KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/1540 E., 2023/5143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin meni ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çelik kapı üretiminde ulusal pazarda faaliyet gösterdiğini, üretmekte olduğu çelik kapıların tasarımlarının kendilerine ait olduğunu, müvekkilinin tasarım tescilli olan ürünlerinin karşı tarafça haksız şekilde ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin üretilerek müvekkilinin haklarına tecavüz edildiğini, aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/36 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılarak tecavüzün tespit edildiğini, davalının haksız eylemleri ile haksız kazanç elde ettiğini,
davalının net kârı üzerinden tazminat hesap edilmesini bu tespit edilemiyor ise yoksun kalınan kazanç üzerinden tazminat hesaplanarak müvekkiline ödenmesini ileri sürerek davalının tecavüz fiillerinin durdurulmasını, ortadan kaldırılması ve giderilmesini, kararın ilanını, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının tasarım hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin üretim yapmadığını, bunun için yeterli alt yapıya sahip olmadığını, başka yerlerden aldığı ürünlerle montaj ve birleştirme yaparak üretim gerçekleştirdiğini, taklit ürün yapmadığını belirterek bu durumun Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/36 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacının bilirkişi raporunun bu kısmına bir itirazının olmadığını, müvekkilinin ayrıca dava konusu ürünlerin tescilli olup olmadığını bilecek durumda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu tasarımın kapı olduğu, davalıya ait showroomda sunulan ürünler ile davacı kataloğunda yer alan ürünlerin göz ardı edilebilecek çok ufak farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğu, davalının aynı görünüm özelliklerinde kapı üretmesi nedeniyle davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davacının 2016/02553-1 sayılı kapı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil edildiği,
davacı tarafın talebine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 inci maddesinin 2/a fıkrasına göre maddi tazminatın 38.182,02 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalıya ait çelik kapıların, davacıya ait 2016/02553-1 tescil numaralı tasarımlardan doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, davalı tarafın bu ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin tanıtımının gerçekleştiği dağıtılan katalogların toplanmasına,
bu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine, 38.182,22 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa bilirkişi raporu ile tespit edildiği 04.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, kararın mesnet gösterilen bilirkişi raporları ile çelişkili olduğunu, mevcut çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, satışa arz etmediğini, haksız şekilde maddi ve manevi tazminata mahkum edildiğini, mahkemenin yargılama giderleri açısından hatalı hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, toplanan delillere göre davacı tarafın tasarımı ile davalının iş yerinde tespit edilen ürün/çelik kapı arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, değişik iş dosyasında alınan raporun kesinleştiğini, müvekkilinin dava konusu kapıları ürettiğine, kullanıldığına, satışların yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını, müvekkilinin fabrikasında yalnızca montaj ve birleştirme işlerini yapmakta olup ürün taklidini gerçekleştirmesinin fiilen imkansız olduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davaya konu ürünün çelik kapı olduğu, çelik kapılarda kapı ölçüsü, kapı kolu, kilit, dürbün, ahşap aksam, kasanın zorunlu unsur olduğunu, davaya konu üründe ve tespite konu üründe de bu zorunlu unsurların mevcut olduğunu, bu nedenle dava konusu ürünün kapı olmasından kaynaklanan özelliklerin tespite konu kapıda da görülmesinin kaçınılmaz olduğunu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, davadan önce müvekkiline herhangi bir ihtarda bulunulmadığını,
başka bir firmadan gönderilen 1 adet numuneden ibaret dava konusu ürün sebebiyle davacının muhtemel gelirini önlemesinin düşünülemeyeceğini, davacının dava konusu ürünleri üretmeye yarayan ham madde ve kalıplara el konulması talebinin reddine karar verildiği halde müvekkili lehine her ret sebebi için ayrı avukatlık ücretine hükmolunması gerektiğini, davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarım hakkına vaki tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 59, 149, 150, 151 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1540, K. 2023/5143, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama