KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5797 E., 2022/7451 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2022
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.01.2021 tarih ve 2017/163 E. - 2021/59 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin temettü hariç ortaklık haklarının yönetim ve denetimini ... tarafından atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri tarafından yürütüldüğünü, şirketin 09.06.2005 tarihli karar ile devir alındığını, hazırlanan raporlar ile şirket kayıtlarında davalıların kusurlu olduuklarını, kasıtlı idare şekilleri nedeniyle yönetim kurulu üyesi ve denetçi olan davalıların meydana gelen şirket zararı nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, ıslah ile arttırılmış olarak 7.538.108,53 TL'nin davalıların sorumlulukları oranında zarar tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
... vekili; müvekkilinin pay sahibi olmadığını, memur ve çalışanı olmadığını, sıfatının sadece denetçi seçilmiş olması nedeniyle tazmin yükümlülüğü belirtildiği, denetçiliği müvekkilinin kabulü ile mümkün olacağı bu nedenle de denetçi sıfatının olmayıp öncelikle husumet nedeniyle reddini, aksi halde zararın oluşmasında kusurunun bulunmadığını, TTK 349.ve 309.maddeler kapsamında zamanaşımı söz konusu olduğu, denetçilik sıfatı için hizmet ilişkisinin kurulması gerektiği herhangi bir akdi ilişkinin olmayıp ücret almadığını, davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Diğer davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; denetçi sıfatının kazanılmasının görevin zımnen veya açıkça kabulüne bağlı olduğunu ancak davalı...'ın genel kurul kararı dışında görevin kabulüne dair başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalı ...'a denetçi ücretinin ödendiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, davalı... tarafından düzenlenen ve imza edilen denetçi raporunun bulunmadığı, bu nedenle bu kişinin denetçi sıfatının oluşmadığı,
müflis ... yönünden ise dava kayıt kabulü dönüştüğünden, davacının müflis ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın Müflis ... yönünden ıslah edilen değer dikkate alınarak 7.538.108,53 TL'nin iflas ve tasfiye işlemlerini yürüten ... Hukuk İşleri Dairesi'nin 2008/1 sayılı dosyasında yürütülen Müflis ...'in iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacı tarafından davalı... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, temlik alan davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davası olup mahkemece, davalı...’ın denetçi sıfatı oluşmadığı gerekçesi ile bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak denetçi olan mümeyyiz davalı, denetçi olarak seçildiği genel kurul toplantısına katılmış ve oy kullanmış olup, kendisinin denetçi seçilmesine de olumlu oy kullandığı, bilahare denetçi seçildikten sonra da bu görevden istifa etmediği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı... hakkında da davanın kabul edilmesi gerekirken, adı geçen davalının denetçi sıfatına yönelik farklı anlam yükleyerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5797, K. 2022/7451, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama