KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4956 E., 2022/8664 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi verilen 24.06.2020 tarih ve 2018/551 E- 2020/176 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.03.2021 tarih ve 2021/166 E- 2021/440 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında Antalya ili,...
İlçesinde bulunan otelin inşası için varılan anlaşma gereği, müvekkilinin, otel inşasında kullanılacak malzeme ve diğer ürünleri başka firmalardan bedelini ödeyerek satın aldığını ve otel inşaatına teslim ettiğini, toplamı 175.782,11 TL olan faturaların davalıya teslim edildiğini, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen davalının borcunu ödemediğini, davalının 03/11/2014 tarihine kadar olan toplam ödemesinin 50.000,00 TL miktarlı çek olduğunu, bu çekin keşide tarihinde ödenmediğini,
bakiye 125.782,11 TL için İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/19458 sayılı dosyasında 131.693,87 TL üzerinden başlattıkları takibe davalının itirazı sonucu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/328 esasına kayden açılan davada takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, Kaş İcra Müdürlüğü’nün 2017/800 sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine davalının itirazının haksız olduğunu, her iki tarafın da aralarındaki akdi ilişkiyi inkar etmediklerini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinin inşaatında bir takım işleri yaptığını ve ücretini eksiksiz olarak aldığını, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı GBM Tekstil İnşaat ve Pazarlama Sanayi Tic. Ltd.
Şti.’nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun 799742 numarası ile kayıtlı iken 01/02/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye kararının 04/02/2016 tarihinde tescil edildiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilk ilanın 12/02/2016 tarihinde yapıldığı 13/03/2012 tarihinde terkininin tescil edildiği, davacının 03/11/2014 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/19458 sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalı borçlunun yetkiye itirazı sonucu İstanbul Anadolu 8. Ticaret Mahkemesi'nin 2015/328 esas sayılı dosyasında takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olması sebebiyle usulden red kararı verildiği,
akabinde dosyanın yetkili Kaş İcra Müdürlüğü'ne gelerek 2017/800 esasına kaydedildiği ve borçlunun tekrar borca itiraz ederek takibi durdurduğu, HMK'nın 50. maddesine göre medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olduğu, TMK'nın 49. maddesine göre tüzel kişilerin, kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazandığı, somut olayda davacı şirketin dava tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, inceleme konusu davanın 30.11.2018 tarihinde açıldığı, 16.03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'ne göre, davacı şirketin 06.03.2017 tarihli kararına göre şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiği, aktif ve pasifi olmadığı, tasfiyenin sonuçlandığının 13.03.2017 tarihinde ticaret siciline tescil olunduğu, dava tarihi itibari ile davacı şirketin aktif dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun dava şartı olup re'sen gözetileceği nazara alındığında ilk derece mahkemesince taraf sıfatı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4956, K. 2022/8664, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama