KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8994 E., 2023/3095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/3088 Esas, 2021/1454 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2018/64 E., 2018/334 K.
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satım sözleşmesi kapsamında davalıya fazladan ödeme yaptığını, bu bedelin tahsili amacıyla Kastamonu 4. İcra Müdürlüğünün 2018/815 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın 98.217,71 TL yönünden iptaline, takibin 98.164,71 TL alacak ve 53,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına ve müvekkili lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Çankırı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde faturalar kapsamında tüm malların davalı yana teslim edildiği, fatura içeriklerine süresi içerisinde itiraz edilmediği, dönemler içerisinde hesap mutabakatlarının yapıldığı bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardaki birim fiyatları ve teslim edilen ürün miktarları hususunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın birim fiyatları ile teslim edilen mal miktarının çarpımı sonucunda bakiye bulunan miktarlar hususunda olduğu, faturalarda hesaplanan genel miktarın davacı yanca ödendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı,
davacının fazla ödemede bulunduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 98.156,03 TL asıl alacak, 53,00 TL işlemiş faiz toplam 98.209,03 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari işlerde uygulanan avans faizi yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yetki itirazının reddi kararının yerinde olmadığını, mahkemece müvekkiline ait ticari defterler incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı ile müvekkili arasında dönem dönem hesap mutabakatlarının yapıldığını, faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, faturalarda belirtilen miktarda müvekkili tarafından ürün teslim edildiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturaların davacı kayıtlarına alındığı ve bedelinin ödendiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalı yana ait ticari defterler incelenmeksizin mahkemece hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından satın alınan mallar nedeniyle davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8994, K. 2023/3095, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama