İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5357 K.2023/380

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2021/5357Karar2023/380Tarih19 Ocak 2023Okuma8 dk · 1.536 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5357 E., 2023/380 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2023
Mahkemesi
....Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.536 kelime·8 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin asıl karara karşı istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ek kararın kaldırılmasına, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça dava dışı ... ve Çulha Gıda ... Ltd.

Şti. aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlularla ilgisi bulunmayan üçüncü kişi konumundaki müvekkili şirketin iş yerine hacze gelinip menkul mallara haciz uygulanması ve muhafaza altına alınacağı tehdidi nedeniyle ...'nın alacaklı vekiline 250.000,00 TL nakit ödeme yaptığını, bakiye alacak için 6 adet şahsi senet verdiğini, haciz sonrası istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek bonolar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6 adet bononun ve ödenen 250.000,00 TL'nin istirdadına,

davanın menfi tespit davası olarak değerlendirilmesi hâlinde ise davalıya borçlu bulunulmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin kesinleşmesi üzerine söz konusu adrese hacze gidildiğini, gidilen haciz mahallinde borçluya ait mail çıktıları, banka kartı teslim evrakı bulunduğunu, borçlu ... ve hacze gidilen yerin sahibi ..., baba oğul olup Adil Turizm Ltd. Şti.’nin kurucularının bu iki kişi olduğunu, borçlu şirketin borcuna mahsuben davacı Adil Turizm Ltd. Şti. ve vekili davacı ... ile protokol imzalandığını, protokolde senetlerin istirdadının istenemeyeceğinin hükme bağlandığını savunarak tedbir talebinin ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların takip borçlusu olmadıkları, takip borçlusunun dava dışı ... ve Çulha Gıda... Ltd.

Şti. olduğu, icra dosyasına yapılan ödemelerin takip borçlularının borcuna mahsuben yapıldığı, menfi tespit ve istirdat davasının takip borçlusu tarafından açılabileceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bonoların %20'si oranında nakit veya kayıtsız şartsız teminat mektubunun davacı tarafından Mahkeme veznesine teminat olarak depo edilmesi hâlinde dava konusu bonoların davalı tarafından icraya konulmasının, devir ve ciro edilmesinin engellenmesine dair Mahkemece verilen 28.09.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,

Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı davacı tarafça icra dosyasına götürülüp infaz ettirilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, 17.12.2020 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin işbu dosyaya yatırılan 280.000,00 TL teminatın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haciz sırasında ödenen 250.000,00 TL yönünden istirdat davası, bonolar yönünden menfi tespit davası olduğunu, 6 adet bonoda keşidecinin ..., lehtarın davalı şirket olduğunu, bonolar yönünden menfi tespit davası açılabileceğini, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin iş yerinde yapılan haczi önlemek için müvekkili Av. ...'nın bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, müvekkillerince ileri sürülen istihkak iddiasının neticesinin beklenmediğini,

bu karardan sonra davalı vekillerinin İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/6608 E. sayılı dosyasındaki takipten feragat ettiklerini, müvekkilince verilen dava konusu senetlerden dolayı davalının 18.11.2020 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/24117 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, ikinci takipte borçlu ... olduğu için açılan menfi tespit davasının kabulü gerektiğini, ayrıca davanın reddine dair kararla birlikte ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

17.12.2020 tarihli teminatın iadesi talebinin reddine dair ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde ise davalının senetleri takibe koyduğunu ve müvekkili tarafından senet bedellerinin fer'ileriyle birlikte 1.572.000,00 TL olarak ödendiğini, davalı tarafın ise bir aylık sürede tazminat davası açmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 392 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme açık olup teminatın iadesi gerektiğini, aynı Kanun’un 305/A maddesi gereğince bu kararın istinafa tabi olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 24.09.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararı sonucunda müvekkilince senetlerin icra takibine konu edilemediğini, bu nedenle müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/6608 E. sayılı dosyasının borçlusu olmadıklarından takip nedeniyle borçlu bulunmadıklarına dair işbu davayı açma konusunda dava takip yetkileri bulunmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinde düzenlenen istirdat davasını açma konusunda da dava takip yetkileri bulunmadığı,

davacı ...’nın haciz sırasında şahsen düzenleyip verdiği 6 adet senedin keşideci davacı ..., lehtarı davalı şirket olduğundan davacı ...’nın bu senetler nedeniyle senetlerin istirdadı ile senetler nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitini isteme konusunda dava takip yetkisini haiz olduğu,

ancak tarafların kabulünde olan 11.09.2020 tarihli protokol içeriğinden ödenen paraların ve alınan senetlerin tekrar istirdadının istenemeyeceği ve tarafların birbirini ibra ettikleri, senetlerin dosya borcunun ödenmesi amacıyla verildiği gözetildiğinde davacı ...'nın senetlerin istirdadı ve senetler nedeniyle menfi tespit isteminin esastan reddi gerekirken Mahkemece tüm talepler yönünden usulden ret kararı verilmesi doğru olmamakla birlikte davalı tarafın bu konuda aleyhe istinafı bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği,

davalı vekilinin istinaf talebi %20 tazminat verilmesine yönelik olup 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi kapsamında takibin durdurulması yahut icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde bir tedbir kararı verilmediğinden İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin reddine dair karar yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin reddine yönelik istinaf talebinin incelenmesine gelince, 6100 sayılı Kanun’un 341 inci, 305/A ve 392 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak Mahkemenin 12.11.2020 tarihinde nihai kararını verdiği,

bu kararda ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair hüküm kurulmuş olup bir ay içerisinde davalı tarafça tazminat davası açıldığı dosyaya yansımadığı gibi davalı tarafça bu konuda karşı beyanda bulunulmadığından davacılar vekilinin teminatın iadesine dair talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin nihai karara yönelik istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin Mahkemenin 17.12.2020 tarihli teminatın iadesinin reddine dair kararına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli 2020/435 E. sayılı ek kararının kaldırılmasına,

davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin kabulüne, davacı tarafça 28.09.2020 tarihinde yatırılan 280.000,00 TL teminatın İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve haciz baskısı altında söz konusu bonoların verildiğini, imzalanan protokole itibar edilemeyeceğini, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal kararları bulunduğunu, cebri icra baskısı altında ödemede bulunan davacıların menfi tespit ve istirdat davası açabileceğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilip davacı tarafça teminat yatırıldığı için senetlerle ilgili herhangi bir işlem yapılamadığını, müvekkilin alacağına kavuşmasının engellendiğini ve geciktirildiğini, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne rağmen Bölge Adliye Mahkemesince Mahkeme deposuna temin edilen 280.000,00 TL'nin davacıya iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşması şartları gerçekleştiğinden davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, neticeten kararın tazminat yönünden bozulması gerektiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları ve davalı şirket vekilinin davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı tarafça dava dışı ... ve Çulha Gıda... Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından işletilmekte olan iş yerine 11.09.2020 tarihinde hacze gelinip haciz yapılacağı esnada davacı ...'nın Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti. yetkilisi ile görüşerek alacaklı vekiline 250.000,00 TL nakit ödeme yaptığı, bakiye alacak için 6 adet şahsi senet verdiği, düzenleme tarihi 11.09.2020 olan bu senetlerin incelenmesinde, keşidecinin davacı ..., lehtarın ise davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Yine tarafların kabulünde olan 11.09.2020 tarihli protokolde alacaklı vekili Av. ... ile davacı ...’nın isim ve imzalarının bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda davacı ...’nın işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken davacı ...’nın dava ve takip yetkisi bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ... yarına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları ve davalı şirket vekilinin davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... yararına BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin, davacı ... bakımından tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5357, K. 2023/380, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Temyiz
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5357
Karar No
2023/380
Tarih
19 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5363 K.2023/37
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5364 K.2023/422
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5365 K.2023/250
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5366 K.2023/248
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/5367 K.2023/103
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5368 K.2023/242

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.