İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7253 K.2023/1376

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat ile rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine…

Esas2021/7253Karar2023/1376Tarih7 Mart 2023Okuma11 dk · 2.123 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/7253 E., 2023/1376 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1600 Esas, 2021/1002 Karar
Dava tarihi
29.06.2017
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/454 E., 2019/421 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.123 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat ile rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette davalı gerçek kişilerin imzalamış oldukları hizmet sözleşmesi ile 1993 yılından itibaren çalışmaya başladıklarını, davalı ...'nın görevinin elektrik teknisyeni, davalı ...'nın görevinin ise teknik ressamlık olduğu,

...'nın 23 yıl süreyle çalıştıktan sonra 26.03.2016 tarihinde, davalı ...'nın da aynı şekilde 12.02.2016 tarihinde kendi istekleri ile işten ayrıldıklarını, ancak anılan davalıların istifalarının hemen ardından diğer davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, 2014 yılında kurulan davalı şirketin faaliyete başladıktan kısa bir süre sonra davalı ...'nın bu şirkete hissedar olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait tasarımları kopyalayarak bu şirket altında üretip sattıklarını, davalı ...'nın çalıştığı dönemde aynı iş kolunda çalışan şirkete ortak olmasının hukuka ve imzaladığı hizmet sözleşmesine aykırı olduğunu,

müvekkili şirketin kilit personellerinden iki tanesinin birbiri ardına istifa ederek müvekkili ile rakip olan davalı şirkette çalışmaya başlamalarının, bu esnada davalılardan ...'nın davalı Şirkete ortak olmasının hayatın olağan akışı dahilinde mümkün olmadığını belirterek tüm davalıların haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve menine, davalıların haksız rekabet eylemi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet eyleminin başladığı günden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

davalıların rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle davalı ...'dan 57.727,70 TL ve davalı ...'dan da 45.977,90 TL'nin temerrüt tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilleri ...'nın ve ...'nın işten ayrılma sebebinin, davacı şirkete sonradan atanan müdürün baskıları ve iş koşullarının çalışılamaz hale gelmesi olduğunu, kendilerinin iş koşullarında değişiklik yapma taleplerinin davacı şirket tarafından kabul görmediğini ve bu sebeple işten ayrıldıklarını, müvekkillerinin, davacı şirkette çalıştıkları dönemde hiç bir zaman davacı şirkete zarar verecek şekilde ticari sırlara vakıf olmadıklarını, müvekkillerinin meslekleri, davacı firmadaki pozisyonları,

davacı firmanın ürettiği ürünler ve müşteri çevresi bakımından davalıların davacıyı zarara uğratacak eylemlerinin olmadığını, bu nedenle rekabet yasağına aykırı bir davranışta bulunmadıklarını, müvekkili ...'nın davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı şirkette çalıştığını ve doğrudan davalı şirkette çalışmaya başlamadığını, rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerin yer ve konu bakımından sınırlandırılmaması dolayısıyla hukuka aykırı ve geçersiz olduklarını, dava dilekçesinde mülkiyeti davacıya ait tasarımların aynen kopyalanarak üretilip satıldığı ifade edilmiş ise de bu iddiaların mesnetsiz olduğunu,

haksız rekabetin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının somut olarak müşteri kaybına uğradığı ve davalı şirket tarafından piyasaya sunulan ürünlerin davacı şirkete ait ürünlerle iltibas oluşturacak mahiyette olduğu hususlarının ispat edilemediği,

davalı şahısların davalı şirkette çalışmak ve davalı şirketin de davalı şahısları bünyesinde çalıştırmak suretiyle, davalı şahısların davacı nezdindeki çalışmaları sırasında öğrendikleri gizli ve ticari bilgiler ile tasarımların kopyasını davalı şirkete verdikleri yönündeki iddiasının incelenmesinde ise, somut olarak bu hususun ispatına ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı, davacının haksız rekabete ilişkin taleplerinin ispat edilemediği,

rekabet yasağı yönünden ise taraflar arasında imza edilmiş rekabet yasağı sözleşmelerinde işlerin türü bakımından, anılan yasa hükmüne uygun şekilde bir sınırlama getirilmediği ve tarih yazılı rekabet yasağı sözleşmelerinde Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri denilmekle yer bakımından getirilen sınırlamanın hakkaniyete aykırı olduğu, belirleyici mahiyette olmadığı, konu itibariyle de geçerli bir sınırlama içermeyen sözleşmenin davalı şahısların mesleki faaliyetini sürdürmesini bütünü ile engelleyebilecek nitelikte bulunduğu,

davalı şahısların davacı nezdindeki iş akitlerini kanunun kendilerine tanıdığı hak çerçevesinde feshettiklerinin anlaşılması ve fakat davalı şahısların davacı nezdindeki çalışmaları sırasında davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edindiklerinin ve bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirketin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunun ispat edilememesi karşısında da rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca davacının herhangi bir talepte bulunamayacağı, zira, sadece aynı sektörde başka bir firmada işe girmenin başlı başına haksız rekabet doğurmayacağı,

aksi durumun Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile dosyaya sundukları uzman görüşü arasında ciddi şekilde çelişkiler bulunmakta iken, İlk Derece Mahkemesince, bu çelişkinin giderilmesine yönelik yeni bir heyetten rapor alınmaksızın eksik incelemeye istinaden hatalı karar verildiğini, kök ve ek rapordaki hesap hatalarına dair yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken, bu eksiklik giderilmeksizin yanlış hesaplamaya dayanılarak verilen kararın hatalı olduğunu, davalıların müvekkili sırlarına ulaşma imkânı olup olmadığına dair herhangi bir tahkikat yapılmadığını,

tanık deliline dayanmalarına rağmen dosyada tanık dinlenmeksizin ve konumları, iş tanımları da dikkate alınarak taşıdıkları ticari sır ve hassas bilgiler nedeni ile davalıların müvekkili şirkete zarar vermiş olup olmadıklarına dair sektörde uzman bir bilirkişiden ayrıca bu yönde bir rapor alınmaksızın eksik tahkikat ile karar verildiğini, herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın rekabet yasağı sözleşmelerinin geçersiz olduğu sonucuna varıldığını, rekabet yasağına dair davalı imzalarına havi sözleşmelerin geçerli olduklarını, hem rekabet yasağı hükümlerinin tamamen geçerli,

hem de davalıların eylemlerinin tipik bir haksız rekabet örneği olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesinin hukuka aykırı şekilde davayı reddettiğini, rekabet yasağına dair sözleşmelerin eski Borçlar Kanunu döneminde akdedildiğinin gözden kaçırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı gerçek kişilerin, davacı nezdindeki işlerinden ayrıldıktan sonra davacı ile rekabet halindeki diğer davalı şirkette çalışmaya başlamalarının tek başına haksız rekabet oluşturmadığı, bunun dışındaki davacı iddialarının ise ispat edilemediği, buna göre haksız rekabet iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

somut olay açısından haksız rekabet bulunup bulunmadığının hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek olması karşısında, uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek olmadığı, rekabet yasağı sözleşmesindeki cezai şart istemi yönünden ise, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun (6098 sayılı Kanun) 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uyulmadığı, coğrafi sınırı olarak İç Anadolu ve Marmara Bölgelerini kapsadığı,

öte yandan konu bakımından da, davacı şirketin faaliyet konusuna giren hiçbir işte çalışılamayacağının öngörüldüğü, bu hali ile sözleşmelerin zaman, yer ve işlerin türü bakımından aşırı oldukları, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince müdahele edilerek rekabet yasağı sözleşmesi kapsamının, davalıların davacı şirketle aynı ilde aynı alanda faaliyet gösteren şirkette, davacı şirketteki çalıştığı pozisyonlarla aynı veya benzer pozisyonda çalışması ve iş akdinin sona ermesinden sonra iki yıl süre ile sınırlı bulunması olarak belirlendiği,

bu kapsamı itibariyle rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede ise davalıların, davacının işlerine, üretim süreçlerine, teknik bilgilerine ve müşteri bilgilerine vakıf olabilecek pozisyonda çalıştıkları, davalı ...'nın davacı şirketteki görevinden ayrılmasından itibaren iki yıl dolmadan, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren diğer davalı şirkette çalışmaya başladığı, davalı ...'nın ise şirkete ortak olduğu,

aksi savunulmadığından davacı şirkette çalıştıkları pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladıklarının kabulünün gerektiği, davalı gerçek kişilerin çalışmaya başladıkları şirketin de davacı ile aynı ilde faaliyet gösterdiği, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasınca verilen yetki doğrultusunda kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesine, davalı gerçek kişilerin aykırı davrandıkları kanaatine varıldığı,

davalılar tacir olmadıklarından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 22 nci maddesi yerine 6098 sayılı Kanun'unun 182 nci maddesinin uygulanacağı, tarafların mali ve sosyal durumları, asıl borcun ifa edilmesi halinde davacının elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı fayda dikkate alındığında, taraflar arasında kararlaştırılan son aylık brüt ücretin 10 katı tutarında cezai şart miktarının fahiş olduğu,

cezai şarttan bir miktar hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, aylık maaş tutarları gözetilerek davalı ... yönünden 20.000,00 TL, davalı ... yönünden ise 15.000,00 TL'lik cezai şart miktarı hak ve nasafet ilkesine uygun olacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin cezai şart alacağı talebinin reddine, 15.000,00 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin cezai şart alacağı talebinin reddine, tüm davalılar yönünden haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılarındavalı şirkette çalışmalarının tek başına haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesi maddi ve manevi tazminat taleplerimizi reddedildiğini, ancak, bilirkişi raporunda, sadece şirketin genel cirosunun artmış olmasına bakılarak zararın doğmadığına yönelik kanaat bildirildiğini, müvekkilinin sadece dava konusu ürünleri değil, diğer sektörlere de hizmet veren farklı ürünleri de üretip satmakta olduğunu,doğru tespit edebilmek için dava konusu ürünlerle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekirken bu yapılmadığından,

hatalı bir rapora istinaden tamamen yanlış bir değerlendirme yapıldığını ve haksız olarak tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, bu çerçevede bilirkişilerce raporlarında var olduğu iddia edilen ciro artışı, müvekkilin satmakta olduğu diğer ürünlerin satışındaki artıştan kaynaklanan tüm şirket cirosuna dair olması nedeni ile gerçek tabloyu yansıtmadığını, müvekkilinin portföyü ve sırlarını kullanarak müvekkiline madden ve manen ağır zararlar verdiklerini,

her ne kadar İstinaf Makamında davalıların ekonomik ve sosyal statülerine istinaden indirim yapıldığı ifade edilmişse de üst düzey yönetici ve şirket ortağı olan bir kişinin bu şekilde bir indirimi hak etmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imza edilmiş Rekabet Yasağı Sözleşmelerinde işlerin türü bakımından, anılan yasa hükmüne uygun şekilde bir sınırlama getirilmediği ve tarih yazılı Rekabet Yasağı Sözleşmelerinde Marmara ve İç Anadolu Bölgeleri denilmekle yer bakımından getirilen sınırlamanın hakkaniyete aykırı olduğu, belirleyici mahiyette olmadığı,

konu itibariyle de geçerli bir sınırlama içermeyen sözleşmenin davalı şahısların mesleki faaliyetini sürdürmesini bütünü ile engelleyebilecek nitelikte olduğunu, gerek yer, gerekse zaman şartı bakımından rekabet yasağı sözleşmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, bu nedenlerle müvekkilleri ... ve ... aleyhine cezai şart alacağına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat ile rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının istemine ilişkin olup, davalı gerçek kişilerin davacı nezdindeki işlerinden ayrılmalarından hemen sonra davacı şirket ile rekabet halindeki davalı şirkette çalışmaya başlamaları ile davacının imalat ve ticaret sırlarının davalılarca kullanılıp kullanılmaması neticesinde haksız rekabetin oluşup oluşmadığı ve davacı ile davalılar arasındaki rekabet yasağına aykırı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 22 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 ve 445 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48 inci maddesine göre, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerinde de rekabet yasağı kaydı veya sözleşmesinin koşulları ile sınırları düzenlenmiştir.

Söz konusu rekabet yasağı kaydı veya sözleşmenin geçerli olabilmesi koşullarından biri de, hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması neticesinde işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması durumunda geçerli olacaktır.

Somut olayda, davalılardan ...'nın elektrik teknisyeni, ...'nın ise teknik ressam olduğu, yaptıkları işlerin niteliği itibariyle bu işçilerin ayrıldıkları iş yerinin müşteri çevresi, üretim sırları ve işverenin yaptığı işler itibariyle bu iş yerine önemli bir zarar verebilecek nitelikte olmayıp, aldıkları eğitim icabı elektrik ve teknik resim yapmış olmalarının davalıların mesleki faaliyetini sürdürmesi niteliğinde olduğu gözetilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilin tüm, davalılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7253, K. 2023/1376, 7 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7253
Karar No
2023/1376
Tarih
7 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7255 K.2023/1366
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7256 K.2023/1621
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/7259 K.2023/975
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7260 K.2023/1728
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/7260 K.2023/3155
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7261 K.2023/1570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.