İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5966 K.2021/7105

Taraflar arasında görülen davada Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2015/245 E. - 2019/675 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz…

Esas2021/5966Karar2021/7105Tarih13 Aralık 2021Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5966 E., 2021/7105 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2015/245 E. - 2019/675 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi uyarınca davacının davalıya ait malların satışını yaptığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı biçimde sözleşmeyi feshederek mal teslimini durdurduğunu, davalının, sözleşme hükümlerine göre üç ay önceden fesih ihbarı yapması gerekirken, ihbarda bulunmadan akdin feshetmesi sonucunda 22.08.2011 ile 22.11.2011 tarihleri arasında davacının 181.681,50 TL kazanç kaybı oluştuğunu ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında bilirkişi raporuyla saptanan 181.681,50 TL'lik kazanç kaybı tutarı gözetilerek davacı vekili tarafından 171.681,50 TL tutarında harç ikmali yapılmıştır.

Asıl davada davalı vekili, davacının sözleşmeye aykırı şekilde yetkili bulunduğu alan dışında satışlar gerçekleştirmesi nedeniyle uyarıldığını, ancak sonuç alınamaması üzerine bayilik sözleşmesinin haklı nedenle davalı tarafından feshedildiğini, davacının, mal gönderilmediği yönündeki iddiasının mesnetsiz olduğunu, esasen davacının mal siparişi yapmadığını, kendi kusurlu eylemi nedeniyle herhangi bir hak talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 2009 yılının Ocak ayından, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiği tarih olan 22.08.2011 tarihine kadar devam ettiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, zengin ticaret hacmi ve müşteri portföyü oluşturduğunu, bu davanın konusunun denkleştirme bedeli müşteri portföy bedeli olduğunu, müşteri çevresinin oluşmasında davalının katkı ve masrafının olmadığını, davacının yıllık ortalama net kazancının 984.056,25 TL olduğunu, davalının haksız fesih nedeniyle bu kazancı cebine attığını,

davacı tarafından denkleştirme bedelinin tahsili için çekilen 24.12.2012 tarihli ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik 30.000.- TL denkleştirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09/05/20116 tarihinde ıslahla talebini 597.231.- TL artırarak toplamda 627.231.- TL’ye çıkartmıştır.

Birleşen davada davalı vekili, denkleştirme bedelinin istenebilmesi için, taraflar arasında acentelik ilişkisinin oluşması gerektiğini, davacı ile davalı arasında acentelik değil, bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacının da dava dilekçesinde taraflar arasında bayilik ilişkisinin var olduğunu ikrar ettiğini belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 26/09/2017 tarihli bilirkişi raporuyla, davacının muavin kayıtlarında “BURDA” markalı firmaya ait faturaların da bulunduğu bunların kazanç kaybı hesabında dikkate alınamayacağı, bozma ilamına göre giderlerin düşülmesi suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacının kazanç kaybından bahsedilemeyeceği, denkleştirme tazminatı bakımından ise önceki müşteri portföyünün belirlenmesi halinde hesaplama yapılacağının belirtildiği, davacı vekiline 27/03/2018 tarihli duruşmada müşteri portföyüne ilişkin belgeleri sunmak üzere süre verildiği,

davacı vekili tarafından sunulan belgeler dikkate alınmak üzere denkleştirme tazminatının hesabı için ek rapor tanziminin istenildiği, 26/09/2017 tarihli ön raporda eksik olduğu belirtilen belgeleri sunmak üzere 02/07/2019 tarihinde taraf vekillerine yeniden ihtaratlı süre verildiği, bu süre sonunda davalıya ait muavin kayıtların sunulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya bir belge sunulmadığı, denkleştirme tazminatının hesaplanabilmesi için davacının önceki müşteri portföyüne ilişkin belgelerin, dosyaya ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafından sunulması gerektiği, kesin ve ihtarlı süreye rağmen belgelerin sunulmadığı,

mevcut duruma göre de denkleştirme tazminatının hesaplanmasının mümkün olmadığı, ek rapor alınması için yazılan talimat da bu sebeple iade edildiği, davacının kazanç kaybı ve denkleştirme tazminatı talepleri ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde. Mahkemece bozmadan sonra alınan 18.01.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının net kazanç kaybı 175.915 TL olarak hesaplanmış, bu rapora itiraz edilmesi üzerine yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 26.09.2017 tarihli raporda davacının net kazanç kaybının eksi değer olarak tespit edildiği bildirilmiştir.

Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, söz konusu raporlar yeterli gerekçe içermediği gibi birbirleri ile de çelişkilidir. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve ikinci raporun hükme esas alınma sebebi gösterilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalı taraf süresinde fesih ihbarında bulunamayarak sözleşmeyi haksız feshettiğinden, davacının üç aylık süre için net kazanç kaybının hesaplanması gerekmektedir.

Mahkemece yapılacak iş, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının üç aylık süre için toplam brüt kazancı ve toplam gideri tespit edilerek, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacı bayiinin, davalı şirkete ait ürünlerin satışından elde ettiği ortalama brüt kazancı bulunup, davacının toplam giderleri içinde, davalı şirkete ait ürünlerin satışı için yapılan harcama gideri kıstelyevm olarak hesaplattırılarak, bulunan gider düşüldükten sonra,

davacının net kazanç kaybı hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve çelişkili yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bu sebeple asıl davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince. Birleşen dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan müşteri (denkleştirme) tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrası “Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır.” hükmü yer almakta ise de 6769 sayılı eTTK döneminde benzer yönde hüküm bulunmadığından ve bu sebeple davacı bayii denkleştirme tazminatı talep edemeyeceğinden davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi yerinde değilse de,

karar yukarıda açıklanan gerekçe nedeniyle sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'nın 438. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'un 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5966, K. 2021/7105, 13 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5966
Karar No
2021/7105
Tarih
13 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/5967 K.2021/17382
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/5968 K.2021/11033
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/5968 K.2021/13718
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/5969 K.2021/13276
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/5969 K.2021/9724
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/5970 K.2021/11034

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.