KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/7770 E., 2021/6939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2019/565 E. - 2019/1186 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın o tarihteki tapu maliki davalı ... tarafından davacı şirket lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, taşınmazın intifa tesisinden sonra ve intifa yüklü olarak davalı şirket adına tescil edildiğini, davacı ve davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurulu kararı gereğince davalı şirketin müvekkiline gönderdiği 06.03.2012 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini ve intifa ilişkisini feshettiğini bildirdiğini, davacı şirketin intifa ilişkisinin 15 yıl süreceği düşüncesi ile davalı ...’ya intifa bedeli olarak 17.000,00 TL ödediğini,
davacı şirketin akaryakıt istasyonu için duran varlık adı altında toplam 531.726,54 TL harcama yaptığını iddia ederek 10.332,83 TL bakiye intifa bedelinin KDV’si ile ödeme tarihinden ve 379.366,81 TL bakiye duran varlık inşaat bedelinin KDV’si ile harcama tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının davalı ...’ya intifa ivaz bedeli ödemediğini, taşınmazın devri ile birlikte taşınmaz üzerindeki şahsi hak ve sorumlulukların da devredildiğini, davacı ile davalı ... arasında bayilik ilişkisi bulunmadığını, davalı ...’ya akaryakıt istasyonunun teslim edilmediğini, bu sebeple davalı ...’dan inşaat bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Motorlu Taşıtlar … Ltd. Şti. vekili, davalı şirketin taşınmazı 17.06.2010 tarihinde dava dışı ...’den mevcut hali ile devraldığını, davacının talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin olarak davacıya ödeme yapılacağına ilişkin yazılı bir taahhütname verilmediğini, davalı şirketin taşınmazı devraldığı sırada davacının duran varlık olarak ifade ettiği malzemelerin akaryakıt istasyonunda mevcut olmadığını, davalı şirketin akaryakıt istasyonunu yeniden yaptırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; davacı yanın intifa bedeline ilişkin davasının davalılar yönünden kabulüne 17.951,35 TL intifa bedelinin 04.04.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacının davalı ... Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu Gıda ve Tem. Mad. İnş. Turz. Nak. Oto ve Emlak Alım Satım Komisyon İmalat Paz. Taah. Petrol ve Petrol Ürünleri İth. Ve İhr. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ve ... yönelik duran varlık ve ariyete ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Motorlu Taşıtlar ... Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı ... Motorlu Taşıtlar ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, intifa bedelinin davalılardan tahsiline, duran varlık ve ariyete ilişkin davanın ise davalılar ... ve diğer davalı ... Motorlu Taşıtlar ... Ltd. Şti. yönünden farklı gerekçeler ile reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenleme uyarınca, haklarındaki dava farklı gerekçelerle reddedilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı ...
Motorlu Taşıtlar ... Ltd. Şti. yararına bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7770, K. 2021/6939, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama