İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8650 K.2023/2505

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/8650Karar2023/2505Tarih27 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.450 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/8650 E., 2023/2505 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2018/872 Esas, 2021/816 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/626 E., 2017/753 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.450 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10.11.1999 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı şirketçe üretilen TESCOM marka ''SC-serisi ürünlerin İç Anadolu ve Ankara Genel Dağıtıcısı ve On-Line Ürünlerin Ankara Tek Yetkili Satıcısı''nın müvekkili olduğunu, davalı üretici şirket tarafından müvekkiline Ankara Bölgesine doğrudan satışlar karşılığında satış komisyonu ödendiğini, davalı şirketçe Nisan 2012 tarihinde Ankara'da bir şube açılmasından sonra noterliği aracılığıyla gönderilen ihtarnamede,

müvekkili şirkete bilgi verilmeksizin ve komisyon ödenmeksizin yapılan doğrudan satışların durdurulması ve müvekkili bilgisi dışında Ankara Bölgesine yapılan satışlara ilişkin komisyonların tespiti ve faturalandırılması bakımından yapılan tüm satışların listesinin çıkartılarak gönderilmesinin istenildiğini, bu ihtarnameye cevaben davalı şirketçe 25.03.2013 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, feshin haksız olduğunu,

haksız fesih tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 10.11.2013 tarihine kadar geçecek dönem içinde müvekkili şirketin mahrum kaldığı kâr kaybının tazmini ile müşteri tazminatının tahsiline ve sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ve davacı şirket arasında bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin karşılıklı yükümlülükleri içerdiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, borç ödeme yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğinin Noter marifeti ile bildirildiğini, davacının cevabi ihtarname ile sözleşmenin feshinin haksız olduğunu iddia ettiğini, sözleşmenin davacı tarafın kusuru nedeni ile feshedildiğini, bu nedenle kâr kaybı veya portföy tazminatı isteminin reddi gerektiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti ile mahrum kalınan kâr, müşteri (portföy) tazminatı ve komisyon ücreti alacağının tahsili istemlerine ilişkin ve belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, davacı tarafından ödemelerin zamanında yapılmaması ve bunun süreklilik arz etmesi sonucu, davalının sözleşmeyi feshetme hakkının doğduğu ve feshin haklı bir fesih olduğu, sözleşmenin haklı feshi nedeni ile,

davacının mahrum kalınan kâr talep edemeyeceği, müşteri (portföy) tazminatı talebi çerçevesinde, sürümü arttırma ve müşteri çevresi yaratma gibi faaliyetlerinde ihmali bulunduğu hususunda yeterli bir delil ve belge sunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti talebinin, mahrum kalınan kâr talebinin ve müşteri (portföy) tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin davacının ticari başarısızlığı, istenilen satışları yakalayamaması ve rakip firmalardan mal alarak haksız rekabette bulunması nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, davacının kötü niyetli davranması ve müvekkili şirketin komisyon alacaklarını ödemesine rağmen davalının yaptığı işler karşılığı düzenlenen fatura bedellerini ödemediğini, bu hususta Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2013/4421-2013/4451-2014/1769 sayılı icra takip dosyalarındaki alacağı ödemediği,

başlatılan takiplerin kesinleştiği, bu durumda feshin haklı olduğunu, dosya kapsamı ve alinin bilirkişi raporlarına göre portföy tazminat talebinin kabulünün mümkün olmayacağı gibi komisyon faturalarının da taraflar arasında sözleşmede oran belirlenmediğini ve kesilen komisyon faturaların tamamının da ödenmiş olması nedene ile bu talebin de reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme ile üzerinde düşen yükümlülüklerin yerine getirmediğinden müşteri kaybettiğini ve bu nedenlerle açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın komisyon alacağının bulunduğu ve hükmedilen miktardan daha yüksek olduğu belirlenmiş olup, istinaf kanun yoluna sadece davalının başvurduğu, istinafa gelenin sıfatı ve aleyhine bozma yasağı nazara alınarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bilirkişi raporu, tahkikat tamamlanmış, istinaf başvurusu 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece yargılamasında görülen eksikliğin duruşma açılmak suretiyle tamamlandığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi gereğince duruşma açılmaksızın tamamlanabilecek yargılama eksikliklerinin varlığı durumunda dâhi, Bölge Adliye Mahkemesince esastan yeni bir karar verilmesinin gerekli kılınmış olduğu nazara alındığında, yargılamadaki eksikliğin duruşma açılarak giderilmesi hâllerinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilemeyeceği, bu gibi hâllerde de esastan yeni bir hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.

Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hâllerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.

3. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinin 1 inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞIOY

Dava, haksız fesihten kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının istinaf kanun yoluna müracaatı üzerine Bölge Adliye mahkemesince yapılan araştırma sonucunda, başvurusunu esastan reddine karar vermiştir.

Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı, Bölge Adliye Mahkemesinin bir takım ek deliller topladıktan sonra, ilk derece mahkemesiyle aynı sonuca varması halinde yeni hüküm kurmasının zorunlu olup olmadığı, başka bir deyişle esastan ret kararı verip veremeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır.

Konuyu değerlendirmeye geçmeden evvel HMK’nun konuya dair hükümlerine ve özellikle 22.07.2020 tarihli değişikliğe göz atmakta fayda bulunmaktadır.

HMK’daki konuya dair düzenleme:

Duruşma yapılması ve karar verilmesi(2) MADDE 356- (1) 353’üncü maddede belirtilen hâller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir. Şeklinde iken, 22.07.2020 gün ve 7251 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucunda aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

(2) (Ek:22/7/2020-7251/36 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir.

7251 sayılı kanunla eklenen fıkra uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açıp ilave delil toplamasına rağmen ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarını yerinde olmadığı ve dolayısıyla kararın isabetli olduğu kanaatine varırsa esastan ret şeklinde hüküm kurma yetkisine de haiz olacaktır. Zira bu halde Bölge adliye Mahkemesi ilave tahkikat yapmasına rağmen ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu sonucuna varmış bir başka deyişle istinafa konu kararı ilave gerekçe koymak suretiyle teyit etmekle yetinmiştir.

Kanundaki bu önemli değişikliğe rağmen, halen “Bölge Adliye mahkemeleri esastan ret kararı veremez” anlayışını sürdürmek kanun koyucunun iradesine eylemli olarak direnmekle eşanlamlıdır. Yargıtay da dahil olmak üzere bütün yargı mercileri “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır” şeklindeki emredici hukuk ilkesini içeren TMK 1. maddesi gereğini yerine getirmek zorundadırlar.

Kaldı ki, esastan retle sonuçlanan binlerce Bölge Adliye Mahkemesi karanının sair temyiz itirazlarına girilmeksizin usul bozmalarına konu yapılması Anayasanın141. maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” ve buna paralel HMK madde 30 yer alan:“Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür” şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.

Hakeza, istinaf talebi esastan reddedilen taraf yönünden infaza konulacak karar ilk derece mahkemesi kararıdır. İlk derece hükmünü bertaraf edip yeniden karar vermeye zorlamak vekâlet ücreti vs gibi feri kalemlerde de ister istemez (istinafa giden aleyhine) güncellemeye sebebiyet vereceğinden, temyize gelen taraf yönünden bir nevi aleyhe bozma yasağının ihlali sonucunu doğurur ki, bu yönüyle de hatalı olacaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8650, K. 2023/2505, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. B. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşıoy
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8650
Karar No
2023/2505
Tarih
27 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8651 K.2023/16739
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/8651 K.2023/2702
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8652 K.2023/2484
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/8652 K.2023/2020
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8653 K.2023/17349
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/8653 K.2023/1718

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.