KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6029 E., 2022/7333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.01.2021 tarih ve 2020/100 E. - 2021/11 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi içinde, davalı vekilinin ise süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 09/11/2012 tarihinde iş sözleşmesinin eki olan Gizlilik ve Rekabet Etmeme Protokolü imzalandığını, davalının müvekkili şirkette satış/pazarlama elemanı olarak çalıştığını, davalının 10/08/2013 tarihinde iş akdini tek taraflı feshettikten sonra müvekkili şirketle aynı iş alanında faaliyet gösteren en büyük rakibi olan şirkette çalışmaya başladığını, davalıya 24/01/2014 tarihli ihtarname ile gizlilik ve rekabet etmeme protokolüne aykırı davranışı nedeniyle protokolde hüküm altına alınan 20.000,00 TL'nin ödenmesi konusunda ihtarname gönderildiğini,
davalının 19/01/2014 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğünü, davalının ihtarnameye verdiği cevap ile rakip şirkette çalıştığını zımnen kabul ettiğini ileri sürerek, 20.000,00 TL cezai şartın 29/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari fazi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı şirketle bir gizlilik sözleşmesi imzalamadığını, iş sözleşmesi ve bir kısım belgeleri imzaladığını, ama kendisine gösterilen gizlilik ve rekabet etmeme protokolündeki imza ile istifa dilekçesi altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, dava dışı şirkette gece bekçisi olarak görev yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı iş yerinden aldığı ücretler ile daha sonra çalışmaya başladığı iş yerinden aldığı ücret ödemelerini gösterir kayıtların temin edildiği, taraflar arasında imzalanan gizlilik ve rekabet etmemeyi konu alan sözleşmeye aykırı davranılması halinde 20.000,00 TL cezai şart ödemesinin yapılacağının kararlaştırıldığı,
mahkemenin bozma öncesi kararında tüm cezai şartın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının dava dışı şirkette çalışmaya başlaması üzerine kendisine ödenen aylık ücret miktarı dikkate alındığında 20.000,00 TL cezai şartın davalının yaklaşık bir yıllık çalışması karşılığı alabileceği ücrete karşılık geldiği, bu hali ile 6098 sayılı Yasa'nın 182. maddesi uyarınca cezai şartın fahiş olup indirim yapılması gerektiği, 5.000,00 TL cezai şart alacağının somut olay yönünden hak ve nesafet ilkelerine uygun olduğu, cezai şartın fahiş olup olmadığı,
indirim yapılıp yapılmayacağı, indirim yapılacak ise indirim oranının mahkemece takdir edilmesi nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL cezai şartın 29/01/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari(avans) faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece verilen hüküm davalı vekiline 06/07/2021’de, davacının temyiz dilekçesi de 21/07/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından 10/09/2021 tarihinde kararın düzeltilerek onanması talepli dilekçe verilmiştir.
Bahsekonu talep temyiz mahiyetinde olup, gerek gerekçeli kararın tebliğinden başlayan gerekse davalı temyiz dilekçesinin tebliği ile başlayan katılma yoluyla temyiz kanun yolu açısından HUMK'un 432. ve 433. maddesinde öngörülen 15 ve 10 günlük yasal süreler geçmiştir.
Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 -1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin süresi geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6029, K. 2022/7333, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama