KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5215 E., 2022/7572 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2022
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2006 tarih ve 2004/107 E. - 2006/183 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya yönelik Demirci İcra Müdürlüğü'nün 2004/162 esas sayılı dosyası kapsamında ödeme emri gönderdiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 3.220.836.164.- TL ve talep kısmında yer alan %57 reeskont faizi kısmının çıkartılarak, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek takibin devamına, kalan kısma yönelik talebin reddine, kısmen kabul edilen miktar bakımından %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 3.220.836.164.- TL yönünden iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmişse de, faiz yürütülen bu miktarın içerisinde asıl alacağın yanında işlemiş temerrüt faizinin de bulunduğu,
TBK. m. 121/son maddesi uyarınca temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyecek olması karşısında yasal faizin yalnızca asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işletilmesinin gerektiği, keza karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5083 sayılı Yasa ile TL'den 6 sıfır atılmış olmasına rağmen kararda bu hususun gözardı edilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiş ise de, tek başına bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5215, K. 2022/7572, 31 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama