İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5119 K.2023/3106

Taraflar arasındaki asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile tazminat, karşı dava markanın hükümsüzlüğü, birleşen dava marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın…

Esas2021/5119Karar2023/3106Tarih18 Mayıs 2023Okuma14 dk · 2.884 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5119 E., 2023/3106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı asıl ve birleşen davada
2018/1987 Esas, 2021/832 Karar
Birleşen dava tarihi
30.04.2015
Hüküm
Kısmen kabul-kısmen ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.884 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile tazminat, karşı dava markanın hükümsüzlüğü, birleşen dava marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın reddine davanın karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı da davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2012 yılı Haziran ayında Bebek Postası isimli gazeteyi yayınlamaya başladığını, bu hususta İstanbul C.Başsavcılığı Basın Bürosu’na 28.08.2012 tarihli ve 3321 sayılı mevkute beyannamesini de düzenlemek suretiyle ibraz ettiğini, bu mevkutenin 12.02.2015 tarih ve 234 sayılı resmi marka bülteninde yayınlanmasına karar verildiğini, davalıların müvekkili derneğe ait Bebek Postası mevkutesinin birebir aynısını birebir aynı isimle,

yasal izne dayanmadan yayınladığını ve reklamlar almak suretiyle haksız kazanç elde ederek müvekkili derneğin zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin ve marka tecavüzünün tespitini, önlenmesini, ve sonuçlarının kaldırılmasını, haksız olarak elde edilen bütün reklam gelirlerinin ve yoksun kalınan kazancın belirlenebilmesi için yapılacak bilirkişi incelemesi ile arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, daha önce açılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/62 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

3.Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-karşı davacı R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Rek. ve Org. San. Tic. Ltd. Şti.

İmtiyaz Sahibi ... vekili, müvekkili ...’in ‘‘Bebek Postası’’ ibaresini TPMK nezdinde 2011/58592 no ile 16. sınıfta tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını tescil ettirdikten sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’ndan alınan 4252 sayılı mevkute beyannamesi gereğince, 07.08.2014 tarihinde süreli yayın çıkarılması için gerekli olan izni aldığını, ve müvekkilinin kendisine ait olan markasını kullanarak ayda bir yayınlanmak üzere sadece İstanbul’un Bebek semtinde dağıtılan Bebek Postası gazetesini çıkarmaya başladığını, dava konusu marka üzerindeki tüm hukuki hakların müvekkiline ait olduğunu,davacının maddi,

manevi zarar görmesinin söz kousu olamadığını savunarak davanın reddini istemiş,karşı davada davacı karşı davalının kötüniyetli olarak TPMK nezdinde tescil ettrimiş olduğu 2014/67322 nolu ‘‘Bebek Postası’’ ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Rek. ve Org. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili, Bebek Postası markasının müvekkili şirketin imtiyaz sahibi ...’a ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... Öcalan vekili, müvekkilinin sorumlu müdür olduğu gazetenin imtiyaz sahibi ...’e ait olan Bebek Postası ibaresini 2011/58592 no ile 16. sınıfta tescil ettirdiğini, dava konusu marka hakkı üzerinde müvekkilinin sorumlu müdür olduğu Bebek Gazetesinin imtiyaz sahibi ...’e ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... AŞ vekili, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Rek. ve Org. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan 07.08.2014 tarihli Mevkute Beyannamesine istinadenverilen sipariş üzerine Bebek Postası gazetesinin basıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı adına kayıtlı 2011 /58592 sayılı BEBEK POSTASI markası 16. sınıfda “basılı yayınlar"' da kullanılmak üzere tescilli bulunduğundan, davacının marka hakkına tecavüzün bulunmadığı, davalı Bebek Postası markasını ilk kez marka tescilinden sonra kullandığından somut olayda haksız rekabet hükümlerinin uygulanamayacağı, matbaacılık hizmeti veren davalı ...

A,Ş. mevkute beyannamesi ibrazı üzerine siparişi bastığından ve Bebek Postası markası tescilli kullanıma dayandığından davalı ...Ş. tarafından gerçekleştirilen ticari faaliyetin davacının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden davacı karşı davalı ...

Demeği"nin 41. sınıfta kayıtlı 2014 67322 sayılı BEBEK POSTASI isimli markasının davalı karşı davacının 16. sınıfta kayıtlı 2011 58592 sayılı markası ile birebir aynı marka olması ve sınıflar arası iltibas bulunması, davalının 14.07.2011 yılında tescil başvurusunda bulunduğu, 12.12.2011’de 196 nolu bültende ilan edildiği,

davacının da aynı sektörde kayıtlı davalı markasını bilmesi gerektiğinden hareketle hükümsüzlük sebeplerinin karşı davada oluştuğu subut bulduğu gerekçesiyle davalı ... adına 2014/67322 no ile tescilli “ BEBEK POSTASI” isimli markanın hükümsüzlüğüne, somut olayda manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine keza birleşen dava yönünden ise, davalının 2011 yılındaki marka tescil başvurusunun, davacı derneğin 2012 yılında imtiyaz belgesi alması ve Haziran 2012’de ilk sayısı yayınlamasından önceki tarihte gerçekleşmesi nedeniyle davalının kötü niyetinden söz edilemeyeceği,

bu nedenle 2011 /58592 sayılı markanın hükümsüzlüğünü gerektirir sebeplerin somut olayda gerçekleşmediği sabit olduğundan birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davalı adına 2014/67322 no ile tescilli “ BEBEK POSTASI” isimli markanın hükümsüzlüğüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-karşı davalı ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin gerekçeli kararında sadece bilirkişi raporundaki ibarelere yer vermekle yetinildiği, hiçbir taleplerinin karşılamadığını, iddia ve savunmalara yer vermeksizin bilirkişi raporuna itirazlar konusunda gerekçesi ile birlikte açıklama yapılmaksızın taleplerinin reddedilmiş olması karşısında, mahkeme kararının gerekçesi bulunduğundan söz edilemeyeceği bilirkişi raporunda tescilli markalar yönünden yapılan inceleme başlığı ile düzenlenen kısımda hukuki yönden davalı ve davacı markalarının birbiri ile aynı olduğu,

tescil edilen sınıfların farklı olduğu ancak fiilen aynı sektörde aynı emtia ve hizmet için kullanıldığı ve Bebek semtinde yaşayanlara ilişkin haber ve reklamları içeren gazetecilik basım ve dağıtımı faaliyeti ve gazete isminin birebir aynı tüketici grubuna hitap ettiğinden markalar arasında iltibas bulunduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini, müvekkili derneğe ait olan ve ilk kez 2012 yılının Haziran ayında yayınlanarak mevkute beyannamesi düzenlenen, daha sonra marka başvurusunda bulunulan Bebek Postası isimli gazetenin ilk çıkarılışı müvekkiline ait olduğundan her türlü üstün hak müvekkiline ait olduğunu,

davalı karşı davacının ilk yayınını müvekkilinin gazetesinden sonra 2014 yılında gerçekleştirdiğini, müvekkilim yönünden davanın ispat edildiğini, bilirkişi raporunda ilk yayının müvekkili tarafından gerçekleştirildiği olgusuna da yer verilmediğini, bu durumda 16 ve 41. sınıfların marka hakkı koruması ile ilgili incelemelerin maddi gerçekler ile örtüşmediği, bilirkişinin davada tanınmış bir markanın söz konusu olmadığını bildirmiş olmasının da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 41. sınıfta kayıtlı olan Bebek Postası gazetesini yayınlama hakkının tamamen müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davanın davacısına ait 2014/67322 tescil numaralı Bebek Postası markasının 19.08.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davalı karşı davacı Rıza Özışık'a ait 2011/58592 tescil numaralı Bebek Postası markasının ise 16. sınıfta 14.07.2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu, asıl ve birleşen davanın davacısına ait mevkute beyannamesinin 28.08.2012 tarihli olup davacı tarafça çıkarılan Bebek Postası dergisinin ilk olarak 2012 yılı Haziran ayında yayınlandığı, davalı tarafça çıkarılan Bebek Postası dergisinin ise, ilk yayının 2014 yılında yapıldığı,

asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede davacı tarafın ilk olarak Haziran 2012 tarihinde bu dergiyi çıkardığı, dolayısıyla ilk olarak davacı tarafından kullanıldığı, davalının dergisinin de aynı isimde çıkarılmış olup FSEK'in 83/4 maddesi ve Basın Kanunu'nun 14. maddeleri gözetildiğinde davacı tarafın iddialarının subuta erdiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi incelemesinde davalı tarafın çıkardığı dergi nedeniyle elde ettiği kazancının 4451,09 TL olduğunun tespit edildiği,

bu miktar tazminat talebinin kabulü gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve eylemin ağırlığı gözetildiğinde 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraf markalarının sınıflarının farklı olduğu ve davalı karşı davacı ...'e ait markanın tanınmışlığının ispat edilemediği gözetildiğinde karşı davanın da reddi gerektiği, birleşen dava yönünden, markaların sınıflarının farklı olduğu ve davalının marka tescilinin 2011 tarihli olup davacının ilk kullanımının 2012 olması gözetildiğinde birleşen davanın da reddi gerektiği,

mahkemenin birleşen davanın reddine yönelik kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı karşı davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabul kısmen reddine ,ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ,asıl davada;davalılar R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Reklamcılık ve Organizasyon. San. Tic. Ltd. Şti. R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Reklamcılık ve Organizasyon. San. Tic. Ltd.

Şti- İmtiyaz Sahibi ... ve Eda Öcalan yönünden; markaya tecavüzün ve haksız rekabet istemleri yönünden davanın kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 4.451,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Ş. yönünden ise davanın reddine, karşı davanın reddine,birleşen davada;

davalı R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Reklamcılık ve Organizasyon. San. Tic. Ltd. Şti.hakkındaki davanın husumetten reddine, R Prodüksiyon Basın Yayın Halkla İlişkiler Reklamcılık ve Organizasyon. San. Tic. Ltd. Şti.- İmtiyaz Sahibi ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil ... davalı ... Derneğinden daha önce Bebek Postası markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olup öncelik sahibi müvekkil ... ait olduğunu, buna rağmen Bölge Adliye mahkemesinin kararında önce yapılan tescili haksız görüp,

markayı kullanmayı baz alarak davacıyı haklı görmesi ve bu yönde karar vererek müvekkilinin davacıya ait markaya tecavüz ettiğini kabul etmesinin hukuki dayanktan yoksun olduğunu müvekkile ait olan Bebek Postası markasını davacı taraf başka bir sınıfta almış olsa da her iki taraf da Bebek Postası markasını gazete yayınlarında kullandıklarından dolayı markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali yüksek olması sebebiyle davacının, müvekkilden 3 yıl sonra almış olduğu 2014/67322 no.lu Bebek Postası markasının hükümsüz kılınmasının yasa gereği olduğunu, Bölge Adliye mahkemesi vermiş olduğu kararda;

müvekkil adına 2011 yılında marka olarak tescil edilmiş Bebek Postası markasını kullanarak davacının 2012 yılında bir adet dergi çıkarması davacının haklı olduğunu ve müvekkilin de marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini belirtmesi hukuken kabul edilemeyeceğini, Bebek Postası markasını tescil eden müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin tescilinden sonra bu markayı kullanan kişinin davacı olduğunu ama buna rağmen kararda müvekkilinin haksız görüldüğünü, müvekkilden 3 yıl sonra tescil edilen aynı markaya müvekkilin tecavüz ettiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

davacı tarafın 1 defaya mahsus çıkarmış olduğu dergiyi baz alarak davacının markayı daha önce kullandığını kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin bebek Postası markası ile her ay gazete çıkardığını ve markayı Bebek semtinde tanınmış kılanın müvekkili olduğunu, davacı karşı davalının kötüniyetli olarak tescil ettirdiği markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini,

2011 yılında müvekkil adına tescilli olan markayı 2014 yılında başka bir sınıfta tescil ettiren ve markasına tecavüz edildiğini iddia ederek müvekkile karşı dava açan davacı karşı davalının kötüniyetli olarak hareket ettiğinin açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile tazminat, karşı dava ise markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkinidir.

2. İlgili Hukuk 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2-Asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile tazminat, karşı dava ise markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davacı Dernek vekili, müvekkilinin Haziran 2012 tarihinden bu yana “Bebek Postası” isimli gazeteyi yayınladığını, 28.08.2012 tarihinde mevkute beyannamesi verdiğini, 2015 yılında aynı isimli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı R Prodüksiyonunise müvekkilinden sonra aynı isimle bir mevkute çıkardığını, diğer davalı ...’ın ise mevkutenin basım, yayın ve dağıtımını yaptığını, davalıların bu yolla haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürmüş ve marka hakkına tecavüzün haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile tazminata hüküm olunmasını talep etmiştir.

Davalı – karşı davacı R Prodüksiyon, müvekkilinin çıkardığı mevkutenin imtiyaz sahibi ...’e ait 16. sınıf mallarda tescilli 2011/58592 sayılı “Bebek Postası” isimli markasının bulunduğunu, ayrıca 07.08.2014 tarihli mevkute beyannamesinin bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markayı kullandığını, davacı Derneğin ise müvekkiline ait markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı dava olarak; davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... asıl davaya yönelik savunmasında; müvekkilinin kendisine ibraz edilen mevkute beyannamesi üzerine sipariş usulü 1.000 adet mevkuteyi bastığını ve fatura ettiğini savunarak kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/88 E. sayılı dosyasında; davacı Dernek vekili, ...’e ait 2011/58592 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Davacı ve karşı davacı vekili tarafından kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, asıl dava yönünden; marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile 4.415,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hüküm olunmasına, davalı ... yönünden davanın reddine, karşı davanın da esastan reddine birleşen marka hükümsüzlüğü davasında davalı şirket yönünden pasif husumetten, gerçek kişi yönünden ise esas yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı temyize sadece davalı-karşı davacı gelmiş olmakla birleşen davada markanın hükümsüzlüğüne dair davanın reddi kararı kesinleşmiştir.

Asıl davada marka hakkına tecavüz, karşı davada ise markanın hükümsüzlüğü talep olunduğuna göre öncelikle karşı davadaki markanın hükümsüzlüğüne dair ihtilafın çözümlenmesi gerekir. Karşı davada davacı taraf 2011 tarihli markasına istinaden, davalıya ait 2015 tarihli markanın hükümsüzlüğünü talep etmektedir.

Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için önceki tarihli marka ile sonraki tarihli marka arasında gerek işaretsel yönden, gerekse marka tescil kapsamı yönünden ortalama tüketici kitlesinin her iki markanın da aralarında idari-ekonomik veya işletmesel olarak aynı kökenden gelmiş olabileceğini düşünme ihtimallerinin varlığı gerekir.

Tescil kapsamları arasında benzerlikten söz edebilmek için her iki taraf markasının Nice Sınıflandırmasına Göre Hazırlanmış TPMK Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesinde aynı alt grupta veya aynı sınıfta olması şart değildir. Hatta birinin mal sınıfında, diğerinin hizmet sınıfında tescilli olmasının da doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Bu bağlamda Dairemiz yerleşik uygulamasına göre, yiyecek ve içecek malları sınıfları ile yiyecek ve içecek hizmetleri sunma ve hatta konaklama hizmetleri dahi aynı tür mal ve hizmetler olarak kabul edilmektedir. Bu hususta önemli olan ortalama tüketici kitlesinin karşılaştırmaya konu mal ve hizmetler arasında ilişkilendirme yapabilecek olup olmamasıdır.

Somut olayda taraf markalarının işaretsel yönden tamamen aynı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan tescil kapsamlarına bakıldığında önceki tarihli karşı davacı markasının 16. sınıf mallardan, davalı markasının ise 41. sınıf hizmetlerden oluştuğu anlaşılmaktadır. 16. sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler (Kırtasiye amaçlı ürünler hariç). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç). Matbaa ve ciltleme malzemeleri.

Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar).

Büro makineleri” mallarının, davacı – karşı davalı tarafın marka tescil kapsamında bulunan tüm hizmetlerin çok yakından ilişkili hizmetler olduğu anlaşılmakla karşı davanın kabulü ile KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca davacı markasının hükümsüzlüğüne, asıl davanın ise markanın hükümsüz kılınması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği halde hatalı gerekçeyle aksi yönde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının 2012 yılında mevkute beyannamesi vermesi dolayısıyla Basın Kanunu’nun 14 ve FSEK 83/4 maddesi uyarınca önceye dayalı hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.

Herşeyden önce 09.06.2004 tarih ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi bambaşka bir konuyu düzenlediği görülmekte olup, Mahkemece, 2004 yılında yeni Basın Kanunu ile yürürlükten kalkan 24.07.1950 tarih ve 5680 sayılı mülga Basın Kanunu’nun 14. maddesine istinaden karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Esasen 5187 sayılı yeni Basın Kanunu’nun 7, 8 ve 9. maddeleri de aynı konuyu düzenlemektedir. Buna göre Basın Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca süreli yayın çıkartacak olanların yayın sahibinin, sahibi tüzel kişi temsilcisi ile sorumlu müdürün kişisel bilgilerini içeren imzalı beyannameyi Cumhuriyet Savcılığına vermeleri zorunludur. Keza Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Süreli yayın sahibinin beyanname verdiği tarihten itibaren bir sene içinde süreli yayın yayımlanmaz veya yayımlandıktan sonra yayıma üç yıl müddetle ara verilirse beyanname hükümsüz kalır ve sağladığı hak ortadan kalkar.

Somut olayda, davacı tarafın, davalıdan önce 2012 yılında süreli yayın beyannamesi verdiği ve burada da yayının adı zikrolunmuş ise de, mahkemece, davalının hakkının ortadan kalkmaması için beyannameden itibaren bir yıl yayın zorunluluğu ile üç yıl ara vermeme zorunluluğu şartlarına uyup uymadığı araştırılmadan davacının mevkute yayınında öncelik hakkı olduğunun kabulü de isabetli olmamıştır.

4- Öte yandan Basın Kanunu’nun 9/2. maddesindeki “556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri saklıdır” düzenlemesi ile AYM’nin 31.01.2008 tarih ve 2004/81 Esas, 2008/48 Karar sayılı kararıyla iptal olunan, Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan “Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar” birlikte dikkate alındığında, mevkute beyannamesi,

daha önceden tescil olunan marka hakkını ortadan kaldıran bir hak sağlamadığı anlaşılmaktadır.Diğer bir anlatımla, davacı taraf ilk bir yıl içinde yayın ve yayına üç yıl ara vermeme lazımesine uymuş olsa bile, davalı-karşı davacının bu tarihten önce 2011 yılında benzer ilişkili sınıflarda marka tescil ettirmiş olması karşısında mevkute beyannamesinin davacıya önceye dayalı bir hak sağlamayacağının kabulü gerekirken hatalı gerekçeyle davacı tarafa önceye dayalı hak sağladığının kabulü isabetli olmamış ve hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-karşı davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5119, K. 2023/3106, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5119
Karar No
2023/3106
Tarih
18 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/5121 K.2023/4051
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5154 K.2023/2822
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/5157 K.2023/3864
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5158 K.2023/2823
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/5195 K.2023/2990
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/5209 K.2023/3008

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.