İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1864 K.2023/3610

2. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 Esas

Esas2022/1864Karar2023/3610Tarih8 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.955 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/1864 E., 2023/3610 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/386 Esas, 2021/719 Karar
Hüküm
Kısmen kabul-kabul
Birleşen davalar
1. Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 Esas
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.955 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

2. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 Esas

Taraflar arasındaki asıl istirdat birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeniden karar verilemesine yer olmadığına; birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. sayılı dosyası kabulüne, birleşen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. sayılı dosyası kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibi yaptığını, ancak takibe dayanak bonoda keşideci olarak yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, cebri icra tehdidi altında müvekkilinin ödeme yaptığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ödenen bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı ... Tic. ve San. A.Ş. vekili Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ilaç satıp teslim ettiğini, bakiye cari alacağın tahsili için başlatılan takibe bir kısım ilaçların iade edildiği beyanıyla itiraz edildiğini, müvekkiline davalı tarafından yapılmış iade olmadığını ileri sürerek müvekkilinin bakiye alacağının fatura tarihlerinden itibaren avans faiziye birlikte tahsilini talep etmiştir.

3.Davacı ... Tic. ve San.

A.Ş. vekili Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde; davalıya ilaç satıp teslim ettiğini, davalının borcu için 42.498,00 TL tutarlı bono keşide ettiğini ve söz konusu bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi sonucunda 50.000,00 TL tahsilat sağlandığını ancak davalının açtığı istirdat davası sonucunda taraflar arasındaki temel ilişkide davalının davacıya borcu olduğu tespit edilmesine rağmen bono üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığından 50.000,00 TL'nin istirdatına karar verildiğini,

42.498,00 TL tutarlı bononun davalı defterinde borç ödemesi olarak kayıtlı olduğu bu hususa Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiğini, bononun düzenlenme sebebinin temel ilişkiden bağımsız olmadığını davalının davacıya 42.498,00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek 42.498,00 TL'nin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının oğluna vekalet verdiğini, vekaletnamede kambiyo tanzim yetkisi olması nedeniyle bononun davacının oğlu tarafından imzalandığını ve ilgili bononun taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. sayılı birleşen dosyada cevap dilekçesinde; davacı şirket adına kesilen iade, fiyat farkı ve stok düşümü faturaları ile davacıya borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. sayılı birleşen dosyada cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğunu, dava konusu alacak davacının uhdesinde olduğundan dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davalının davacıya borcu bulunmadığını, talep edilen faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 14.04.2015 tarih, 2013/375 E. ve 2015/247 K. sayılı kararı ile asıl dava yönünden yapılan incelemede, davacının oğluna bazı konularda vekaletname verdiği, bu vekaletnamede açıkça çek düzenleme yetkisi bulunduğu, ancak bono düzenleme için yetki verilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre vekil açıkça yetkilendirilmedikçe müvekkilini temsilen kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı, açıkça yetkilendirilmeyen davacının oğlunun eczane adına keşide ettiği bonodan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı;

birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. davası yönünden yapılan incelemede, davalı birleşen davacı şirketin alacak talebinin ilaç bedeli faturalarına dayandığı, davalının bir kısım iade, hizmet bedeli, stok farkı faturaları ile davacıya borcunun kalmadığını savunduğu, iade savunmasına konu 27 adet faturadan 6 tanesinin davalı birleşen davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların birleşen davacı şirket çalışanına teslim tutanağında tahrifat olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle 2 adet faturanın ve fatura içeriği malların davalı birleşen davacı şirkete teslim edildiğinin ispatlanamadığı,

kalan 19 adet faturanın ve içeriğindeki malların davalı birleşen davacı şirkete iade edildiğinin tutanak ile ispat edildiği, yapılan iadelerin mahsubu neticesinde davalı birleşen davacının takip tarihi itibariyle 18.525,84 TL alacağını ispatladığı, davalı birleşen davacının icra müdürlüğüne 22.08.2011 tarihinde başlattığı takip ile davacı birleşen davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ödenen bedelin faiziyle birlikte davalı şirketten istirdadına;

birleşen davanın kısmen kabulü ile kabul edilen miktar kadar alacağın 22.08.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı birleşen davalı ...'den tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarih, 2016/2828 E. ve 2017/3396 K. sayılı kararıyla birleşen davada davalı tarafından davacı şirkete verilen hizmete ilişkin, hizmet faturalarındaki hizmetin verildiğinin birleşen davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, fiyat farkı faturalarına ilişkin olarak, birleşen davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan fiyat farkı faturaları yönünden birleşen davalı, davacı şirketten fiyat farkı talep edebileceğini ispatla yükümlü olduğu,

dosya içindeki deliller, birleşen davalı tarafından gerek hizmet verildiğini, gerekse davacı şirket defterinde kayıtlı olmayan fiyat farkı alacağı bulunduğunu ispata yeterli bulunmadığı, ayrıca menfi tespit davasına konu 42.498,00 TL tutarlı bono davacı birleşen davalı defterlerinde borç ödemesi olarak kaydedildiği, menfi tespit davası kabul edildiğine göre, bu miktar bedelin de davacı alacağına eklenmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı ...'in oğlu tarafından ilaç satım ilişkisi kapsamında ödeme olarak asıl dava dosyasına konu bononun verildiği, ancak davacı ...'in oğluna verdiği vekaletnamede bono düzenlemesi konusunda açık yetki olmadığı, bu nedenle asıl dosya davacısı ...'in söz konusu bonodan sorumlu olmayacağı, birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. davası yönünden yapılan incelemede, davacının ticari defter kayıtlarına göre 20.08.2011 tarihi itibari ile 127.434,51 TL alacaklı olduğu,

yapılan icra takibi sonrası bu borcun 59.970,16 TL kısmına davalı ... tarafından itiraz edildiği, davacının ticari defterlerinin lehine delil vasfının bulunduğu, buna karşılık davalı ...'in defterlerinin ayrıntılı kayıtları içermediği, kayıtların ayrıntılı olmaması ve muavin defter kayıtlarının sunulmamış olması nedeni ile hesaplamada davacının ticari defterlerindeki kayıtların esas alındığı, davacı ... şirketi defterindeki kayıtlar esas alındığında 59.970,16 bakiye cari hesap alacağının olduğunun anlaşıldığı, her iki tarafın ticari defterlerinde de 42.498,00 TL'lik dava konusu bononun cari hesaba istinaden ödeme olarak yer almakta olduğu,

bu bedel davacı tarafından cari alacak hesaplaması yapılırken alacak miktarından düşüldüğünden davacı şirketin cari hesap alacağına eklendiği, davalı ... tarafından hizmet faturasına konu olan hizmetin verildiğinin ve davalı birleşen davacı ... deposunda kayıtlı olmayan fiyat farkı ve iade faturası alacağının bulunduğunu ispatlayamadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olan iade faturası ve fiyat farkı faturalarının tespit edildiği, buna göre 6 adet toplam 5.666,98 TL bedelinde faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,

davacı defterlerinde kayıtlı olan 5.666,98 TL'nin hesap edilen cari hesap alacağından mahsubu ile 96.801,18 TL cari hesaptan kaynaklı davacının alacaklı olduğu, birleşen davanın kabulü gerektiği, birleşen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. davası yönünden yapılan incelemede, birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. davasında hükmedilen 59.970,16 TL alacak düşülmekle 36.831,02 TL bakiye cari hesap bulunduğu, davanın satış ilişkisinden kaynaklandığı, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, kesin hüküm itirazı açısından asıl davanın bononun icra tehdidi altında ödenmesi nedeni ile açılan istirdat davası olduğu,

kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, ayrıca derdestlik itirazı yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl dava yönünden hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. sayılı davası yönünden davanın kabulüne, 59.970,16 TL'nin 22.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. davası yönünden davanın kısmen kabulüne, 36.831,02 TL'nin 22.08.2011 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacı birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Yargıtay bozma ilamında müvekkil şirketin davalıdan birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/129 E. sayılı dosyasından kaynaklı alacağı dışında 42.498,00 TL'lik alacağının bulunduğunun belirtildiğini, dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ancak itirazın Mahkemece dikkate alınmadığını, iade faturalarının kabul edilmemesinin gerektiğini, bilirkişi raporunda, fatura iadelerine ilişkin tutanaklarda ismi geçen şirket çalışanlarının, müvekkil şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunmadığının ve nedenle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğinin,

... imzasına havi 01.08.2011 tarihli tutanakta yazılı olan 21 adet faturadan 3 adedinin, 01.08.2011 tarihli tutanaktan çok önceki tarihlerde müvekkil şirket kayıtlarına işlenmiş olmasının, ... imzasına havi 19.07.2011 tarihli tutanakta yazılı bulunan toplamda 100 adet ilaca ait iade fatura tarihinin 01.08.2011 tarihli olmasının, ... imzasına havi 31.07.2011 tarihli tutanaktaki fiyat farkı faturalarının, 31.07.2011 tarihinden çok önceki tarihlerde tanzim edilmesinin, ... imzasına havi 31.07.2011 tarihli tutanaktaki iade ilaç faturalarının teslimine dair kayıt bulunması,

buna karşın ilaçların iade edildiğine dair de herhangi bir delil olmamasının, müvekkili şirket ile karşı davalı arasında hizmet bedeli faturası tanzimini gerektirecek şekilde bir hizmet alım satım ilişkisinin bulunmamasının, değerlendirilmediğini, 21.07.2011 tarihinden sonra tanzim ettiği 6 adet iade faturasını da, müvekkili şirkete iade etmiş gibi bir durum oluşturmak için tutanak tarihinde tahrifat yapıldığı ek raporda bu hususta herhangi bir irdeleme dahi yapılmadığı ve asıl rapordaki tespit ve hesaplama aynen tekrar edildiğini belirterek birleşen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/386 E. sayılı dosyasının bozulmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete ne faturadan kaynaklı ne de bonodan kaynaklı borcu bulunmadığını, bu durumun cevap dilekçesinin ekinde sunulu iade, fiyat farkı ve stok düşümü faturaları ile sabit olduğunu, "iadelere ilişkin tutanak asılları" dikkatle incelendiğinde davacı şirketin iddialarının aksine iadelerin bizzat kendi çalışanları tarafından alındığını, bu iadelere ilişkin tutanakların da bizzat davacı şirketin çalışanları tarafından imzalandığını,

jandarma kriminal raporunda el yazılarının bizzat davacı şirketinin çalışanları eli ürünü olduğu ve yine imzaların da bizzat bu çalışanlara ait imzalar olduğu belirtildiğini, Mahkemece bu iade tutanakları dikkate alınmadan hukuka aykırı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, jandarma kriminal raporunda iade bedellerine ilişkin tutanaklarda bir tahrifattan bahsedilmişse de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/53305 K. sayılı kararında jandarma kriminal raporunda yapıldığı iddia edilenin aksine hiçbir tahrifat yapılmadığının ortaya konulduğunu,

17.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının bakiye cari hesap alacağının 18.525,84 TL olabileceği mütalaa edildiğini, müvekkilinin itirazları değerlendirilmeden bakiye cari hesap alacağı hukuka aykırı şekilde doğrudan 59.970,16 TL olarak kabul edildiğini, onanarak kesinleşmiş bir Mahkeme hükmüyle müvekkiline ait olmayan bono bedelinin, davacı şirketin cari hesap alacağına eklenmesi suretiyle Mahkemece kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacının sözde bakiye cari hesap alacağına bir de müvekkili tarafından tanzim edilmediği kesinleşmiş Mahkeme hükmü ile sabit sözde bir bono bedelinin alacak olarak eklendiğini,

birleşen Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/92 E. sayılı davasının kesin hükmün varlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tarafları ve konusu aynı yeni bir dava açıp ilkiyle birleştirilmesini talep edildiğini, davanın bu nedenle hem hukuki menfaat yokluğu hem de derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, birleşen davanın dava tarihi itibari ile zaten davacının uhdesinde bulunması sebebiyle de davanın dava şartı olan hukuki menfaat yokluğundan da ayrıca reddi gerektiğini, birleşen davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazı nedeniyle de esasa girilmeksizin reddi gerektiğini,

müvekkilinin tacir olmadığını taraflardan birinin tacir olmaması halinde ise tacir olan tarafın ticari defterlerinin kendi lehine delil olmasının mümkün olmadığını, nitekim 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 222 nci maddesinin gereğince ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için davanın her iki tarafının da tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan ticari bir davanın bulunması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediği halde, Mahkemece haksız olarak faiz başlangıç tarihi belirlendiğini, Mahkemece müvekkili aleyhine hükmedilen faiz oranı ve türü de hukuka aykırı olduğunu,

tarifeyi aşacak şekilde müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, birleştirme kararlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek birleşen davaların bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava bono nedeniyle ödenen bedelin istirdatı istemine, birleşen davalar alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davalarda davalı ...'e yükletilmesine,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacı şirkete iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1864, K. 2023/3610, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen Karar
  7. B. Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1864
Karar No
2023/3610
Tarih
8 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1867 K.2023/7335
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/1870 K.2023/5048
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1872 K.2023/2408
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1872 K.2023/7403
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1873 K.2023/2262
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/1873 K.2023/7017

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.