İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5982 K.2023/806

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/5982Karar2023/806Tarih13 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.385 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5982 E., 2023/806 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Hüküm
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.385 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın...

Şubesi'nde davacının hesabının bulunduğunu, 09.10.2017 tarihinde Ziraat Bankası'nın şüpheli işlemler şubesinden davacının arandığını, arayan kişinin davacıyı bankadan aradığına ikna ettiğini ve kredi kartından şüpheli işlemlerin yapıldığını, bu nedenle acilen kredi kartlarına bloke konulmasının gerektiğini söylediğini, bunun üzerine davacıdan kredi kartı şifresini istediğini, davacının şifresini söylememesi üzerine başka bir sisteme aktarılarak internet bankacılığı şifresinin tuşlanmak suretiyle girildiğini,

böylelikle müvekkilinin banka bilgilerine ulaşan dolandırıcının hesaplardaki parayı boşalttığını ve bu nedenle davacı tarafından şikayette bulunulduğunu, sonuç olarak müvekkilinin davalı banka hesabından 3.200,00 TL ve 96.000,00 TL’nin iş yeri kirası, arsa bedeli açıklamalarıyla havale ve Elektronik Fon Transfer (EFT) yoluyla başka hesaplara geçirildiğini, bu durumun davalı bankanın güvenlik zaafiyetinden kaynaklandığını, davacıya herhangi bir kısa mesaj veya onay kodunun gönderilmediğini, müvekkilinin davalı bankaya bu durumu bildirmesine rağmen sorunun çözülmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla,

şimdilik 20.000,00 TL'nin 09.10.2017 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini toplamda 92.270,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tüm işlemlerin davacının banka sisteminde kayıtlı olan cep telefonuna gönderilen kısa mesaj doğrulama şifrelerinin başarılı olarak teyidi sonrasında mobil bankacılığa girilmesi ile gerçekleştiğini, gönderilen kısa mesajlar ile "şifrenizi kimseyle paylaşmayınız" bilgilendirmesinin yapıldığını, buna rağmen davacı tarafından telefondan arayan kişinin yönlendirmesi ile şifre bilgilerini paylaştığının açık olarak kabul edildiğini, bunun sonucu gerçekleştirilen işlemlerden bankanın mesul tutulamayacağını, temel bankacılık hizmetleri sözleşmesine göre de davalının sorumluluğunun bulunmadığını,

davacının 09.10.2017 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadesinde kendisini arayan üçüncü kişinin talimatını yerine getirdiğini, tüm bilgileri verdiğini ikrar ettiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yapılan havale ve EFT işlemlerinden önce işlemlerin yapılması ile ilgili olarak onay mesajı ve şifre gönderimi yapmadığı, bu nedenle davacının işlemlerle ilgili onayının bulunmadığından işlemlerle ilgili kusurunun bulunmadığı, davalı Banka tarafından işlemler yapıldıktan sonra davacının cep telefonuna yapılan havale ve EFT işlemleriyle ilgili üç adet kısa mesajın gönderildiği, yapılan diğer sekiz adet işleme ait hiç bir bildirimde bulunulmadığı,

yapılan bildirimlerin onay mahiyetinde olamayacağı, davalı bankanın dolandırıcılık işleminin gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu, davalı bankanın olay tarihinde internet üzerinden gerçekleştirilen işlemler için elektronik imza uygulaması, sanal kart uygulaması, dinamik şifre uygulaması ve fraud management (dolandırıcılık yönetimi) sisteminin kurulması gibi güvenlik önlemlerini gerçekleştiremediği,

davalı Banka’nın yapmış olduğu hizmetin ayıplı olduğu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 15 inci maddesi gereğince davacı tüketicinin zararının tazminini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 92.270,00 TL alacağın 20.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, olay tarihinden itibaren faiz isteğinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin, davacının yaptığı telefon görüşmesi üzerine bizzat davacı tarafından, davanın tarafı olmayan üçüncü şahsa verilen bankacılık şifresi ile yapıldığını, davacının şifre bilgilerini korumakla ilgili gerekli özeni göstermediği dikkate alınmaksızın hatta davacının şifre bilgilerini paylaştığına dair ikrarı görmezden gelinerek verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ve kusurlu olmadığını, söz konusu işlemlerin mobil bankacılık yolu ile gerçekleştirilmiş olduğu, davacının söz konusu tutarları gönderdiği kişilerden talepte bulunması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile savcılık dosyası kapsamı da dikkate alındığında davacının Denizbank hesaplarına ilişkin şifreleri üçüncü kişilerle paylaştığı yönünde bir ikrarı olmadığı, buna göre davacının zarara uğradığı işlemlere ilişkin davacının herhangi bir talimatı veya onayının bulunmadığı, yapılan havale ve EFT işlemlerine ilişkin işlemin yapılmasından önce davacıya tek kullanımlık şifre gönderimi yapılmadığı, sadece bir kısım işlemlere ilişkin bilgilendirme mesajı yapıldığı,

yapılan bildirimlerin onay mahiyetinde olamayacağı, davalı bankanın müşterisinin onayını almaksızın yapmış olduğu işlemlerden dolayı objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve güven ilişkisine zarar verdiği, dolayısıyla Bankanın basiretli tacir gibi davranmadığı, ayrıca davalının şifre ve parolaların davacı tarafından üçüncü kişilere verildiğini ispat edememesi nedeniyle davaya konu havale ve EFT'lerden sorumluluğunun bulunduğu, davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının rızası dışında hesabından yapılan EFT ve havale işlemlerinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Davacı vekili, banka bilgilerine ulaşan dolandırıcıların davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki parayı boşalttığını, banka hesabından havale ve EFT yoluyla paraların başka hesaplara geçirildiğini, bu durumun davalı bankanın güvenlik zaafiyetinden kaynaklandığını, davacıya herhangi bir kısa mesaj veya onay kodunun gönderilmediğini iddia ederek toplamda 92.270,00 TL'nin davalı bankadan tahsilini istemiştir.

Davalı banka vekili ise gerçekleştirilen işlemlerden bankanın mesul tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi gereğince bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 570 inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilen işlemlerle ilgili olarak davalı bankanın onay mesajı ve şifre gönderimi yapmadığı, bu nedenle davacının işlemlerle ilgili onayının bulunmadığı ve işlemlerle ilgili kusurunun da bulunmadığı, davalı banka tarafından işlemler yapıldıktan sonra davacının cep telefonuna yapılan havale ve EFT işlemleriyle ilgili üç adet kısa mesajın gönderildiği, yapılan diğer sekiz adet işleme ait hiç bir bildirimde bulunulmadığı,

yapılan bildirimlerin onay mahiyetinde olamayacağı, davalı bankanın dolandırıcılık işleminin gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de, 09.10.2017 tarihinde dava konusu usulsüz olduğu iddia edilen 11 adet havale ve EFT işlemleri yapılmış, 3.200,00 TL bedelli ilk havale işleminden sonra davalı banka tarafından, "...numaralı hesabınızdan yapılan 3.200,00 TL tutarındaki iban EFT işlemi bilginiz dışındaysa 4440800'ü arayınız" şeklindeki SMS gönderilmiştir.

Buna rağmen davacı tarafından davalı banka ile iletişime geçilerek gerekli önemlerin alınması istenmemiş ve müteakip havale ve EFT işlemlerinin yapılmasına üçüncü kişiler tarafından devam edilmiştir.

Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeksizin davacının tamamen kusursuz olduğu, kusurunun bulunmadığı, davalı banka tarafından 3.200,00 TL, 2.400,00 TL ve 9.500,00 TL bedelleri havale işlemlerinin yapılmasından sonra SMS gönderildiği, diğer sekiz adet işleme ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle davalı bankanın tamamen kusurlu olduğu sonucuna varılması doğru görülmemiştir.

Bu nedenle, 09.10.2017 tarihinde saat 14:56'da davalı tarafından davacıya gönderilen bilgilendirme SMS'i ve gönderilen diğer SMS'leri de değerlendiren kapsamlı ve denetime elverişli bir bilirkişi heyeti raporu alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre davacının varsa kusuru da tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş olup kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5982, K. 2023/806, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5982
Karar No
2023/806
Tarih
13 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5983 K.2023/700
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5984 K.2023/751
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5985 K.2023/901
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5986 K.2023/1006
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5987 K.2023/684
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/5989 K.2023/306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.