İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7728 K.2023/1708

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/7728Karar2023/1708Tarih21 Mart 2023Okuma8 dk · 1.527 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/7728 E., 2023/1708 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1686 Esas, 2021/957 Karar
Hüküm
Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/1 E., 2019/340 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.527 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt içi ve yurt dışında 80’den fazla bayisi bulunduğunu, dünyanın birçok ülkesinde markasının tescilli olduğunu, "GÖNÜL" ibaresinin müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturduğunu, davalı şirket tarafından 2015/76218 sayılı "gönül davet evi" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkili markalarının asli unsuru olan "Gönül" ibaresinin kullanılması nedeniyle iltibasa yol açacağını,

dava konusu başvurunun gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde düzenlenen mutlak red nedenleri gerekse de 6 ncı maddesinde düzenlenen nisbi red nedenleri uyarınca tescil edilemeyeceğini ileri sürerek YİDK'in 2017-M-9787 sayılı kararının iptaline, başvuru konusu 2015/76218 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, bu nedenle markalar arasında dava konusu hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, dosyaya davacı tarafından sunulan delillerin tanınmışlığı ispata yeterli olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kararın kaldırılması nedeni olduğunu, müvekkiline ait markaların baskın unsurunun “gönül” ibaresi olduğunu, “gönül davet evi” ibaresinin ayırt edicilik özelliğinin olmadığını, dava konusu başvurunun asli unsurunun da “gönül” ibaresi olduğunu, müvekkilin tescilli markası ile davalıya ait “gönül davet evi” markasının tüketiciler nezdinde ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin son derece yüksek bulunduğunu, mutlak ve nispi ret nedenleri uyarınca dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini,

emsal Kurum kararlarının dikkate alınmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da müvekkile ait markanın toplum tarafından ulaştığı tanınmışlık düzeyi dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin 2015/76218 sayılı "gönül davet evi" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 35 inci sınıf hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 35/1,2,4 alt sınıflar hariç olmak üzere başvurunun reddine karar verildiği, davalı başvurucunun bu karara itirazının ise YİDK tarafından kabul edildiği ve başvurunun reddedilen sınıflar yönünden ilanına karar verildiği, bu ilana davacı tarafından "GÖNÜL" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz edildiği,

itirazın nihai olarak YİDK'in 14.11.2017 tarih, 2017-M-9787 sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın 23.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dava konusu başvuru, "gönül davet evi" ibareli olup, başvuruda yer alan "davet evi" ibaresi ayırt edicilikte geri planda kaldığından, başvurunun asli unsurunun "gönül" ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markalarında da asli unsur "gönül" ibaresi olup, bu markalarda yer alan diğer unsurlar tanımlayıcı ya da ayırt edicilikte geri planda kalan tali unsurlar olduğu, Mahkemece her ne kadar tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı,

dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki şartların somut uyuşmazlık açısından oluşmadığı kabul edilmişse de, davalı başvurusunun asıl unsurunun "Gönül" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarının da asli unsurunu bu ibarenin oluşturduğu gözetildiğinde, bu değerlendirme yerinde görülmediği, marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, ayrıca mahkeme kararının aksine taraf markalarında yer alan ve asıl unsur teşkil eden "Gönül" ibaresi, başvuru kapsamındaki hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük bir ibare de olmadığı,

YİDK kararının iptali davası yönünden dava konusu olan hizmetler 35/03 ve 05 alt grup hizmetler, hükümsüzlük davası yönünden ise başvuru kapsamındaki tüm hizmetler dava konusu olmakla birlikte, başvuru konusu marka tescil edilmediğinden, belirtilen sınıflar dışında kalan hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, buna göre başvuru kapsamında 35/03 sınıf hizmetler ile 1'den 34 üncü sınıfa kadar olan malların satışına özgülenmiş 35/05 sınıf perakendecilik hizmetlerinin yer aldığı,

davacının itirazına mesnet markalar ise genel olarak 30,32 ve 43 üncü sınıflarda tescilli olmakla birlikte itiraza mesnet 2011/18923 sayılı markanın 1'den 34 üncü sınıfa kadar olan tüm mallarda tescilli olduğu, ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu bulunması nedeniyle, davacının 2011/18923 sayılı markasının kapsamındaki mallarla, başvuru kapsamında yer alan bu malların satışına özgü perakendecilik hizmetleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu,

öte yandan, 2015/54323 sayılı davacı markasının kapsamında da, 35/03 sınıf hizmetlerin aynen yer aldığı, dolayısıyla başvuru kapsamındaki 35/03 ve 35/05 sınıf hizmetler ile davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, her ne kadar davacı markalarının tanınmış oldukları ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da başvurunun reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Kuruma itiraz aşamasında ve dava dosyasına sunulan deliller ile davacı markalarının tanınmış oldukları ispat edilemediğinden, bu iddiaya itibar edilmediği,

yine dava konusu başvurunun mutlak ret nedenleri uyarınca reddi gerektiği yönündeki soyut davacı iddiaları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK'in 14.11.2017 tarih, 2017-M-9787 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik veya iltibas ihtimalinin bulunmadığını, başvuruya konu marka ile itiraza mesnet markalar arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; gerek 6769 sayılı Kanun gerekse 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların hepsinin gerçekleşmesi gerektiği, oysa dava konusu olayda gerçekleşmediğini, gerek bilirkişi raporunda gerekse yerel mahkemenin kararında da açıklandığı üzere GNÜL ibaresinin asli unsur olmayıp tali unsur olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1. Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. Olaya uygulanacak 6769 S. SMK’nın 6/1 (556 S. Marka KHK’nın 8/1) maddesi uyarınca markalara arasında karıştırılma ihtimalinin varlığında tescil kapsamlarının örtüşmesi yanında, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik unsurları dikkate alınarak ortalama tüketici kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerekir. Markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunsa bile, önemli bir kavramsal farklılık bulunduğunda markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceğinin kabulü gerekir.

3. Karıştırılma ihtimalinde ayırt edicilik düzeyi düşük ve günlük hayatta herkesin kullandığı ibarelerde markanın koruma düzeyinin de düşük tutulması gerekir.

4. Bu bağlamda Dairemizin önceki uygulamalarında aynı tür mallar yönünden TEK / TEK SÜT (Yargıtay 11. HD'nin 8/10/2022 tarih ve 2021/3368 E. - 2022/7110 K.), DATÇA / DATÇA ŞARABI (24/06/2019 tarih ve 2018/351 E. - 2019/4740 K.) vb.

5. Somut olayda da, “GÖNÜL” ibaresi günlük lisanda herkes tarafından kullanılan, bu sebeple ayırt ediciliği zayıf ve koruma düzeyi düşük işaretlerden olup, davacının “GÖNÜL” ibaresine karşın “GÖNÜL DAVET EVİ” ibaresi, çok daha farklı bir anlama kavuşmakla yeteri kadar ayırt ediciliği sağladığı kabul edilerek davanın reddi gerektiğini düşündüğümden, davanın kabulüne dair mahkeme kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7728, K. 2023/1708, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7728
Karar No
2023/1708
Tarih
21 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/7728 K.2023/1967
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7729 K.2023/1719
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7730 K.2023/1923
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7734 K.2023/1676
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/7734 K.2023/1545
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/7737 K.2023/1911

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.