KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5048 E., 2022/6545 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2022
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 09.02.2021 gün ve 2020/59079 Esas, 2020/İHK-26699 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile davacının taşıma işi sebebiyle verdiği zararlardan doğan taleplere karşı davacıyı sigorta teminatı altına aldığını, 30.11.2020 tarihinde davacının taşıma işi yaptığı sırada meydana gelen trafik kazası nedeniyle 3. kişi taşıtana verilen zararlardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; poliçe hükümleri gereğince sigortalının alkol, uyuşturucu madde kullanması sonucu meydana gelen hasarların teminat dışı olduğunu, ticari araçlar için sürücü alkolü alt sınırın 0,20 promil olduğunu, araç sürücüsünde 0,23 promil alkol bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacı tarafa hasar gören ürün bedelinin taşıtana ödendiğine dair belgeyi sunması için verilen kesin süreye rağmen ödemeye ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; davadışı taşıtanın, zarar gören ürünler nedeniyle 166.587,00 TL’yi davacının hak edişlerinden kesinti yaptığı anlaşılmış olduğuna göre mahsuplaşma suretiyle ödeme yapıldığından ayrıca bir ödeme belgesi aranmasına gerek olmadığı ancak sürücüsünün kaza anında 0,24 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, KTK’nın 48.maddesine göre hususi nitelikte olmayan araç sürücüsü için yasal promil sınırının 0,21 olduğu, bu sınırın üzerinde alkollü araç kullanmanın başlı başına kusurlu olduğu ve kanunen yasaklanmış fiilden doğan zararlardan teminat doğmayacağı gerekçesiyle uyuşmazlık hakem heyeti kararındaki ‘’usulden ret’’ ibaresinin ‘’esastan ret’’ şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5048, K. 2022/6545, 3 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama