca sözleşmede belirtilen cihaz ve ekipmanları ile diyaliz merkezinin işletmesini davalı üniversiteye devretmeyi, davalı ise buna karşılık 340.000,00 TL bedeli davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmede belirlenen bedelin 120.000,00 TL'sinin 16/09/2011 tarihinde, 110.000,00 TL'sinin 18/10/2011 tarihinde ve kalan 110.000,00 TL'sinin de 20/11/2011 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, söz konusu 16/09/2011 ve 18/10/2011 tarihli taksitlerinin davalı tarafından banka hesabına gönderildiğini,
ancak ödemenin son taksiti olan 20/11/2011 tarihli 110.000,00 TL bedelli ödemenin ise bugüne kadar yapılmadığını, davalıya ihtarname çekildiğini, verilen cevapta 3. taksit olarak ifade edilen 110.000,00 TL'nin ödendiğinin belirtildiğini, ancak cevabın aksine belirtilen tutarın davacıya ödenmediğini ileri sürerek bu nedenle 110.000,00 TL fatura bedelini, fatura tarihi olan 15/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari-avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince cihaz ve ekipmanların teslim alınmasına müteakip kararlaştırılan tarihlerde tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, halihazırda davacının davalıdan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, yargılama sırasında toplanacak deliller ile bu hususun ispatlanacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın borcunu ödediğini iddia ettiği, ispat yükünün bu nedenle yer değiştirdiği ve ödeme savunmasının davalı tarafça yasal delillerle ispatlanması gerektiği, bilirkişi tarafından davalının defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda yapılan 110.000,00 TL ödemenin davacı hesabına ait olmadığının, dava konusu diyaliz merkezinden farklı bir ilçe ve mevkide bina ve arsa alımına dair olduğunun belirlendiği,
binalar hesabına yapılan kayıtların diyaliz merkezi cihaz, ekipman ve işletmesi ile ilgisi olamayacağı gibi kayıtların davacı hesabı ile de bağlantısının bulunmadığının belirtildiği, davalının ödemeye ilişkin başkaca bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.000,00 TL’nin 30/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu malzemelerin teslim aldığının davalının kabulünde olup, davalı tarafça devir sözleşmesi kapsamında 3. taksit olan 110.000,00 TL'nin ödendiği iddia edilmiş olup, ispat külfeti kendisine düşen davalı tarafın ödemesini yazılı bilgi belgelerle ispat etmek zorunda olduğu, davalının devir sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken 110.000,00 TL'yi davacı şirkete ödediğini somut bilgi belgelerle ispatlayamadığı,
açılan davanın bu gerekçelerle kabulü yerine farklı gerekçe ile karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 29/11/2017 tarih 2015/144 Esas 2017/560 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulü ile.
110.000,00 TL’nin 30/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulü kararı, Bölge Adliye Mahkemesince davalının devir sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken bedeli davacıya ödediğini somut bilgi belgelerle ispatlayamadığı, davanın bu gerekçelerle kabulü yerine farklı gerekçe ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı kurumun, bir vakıf üniversitesi olup yargı harçlarından muaf olduğu hususu dikkate alınmadan peşin harç ve karar harcından sorumlu tutulması doğru olmayıp, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4890, K. 2022/9216, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama