KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/1036 E., 2023/854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1346 Esas, 2021/281 Karar
- Dava tarihi
- 09.08.2010
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılma ve çıkma payı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; şirket ortağı olan ...'ün şirket ortakları adına imza atarak karar aldığını, bu kararla davalının 10 yıllığına müdür seçildiğini, şirket çeklerini kendisinde tutup şirkete iade etmediğini, davalının şirket müdürlüğüne son verildiğini, durumun Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilân edildiğini, şirket telefonunun şirket müdürlüğünün sona erdirilmesi kararının alınmasından bir gün sonra davalı tarafından kendi üzerine alındığını, müşterilerine ulaşamadıklarını, şirkete zarar verdiğini, savcılığa şikayette bulunulduğunu, hakkında ceza davası açıldığını,
davalının şirketten çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortaklar tarafından alındığını ileri sürerek şirkete ait telefon hattını kullanma hakkının müvekkili şirkete verilmesini, davalının ortaklık haklarını kullanmasının sınırlandırılmasını, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını, çıkarılma payı hesap edilirken de şirkete verdiği zararların hesap edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, usulüne uygun genel kurulun toplanması için çağrı yapılmadığını, böyle bir genel kurul toplantı veya karar örneği bulunmadığını, yapıldıysa da müvekkilinin haberi olmadığını, şirketin bütün borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, söz konusu telefon numarasının ... tarafından kendisine verildiğini ve dilediği gibi kullanabileceğini söylediğini, bu hattın ödemelerinin müvekkili tarafından kendi kredi kartı ile yapıldığını, şirket adına kayıtlı davacı tarafından kullanılan başka GSM numaraları da olduğunu, müvekkilinin müdürlükten alınmasından itibaren tüm evrakları ve belgeleri 13.04.2010 tarihli muhasebecinin tuttuğu tutanakla teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 20.10.2015 tarih, 2014/985 E. ve 2015/776 K. sayılı kararı ile davanın, şirketten çıkarma ve ortaklık payı tespitine ilişkin olduğu, davalının, davacı şirket adına kayıtlı olan [NUMARA] numaralı telefonun aboneliğinin, davalı ... tarafından şirket müdürü sıfatıyla 14.04.2010 tarihinde kendi adına devrolunduğu, davalı hakkında şirketteki iş ve işlemlerinden dolayı resmi evrakta sahtecilik ve hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanmak suçlarından İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği,
mahkumiyet kararı gerekçesinde açıklanan eylemleri ile davalının davacı şirketteki eylemlerinin tamamen örtüştüğü, kaldı ki davalının, davacı şirkete ait telefon hattının kendi kullanımında olduğunu belirtmiş olduğu, davalının mahkumiyetine de neden olan ve tüm dosya kapsamı ile sabit uygunsuz ve şirketteki karşılıklı güven ortamını ortadan kaldıran somut delil ve belgelerin olduğunun bilirkişilerin raporlarıyla da teyit edildiği, davalının şirketten çıkarılma şartlarının oluştuğu, alınan raporda davalının hissesine düşen şirketteki özvarlığın 504,85 TL olduğu,
davalının davacı şirkete verdiği zararlardan dolayı davacının davalı aleyhine dava açma hakkının her zaman mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ün ortaklıktan çıkarılmasına, ayrılma payı karşılığı 504,85 TL'nin karar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davacı şirkete teslim edilen [NUMARA] numaralı telefon hattının davacıya devrine ve karar kesinleştiğinde davacı şirket adına kaydına karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.09.2017 tarih, 2016/2332 E. ve 2017/4676 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesine göre yapılması gerektiği, davalının esas sermaye payına uyan ayrılma payının, karar tarihine en yakın tarihteki gerçek (reel) değerinin tespiti gerektiğine işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın çıkma payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket sermayesinin rayiç değerine göre belirlenmesi için bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacı şirketin öz varlığının güncel rayiç değerlere göre belirlendiği, davacı şirketin öz varlık değerinin 434.241,24 TL olduğu, davacının şirketteki hissesi %25 paya denk gelen kısmın 108.560,31 TL olduğunun belirlendiği,
bilirkişiler tarafından yerinde inceleme sonucu belirlenen bu bedelin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'ün davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin Mahkemenin önceki kararının Yargıtay tarafından bozulmadığı dikkate alınarak bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalının ayrılma payı karşılığı 108.560,31 TL’nin karar tarihinden itibaren ticari faizle birlikte davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davalının davacı şirkete verdiği iddia olunan zararlardan dolayı davacının davalı aleyhine dava açma hakkının saklı tutulmasına,
davacı şirkete ait olan ve ancak davalı kullanımında iken tedbir kararı ile davacı şirkete teslim edilen [NUMARA] numaralı telefon hattının davacıya devrine ve karar kesinleştiğinde davacı şirket adına kaydına ve işbu telefon hattının kullanma hakkının davacı şirkete verilmesine ilişkin Mahkemenin önceki kararı Yargıtay tarafından bozulmadığı dikkate alınarak bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazın dikkate alınmadığını, davalının hukuka aykırı davranışları sebebiyle şirketi zarara uğrattığını, ortakların şirkete yatırdığı paralara ilişkin inceleme yapılmadığını, bilirkişilerin duran varlıkların ikinci el fiyatlarını nasıl hesapladığını anlayamadıklarını, ikinci el fiyatların zaman içinde düşmesi gerekirken hayatın olağan akışına aykırı olarak yüksek bedeller üzerinden belirlendiğini, değeri belirlenen bazı malların ikinci el piyasasında hiç bir değeri bulunmadığını, şirkete ait iki aracın fiyatının şişirildiğini,
bilirkişinin hiç bir açıklama yapmadan rayiç bedel diye bir belirleme yaptığını, şirketin borca batık olduğunun belirlenmesine rağmen şirket rayiç özvarlığı olduğunun dile getirilmesinin kabul edilemeyeceğini, kısaca bilirkişilerin özkaynakları hatalı olarak artırdığını, davalının şirketten alabileceği bir değerin kendi eylemleri nedeni ile olmadığını, davalının çıkarılma payının ilk raporda belirlendiği üzere 568,34 TL olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının çıkma payının belirlenmesi suretiyle davacı şirketin ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638, 639 ve 640 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1036, K. 2023/854, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama