KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5484 E., 2022/9427 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.06.2018 tarih ve 2015/596 E. - 2018/728 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1393 E. - 2021/628 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davalıya USD üzerinden verilen taksitli araç kredisinin geri ödenmemesi üzerine, davalı hakkında başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinden talep edilen gecikme zammının fahiş olduğunu, hangi orandan neye dayalı talep edildiğinin belli olmadığını, takipten önce yapılan ödemeler düşülmediğinden davacı bankanın kötüniyetli olduğunu, bu ödemelerin zaman zaman Türk Lirası zaman zaman USD olarak yapılmasının alacağın miktarının likit olmadığını gösterdiğinden icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini, takip talebindeki masrafların hangi kaleme ilişkin olduğunun belli olmadığını, dolar kurundaki artış dikkate alınarak hakkaniyete göre gecikme zammına hükmedilmemesi grektiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin davacı katılım bankası ile 60.000.- USD tutarında genel kredi sözleşmesi imzaladığı ve davalı borçluya taksitli ticari araç kredisi verildiği, bu kredinin geri ödenmemesi nedeniyle davalının borçlu bulunduğu,
davalı şirketin itirazının iptalinin 815701 referans no.lu taksitli ticari araç kredisi borcu için 18.02.2015 takip talep tarihi itibariyle 35.262.- USD asıl alacak, yılık %11,16 proje kar oranı üzerinden 18.848,27 USD proje kar tutarı olmak üzere toplam 54.110.27 USD üzerinden yapılması ve davacı banka tarafından takip talep tarihinden itibaren de taleple bağlı olarak 35.262 USD asıl alacak üzerinden TCMB tarafından listelenen ve bankaların uyguladığı en yüksek USD faiz oranı üzerinden gecikme faizi talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5583 Esas sayılı dosyasına davalının
yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 35.262 USD asıl alacak, 4.096,55 TL ihtarname masrafı üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin mahkemenin eksik bilirkişi raporuna istinaden karar verdiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, zira, bankacı bilirkişiden alınan raporun davacı vekiline meşruhatlı tebliğ edildiği halde, davacı vekili tarafından rapora süresi içinde beyanda bulunmadığı, davacı vekilinin duruşmada, raporun anlaşılabilir olmadığı yeniden rapor alınmasını talep ettikleri, yanlış hesaplamaların olduğu şeklinde süresi dışında somut bir sebep belirtilmeden itiraz edildiği,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/1. maddesinde yer alan hüküm gereği rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, somut olayda davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan davacı vekilinin rapor hazırlanırken alacak kalemlerinin eksik hesaplandığı, sözleşmenin imzalandığı tarihteki kanun hükümlerinin göz önüne alınmadığı, bu nedenle yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yöndeki taleplerinin dinlenmeksizin eksik rapora istinaden karar oluşturulduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği,
davacı vekilinin mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm kısmının birbiriyle uyuşmadığına yönelik istinaf itirazına gelince, ilk derece mahkemesince verilen hükmün gerekçesindeki tespitlere ile hüküm kısmı uyumlu olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde olduğu,
davaya konu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olup likit olduğundan, mahkemece kabul edilen miktar üzerinden takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği halde bu talebin likit olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm tesisine, buna göre, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2015/5583 esas sayılı icra dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin.
35.262 USD asıl alacak, 18.848,27 USD proje kar tutarı olmak üzere toplam: 54.110,27 USD ve 4.096,55 TL ihtarname masrafı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 137.007,61 TL. alacağın (54.110,27 USD alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ve 4.096,55 TL alacak toplamının ) %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5484, K. 2022/9427, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama