İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1143 K.2023/3594

Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1143Karar2023/3594Tarih8 Haziran 2023Okuma8 dk · 1.576 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/1143 E., 2023/3594 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2023
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1262 Esas, 2021/447 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2009/101 E., 2019/75 K.
Birleşen dava
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/187 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.576 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı Süperonline vekili Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ile distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, davalının tek satıcı olan müvekkilinin satışını engelleyecek şekilde yeni ve bağımsız bayiler aracılığı ile satış yaptığını, yine sözleşmede belirlenen komisyon oranlarını haksız şekilde tek taraflı olarak indirdiğini ve bazı ürünlerde sıfırladığını, bunun üzerine müvekkilince sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 USD ürün ve hizmetleri satış dağıtım ve pazarlama hakkı bedeli, 1.000,00 TL komisyon bedeli, 1.000,00 TL yatırım ve reklam gideri,

1.000,00 TL demirbaş giderleri bedeli, 1.000,00 TL mahrum kalınan kâr bedeli, 1.000,00 TL bayi zarar bedeli, 500.000,00 TL portföy tazminatı bedeli, 620.000,00 TL manevi tazminat bedelinin ödenme ve ihtar tarihlerinden itibaren kısa vadeli banka kredi faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL mahrum kalınan kâr bedeli talebini 908.112,00 TL'ye yükseltmiştir.

3.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince uhdesindeki malların davalıya iadesi için 149.585,17 TL iade faturası düzenlediğini, faturanın iade edildiğini, malların iade alınmadığını ileri sürerek, malların davalıya iadesine, davalıya verilen toplam 100.000,00 TL tutarlı çekin mahsubu ile geriye kalan 49.499,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; feshin haksız olduğunu, fesih halinde müspet zararın istenemeyeceğini, ayrıca aralarındaki sözleşmede müvekkilinden ancak doğrudan zararın istenebileceğine ilişkin hüküm olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarını tekrarla, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih halinde ancak menfi zararın talep edilebileceği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede davalıdan ancak doğrudan zararların istenebileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesi ile tüm taleplerin esastan, kâr mahrumiyeti yönünden ıslahla artırılan kısım yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine; birleşen davada ise sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacı stoğunda kalan davacı tarafından düzenlenen iade faturalarına konu edilen emtianın davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile;

dava konusu edilen çekler açısından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 49.499,00 TL'nin 31.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, birleşen davada ise vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının zarara uğradığına veya bu zararın ispatına dair herhangi bir delil bulunmadığını, birleşen dosya bakımından hem malların davacı uhdesinde olduğunu hem de defter kayıtlarına göre davacının alacaklı durumunda olduğunu, menkullerde mülkiyetin teslim ile geçtiğini, davacının iade faturasına konu cihazların teslim yeri tayinini mahkemeden talep ettiğini, Mahkemece talebin reddedildiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve bu malların teslimine ilişkin bir yükümlülüğü veya herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davalı tarafından davacı şirkete ait bölgelerde doğrudan ve dolaylı olarak (Turkcell iletişim merkezleri, Turkcell exstralar, Tellcom bayileri, Tellcom müşteri hizmetleri) aracılığıyla ürün satışları yaptığı, bu hususun tespit dosyasında alınan rapor ile tespit edildiği, her ne kadar sözleşmede davalıya komisyon oranlarını tek taraflı olarak değiştirme hakkı tanınmış ise de, davalı tarafından bu hakkın iyi niyet kurallarına aykırı olacak şekilde kullanıldığı,

komisyon oranlarının dikkate değer şekilde indirildiği, bazı ürünlerde ise sıfırlandığı, sözleşmenin 7/5 nci maddesi kapsamında davacı tarafın sadece doğrudan doğruya zararını talep edebileceği, bunun dışında kâr kaybı ve dolaylı zararları isteyemeyeceğinin düzenlendiği,

taraflar arasındaki sözleşmede ve sözleşmenin kurulup devam ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'da buna dair bir hüküm bulunmamakla birlikte öğretide ve Yargıtay uygulamasında taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği süre ve ilişkinin ileriye dönük menfaat sağlayıp sağlamayacağı hususları nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğinin kabul edildiği, davalı tarafından tek taraflı olarak komisyon oranlarını dikkate değer bir şekilde ve tek yanlı olarak indirdiği,

birçok mamulde ise komisyon oranlarını sıfırlayarak davacının ticari hayatın mantığına uymayacak şekilde ticari kâr yapmasını engellemeye çalıştığı, sözleşme bölgesinde sözleşmenin amacına aykırılık teşkil edecek ve davacı açısından sözleşmenin ifasını zorlaştıracak şekilde, başka bayilikler üzerinden satış yapılması ve davacının desteklenmediği, ayrıca davacı şirketin kurulduğu 2006 yılından başlayarak müşteri ve abone miktarındaki artış, piyasadaki yerleşik know-how(yapabilme bilgisi) ve marka değeri dikkate alındığında 2008 yılından sonraki mali veriler dikkate alınarak,

davacının sadece 2009 yılında kâr elde ettiği dikkate alındığında 2009 yılı dikkate alınarak hesaplama yapılmasının daha gerçekçi olduğu, her yıl Tüfe/üfe oranında artacağı varsayıldığında Mahkemece alınan 06.02.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki değerlendirmeler esas alınarak dosya kapsamına göre davacının hakkaniyete uygun zararının 908.112,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve asıl dava da ıslahla artırılan miktar yönünden davanın kısmen kabulüne,

908.112,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının açtığı manevi tazminat davasının reddine; birleşen dosya yönünden ise sözleşme gereğince teminat olarak verildiği anlaşılan çekler nedeniyle, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacı stoğunda kalan davacı tarafından düzenlenen faturalara konu edilen emtianın davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile;

dava konusu edilen çekler açısından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 49.499,00 TL'nin 31.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada ise davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl davada menfi ve müspet zararlarını isteyebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada kâr mahrumiyeti yönünden kabul kararı verilmesinin hem sözleşmenin feshi halinde müspet zarar istenemeyeceğinden hem de taraflar arasındaki sözleşmede ancak doğrudan zararların istenebileceğinin kararlaştırılmış olması sebebiyle hatalı olduğunu; birleşen davada ise malların mülkiyetinin teslimle davacıya geçtiğini, müvekkilinin iade alma yükümlülüğü bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle uğranılan zararın tazmini; birleşen dava ise davacının uhdesindeki malların davalıya iadesi kaydıyla davalıya verilen çekler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ve bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 125 nci maddesinin ikinci fıkrası

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler birleşen davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan asıl davada verilen kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, asıl davada davacı sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebiyle mahrum kalınan kâr talebinde bulunmuş ve bu talep Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir.

Ancak kâr mahrumiyetinin sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güvenin boşa çıkması sebebiyle uğranılan ve sözleşmenin feshi halinde istenemeyecek müspet zararlardan olup talebin kabulü bu nedenle hatalı olduğu gibi, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 7.5 inci maddesinde de davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı bayinin zarara uğraması halinde, davalının sorumluluğunun her durumda doğrudan zararla sınırlı olduğu ve davalının davacının kâr kaybı gibi dolaylı zararlarından sorumluluğunun bulunmadığı kararlaştırılmıştır.

Bu durumda davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA,

2. Asıl davada davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ASIL DAVA YÖNÜNDEN BOZULMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine,

İstek hâlinde aşağıda yazılı harcın temyiz eden birleşen dava yönünden-birleşen davada davalıya iadesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1143, K. 2023/3594, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1143
Karar No
2023/3594
Tarih
8 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1144 K.2023/4929
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1148 K.2023/3530
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1149 K.2023/3176
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1150 K.2023/2954
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/1155 K.2023/5331
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1158 K.2023/3918

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.