KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8949 E., 2023/2654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1569 Esas, 2021/200 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat istemli davanın bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 06.02.2007 tarihinde davacının incoming hizmet sunduğu yabancı bir tur operatörünün göndereceği turistlerin konaklaması amacıyla Tek Satıcılık ve Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı şirket işletmesi altında bulunan Voyage Otel Belek Select'de davacı için 65 adet odayı 01.05.2007 ve 31.03.2009 tarihleri arasında tahsis etmeyi, müvekkilinin ise bu odalardan kullanacaklarının bedelini davalı şirkete ödemeyi üstlendiğini, ancak davalının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, sözleşmede yer alan fiyatları tek taraflı olarak değiştirdiğini,
son olarak onay verdiği 129 kişilik grubu otele almadığını, yolcuların otel önünde bekletildiğini, bu baskı altında davacı danışmanlarından ... çağrılarak fiyat farkının geçmişe yönelik kabul edildiğine ilişkin protokol başlıklı belge düzenlenip imzalatıldığını ve grubun geç saatlerde otele kabulünün sağlandığını,
davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin sözleşme bedelinden fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı gibi davalı tarafından kabul edilmeyen turist grupları için fazladan harcamalar yapmak ve cezalar ödemek zorunda kalarak maddi ve davalının eylemleri nedeniyle sarsılan ticari itibarı nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek davalının kusurlu eylemleri nedeniyle uğranılan 634.656,00 USD maddi zarardan şimdilik 80.000,00 USD ile 20.000,00 USD manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 USD'nin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 23.08.2007 tarihli protokol ile sona erdirildiğini, müzayaka halinin söz konusu olmadığını, mevcut borçlar için protokol düzenlendiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.05.2012 tarih, 2008/49 E. ve 2012/513 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki protokol ile tarafların sözleşmeyi karşılıklı iradeleriyle feshettiği, aynı zamanda davacının davalıya ibra ettiği, müzayaka halinin olmadığı, davacının protokol ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.04.2014 tarih, 2012/18277 E. ve 2014/7630 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, protokolün geçersizlik nedeni olarak ileri sürülen vakıaların müzayaka kapsamında değil, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 29 ve devamı maddelerinde düzenlenen ikrah kapsamında değerlendirilerek sonuca varılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ikrah ile imzalanan protokolün geçerli olmadığı ve davacıyı bağlamadığı, davacının maddi zararına ilişkin olarak, 14.06.2007-17.06.2007 tarihleri arasında davalının kabul etmediği gruplar için ödenen konaklama bedeli farkı olan 29.624,58 USD’nin ve 21.06.2007-24.06.2007 tarihleri arasında kabul etmediği gruplar için ödenen konaklama bedeli farkı olan 27.396,61 USD’nin toplamı 57.021,19 USD’nin davalının eylemleri nedeniyle oluştuğu sabit olduğundan bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi,
ispatlanamayan sair talepler ile koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.624,58 USD’nin 17.06.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para (USD) için açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte ve 27.396,61 USD’nin 26.06.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para (USD) için açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi oranında işleyecek faizi
ile birlikte toplam 57.021,19 USD’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla ileri sürdüğü temyiz dilekçesinde özetle; ikrahın mevcut olduğunun dosyadaki raporlarda tespit edildiğini, reddedilen maddi tazminat taleplerinin delillerle ispat edildiğini, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, ticari itibarlarının zarar gördüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; protokol düzenlenirken ikrahın olmadığına dair raporlar bulunduğunu, dosyadaki raporların çelişkili olduğunu, davacının borçları nedeniyle ödemezlik def'i haklarını kullandıklarını, edimlerini yerine getiren davacının sonradan iptal hakkını kullanamayacağını, davacının mutabakat sağlanmadan müşterileri başka otele götüremeyeceğini ve fiyat farkını isteyemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki protokolün ikrah altında imzalanıp imzalanmadığı, davacının protokol ile bağlı olup olmadığı, bu kapsamda maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Kanun'un 29 uncu ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8949, K. 2023/2654, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama