İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6313 K.2022/4505

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2020 tarih ve 2019/763 E. - 2020/778 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2021/6313Karar2022/4505Tarih6 Haziran 2022Okuma5 dk · 948 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/6313 E., 2022/4505 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

948 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2020 tarih ve 2019/763 E. - 2020/778 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı şirkette %10 paya sahip bulunduğunu, şirketin faaliyetleri ile ilgili davacıya hiç bilgi verilmediğini, toplantılara çağrılmadığını, şirketin mali durumunun davacıdan gizlendiğini, şirketin hileli işlemlerle zarara uğratıldığını, kâr payı dağıtılmadığını, taraflar arasında davalar olduğunu, aralarındaki güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürerek davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL çıkma payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 287.482,44 Euro'ya (977.181.56 TL) yükseltmiştir.

Davalı vekili, davacının oğlu Uğur Sönmezyuva’nın şirkette 21/08/2006 - 07/01/2010 tarihleri arasında müdürlük görevinde bulunduğunu, müdürün görevinden ayrılmasından sonra şirketin kâra geçtiğini, elde edilen kârın şirketin geçmiş yıllarındaki zararların kapatılmasında kullanıldığını, davacıya bilgi verildiğini, toplantılara katıldığını, şirketin faaliyetinin Serbest Bölgede olması nedeniyle çok sıkı denetlendiğini, hileli işlemlerle şirketi zararlandırıcı işlem yapma imkanı bulunmadığını, davacının çıkma için haklı nedeni olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar arasında ortaklık ilişkisinin devam edebilmesi için güvene dayalı bir ilişki tesis edilmesi gerektiği, süreç içerisinde taraflar arasında bu anlamda bir birliktelik kalmamış ise ortaklığı yürütmenin taraflara ve şirkete herhangi bir faydasının kalmayacağı, zira limited şirketlerin nitelikleri itibariyle ortaklık yapısında kişi unsuru ağır bastığı, 18/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının diğer ortaklarla birlikte sermaye arttırımına katıldığı,

davalı şirkete borç da vermiş olmasına rağmen şirketin kâr dağıtacak seviyeye erişemediği, bu sebeple davacının davalı şirketin kuruluşundan itibaren zarar edecek şekilde işletilmiş olmasından kalıcı biçimde zarar gördüğü, zarar şirket tüzel kişiliğinde gerçekleşmiş olsa da kâr dağıtılmaması ve sürekli sermaye ihtiyacı çekmesi karşısında şirkete ortak olduğu günden beri davacının bundan kaçınılmaz biçimde etkilendiği,

davalı şirket ile hakim ortaklar arasındaki alacak borç ilişkileri dikkate alındığında zararların istenmeden değil aksine hakim ortakların bilinçli işletme politikaları sebebiyle oluştuğu sonucuna varılması gerektiğinin rapor içeriğinde ayrıntılı biçimde açıklandığı,

sürekli zarar etmeye ve kâr dağıtmamaya dayalı işletme biçiminin ortaya çıkmasında haklı ve işletmesel olarak reel sebeplerin bulunduğunu ispat yükümlülüğünün yönetim yetkisi hakim ortaklarda bulunduğundan davalı şirkete ait olması gerektiği, ayrıca davacı ile davalı arasındaki icra takibi ve derdest davalarda ortaklık ilişkisinde tarafların birbirine güveninin kalmadığının ve ortaklığın bu haliyle devam etmesinin mümkün olmadığının kanıtlarından olduğu,

böyle bir durumda bir ortak için ortaklıkta kalma çekilmez bir hal almış ise ortağın şirketten ayrılmasına izin vermemenin hiç bir şekilde hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağı, davacının şirketin kurucu ortaklarından olduğu, kurulduğundan itibaren hiç kâr dağıtmayan, sürekli sermaye ihtiyacı doğan bu kapsamda davacının da şirkete süreç içerisinde borç para vermesine rağmen kârlık elde etmeyen şirket için ve bu kardan istifade edemeyen davacı için hakim ortaklara ve şirkete güven duygusunun zedelenmemiş olmasını beklemenin kabul edilemeyeceği,

bu sebeple davacı için şirketten ayrılmayı haklı gösterecek tüm koşulların oluştuğunun kabul edildiği, yine taraflar arasında görülen Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/251 esas sayılı dava dosyasındaki uyuşmazlık noktaları ve dava içeriğinin tarafların ortaya koyduğu iradeyi net bir biçimde belirlediği, limited şirketlerde kişi unsuru ağır bastığından ortaklık ilişkisinin temelinden sarsıldığı kabul edildiğine göre bu hal davacı ortağın şirketten çıkma talebinde haklı sebep olarak kabul edildiği, mahkemece daha önce ayrılma akçesi belirlendiği,

bu belirlenen miktara göre davacının davasını ıslah ettiği, ikinci bir ıslahın mümkün olmadığı, her ne kadar davacı taraf ayrılma akçesini güncel verilere göre belirlenmesini talep etmiş ise de davacının ıslah ettiği tutardan fazlasına hükmetmenin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının ortaklıktan çıkmasına, 977.181,56 TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.

Karar,davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı şirketin Türk Kanunları'na göre kurulmuş Türk Lirası sermayeli bir şirket olmasına, çıkma payının döviz cinsinden hesaplanamayacak olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, %10 şirket payına karşılık gelen gerçek pay değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasını talep etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile TTK 638/2. maddesi uyarınca davacı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, TTK'nın 641. maddesi gereğince hesaplanan 977.181,56 TL ayrılma akçesinin, 14/12/2016 hüküm tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemece, 6102 sayılı TTK 638/2. maddesi uyarınca haklı sebebin varlığı gözetilerek davacı ortağın ortaklıktan çıkma talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, bozma öncesi ayrılma akçesinin belirlendiği, davacının belirlenen bu miktara göre davasını ıslah ettiği, ikinci bir ıslahın ve ıslah edilen tutardan fazlasına hükmetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle bozma öncesi hesaplanan tutar ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuşsa da; haklı sebeple şirket ortaklığının sona ermesi halinde ortak, esas sermaye payının gerçek değerini isteme hakkını haizdir.

Haklı sebeple ayrılan ortağın payının gerçek değerinin dava veya ıslah dilekçesi tarihi değil, ortaklığının sona erdiği tarihe en yakın tarih olan karar tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiği gözetildiğinde bu hususun ikinci ıslah niteliğinde değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Buna göre mahkemece ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanması amacıyla, davacının bozma öncesi alınan bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirlenen sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6313, K. 2022/4505, 6 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6313
Karar No
2022/4505
Tarih
6 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/6313 K.2022/6008
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/6318 K.2022/9833
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/6320 K.2022/9842
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/6321 K.2022/9844
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/6324 K.2022/3630
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/6324 K.2022/4545

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.