KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6350 E., 2023/917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/2380 Esas, 2021/879 Karar
- Dava tarihi
- 09.03.2017
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/182 E., 2018/477 K.
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3521 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 15.07.2016-15.07.2017 tarihleri arasında geçerli sözleşmenin olduğunu, sözleşme gereğince müvekkili hastanenin SGK ile mutabakat sağlanması sonucunda ödeme yapacağını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile mutabakat sağlanmadığından ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında geçerli olduğu kabul edilen sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya satılan malların bedelinin SGK ile mutabakat sonrası ödenmesinin kararlaştırıldığı, SGK'nın cevap yazısına göre ilgili faturaların henüz incelenmediği, yani henüz mutabakatın sağlanmadığı, bu durumda alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, davalı tarafından dosya kapsamına sunulan sözleşme altındaki imzanın müvekkili şirketin yetkili temsilcisi tarafından imza edilmediğini, çalışanına imzalatıldığını ve sözleşmeden müvekkilinin bilgisinin olmadığını, SGK tarafından avans ödemesi yapıldığını, ödeme yapılması gerektiğini, müvekkilinin başka şirketlerle olan iş ilişkilerinin incelenmesi halinde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, zira mutabakatın beklenmesi halinde müvekkilinin alacağına 4-5 yıl sonra kavuşmasının mümkün olabileceğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya satılan mallar nedeniyle cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, davalının temin ettiği mallar nedeniyle SGK ile mutabakat yapmasının gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6350, K. 2023/917, 16 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama