KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/7940 E., 2022/8636 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/392 E. - 2021/170 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, toplam 100.000,00 TL bedelli iki adet senet dolayısıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini ve senetlerin kambiyo senedi olmamasını gerekçe göstererek icra hukuk mahkemesinde açtığı şikayet davası devam ederken bakiye alacaktan feragat ederek 55.000,00 TL karşılığında dosya borcunu kapattıklarını, bu sırada icra hukuk mahkemesince takibe konu senetlerin kambiyo vasfı taşımadıkları, bu nedenle kambiyo takibi yapılamayacağından takibin iptaline karar verildiğini,
bunun üzerine davalı tarafça aleyhlerine ödenen 55.000,00 TL yönünden icranın iadesi işlemlerine geçildiğini, sonuçta müvekkiline ait aracın satılmasına karar verildiğini, oysa takibin iptal edilmesinin alacağı ortadan kaldırmadığını, takibe konu senetlerdeki imzaların davalıya ait olduğunu ileri sürerek müvekkilinin Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2007/8082 numaralı dosyası üzerinden aleyhine yürütülen icranın iadesi işlemi nedeniyle icra işlemlerinin ve 19.11.2009 tarihli satış işleminin durması için tedbir karar verilmesini ve davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının araç üzerine haciz işleminin şikayet yoluyla kaldırılması isteğiyle açtığı davanın reddine karar verildiğini, icra takip dosyasında alacaklı olan davacının borçlu olmadığının tespiti davasında İ.İ.K.'nın 72.maddesine göre aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2007/8082 Esas sayılı dosyası ile davalının haricen davacıya ödemiş olduğu 55.000.-TL 'yi talep edebileceği, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2007/8082 sayılı dosyasında icra takibinin dayanağı olarak gösterilen senetlerin kambiyo vasfına haiz olmamasına karşın, davalı tarafın davacı şirketin alacağına karşılık bu senetleri verdiği, zira bir kimsenin borçlu olmadığı bir borca karşılık toplam 100.000.-TL tutarında senet vermesinin ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan 50.000.-TL ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı şirketin davalı taraftan 100.000.-TL alacaklı olduğu,
buna mukabil tarafların anlaşmaları sonucunda davalının 55.000.-TL ödediği, dolayısıyla ödemiş olduğu bu parayı geri isteyemeyeceğinden davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının kabulü gerektiği, bu paranın tahsili amacıyla davalı tarafından davacıya yönelik başlatılan kesinleşmiş takip kapsamında davacının ana para, faiz ve giderleriyle 04.10.2010 tarihinde 80.531,93 TL ödeme yaptığı, menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne,
Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/8082 esas sayılı takip dosyasında davacıya gönderilen ve Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2010/3294 esas sayılı takibine dayanak yapılan 04.05.2009 tarihli muhtıra (icranın iadesi işlemi) nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 80.531,93 TL'nin 04.10.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine, davacının sair taleplerinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7940, K. 2022/8636, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama