KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6594 E., 2022/8039 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Seydişehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2020 tarih ve 2014/395 E. - 2020/759 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine kızı ...'ı 2005 yılı Ağustos ayında sigorta ettirdiğini, poliçelerin ve sigorta sözleşmesinin bu esnada müvekkiline verilmediğini, prim ödemeleri bir dönem kredi kartından çekilmişse de, müvekkilinin kullandığı kredi kartının son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle prim ödemelerinin yapılamadığını, iş yoğunluğu nedeniyle müvekkilinin bunu unuttuğunu, iki adet poliçenin birikmiş olan parasının iadesi için 17.02.2009 tarihli dilekçe ile davalı şirkete yaptığı başvurunun,
21.01.2007 tarihinden itibaren primin ödenmemesi nedeniyle 30.03.2007 tarih itibarıyla hayat sigortası poliçelerinin iptal edildiği, iptal tarihinden itibaren 6 ay geçtiği için canlandırılamayacağı ve sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle kabul edilmediğini, ancak müvekkiline usulünce bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek, feshin, iptalin öğrenildiği tarih olan 03.06.2009 tarihinden itibaren hüküm oluşturduğunun tespiti ile poliçelerin tekrar yürürlüğe konulması yönündeki taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödenmeyen prim tutarlarının ödenmesi için davacıya ihtar yazılarının gönderilmesine rağmen davacı tarafça ödemenin yapılmadığını, poliçelerin iptalinden iki yıl sonra poliçelerin yeniden canlandırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı arasında 31.08.2005 tanzim tarihli hayat sigortası sözleşmesi yapıldığı.
21.12.2006 tarihine kadar düzenli olarak ödediği primleri bu tarihten sonra ödemediği, davalı sigorta şirketinin hayat sigortaları genel şartlarında belirlendiği üzere taahhütlü mektupla gerekli ihtarı yaptığını iddia etmesine rağmen poliçe iptal şartlarını oluşturan ihtarların tebliğini kanıtlayamadığı, davacının sözleşmenin feshini öğrendikten 15 gün sonrasında söz konusu ihtarnameyi çektiği göz önünde bulundurularak,
sigortanın tekrar yürürlüğe konması veya eski hale dönüştürülmesi için aranan koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu uzun süreli hayat sigortası sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile poliçenin tekrar yürürlüğe konulması şartlarının oluştuğunun tespitine, karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6594, K. 2022/8039, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama