KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/1050 E., 2022/8833 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2017 tarih ve 2015-632/985 sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2018-1909/693 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından takip başlatıldığını, davalıya vaki icra dosyası nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konulan faturalardan 29.381,62 TL, 21.164,81 TL, 17.096,51 TL ve 17.021,66 TL'lik faturaların ödendiğini, 463,68 TL’lik faturanın taraflar arasında ihtilaflı olduğunu, 1.499,52 TLlik faturanın ise müvekkiline ulaşmadığını, bu nedenle takibe konulamayacağını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, % 40'tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cari hesap üzerinden ticari ilişkinin devam ettiğini, davacının hatalı dayanaksız olarak prim ve reklam faturaları düzenlediğini, davalının borçlu gösterildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 29.381,62 TL, 21.164,81 TL, 17.096,51 TL 17.021,66 TL'lik, fatura bedellerinin takipten önce ödendiği, 463,68 TLlik faturaya ise süresinde itiraz edilmediği, 1.499,52 TLlik alacak yönünden ise, her ne kadar davacı taraf bu miktarda bir faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de ödeme emri ve takip talebinde de görüldüğü üzere söz konusu bedelin bakiye fatura alacağı olarak talep edildiği, 7.350,00 TL'lik faturaya istinaden bakiye 1.499,52 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile.
88.567,50 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteğinin reddine, 17.713,50 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1050, K. 2022/8833, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama