KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/187 E., 2023/786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki şirket genel müdürünün sorumluluğu davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Turban Turizm A.Ş. işletmelerinden Kuşadası Marina İşletmesinde inşa ettirilecek akaryakıt istasyonu ve müştemilatı ile ilgili olarak yapılan ihaleyi alan dava dışı Serdar İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yap-işlet-devret modeliyle akdedilen 05.08.1993 tarihli sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedildiğini, bunun üzerine dava dışı Serdar İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının 27.03.1997 tarihli karar ile davacı aleyhine sonuçlandığını, sözleşmenin feshinde davacının kusurlu bulunarak davacının tazminatla sorumlu tutulmasına karar verildiğini,
bu şekilde davacının adı geçen şirkete 8.895.023.913,00 TL (eski TL) ödeme yaptığını, davacının uğradığı bu zarardan genel müdür ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in Turizm Bakanlığından gerekli izinler alınmaksızın sözleşmenin imzalanması nedeniyle kusurlu ve bu nedenle davacı şirketin ödediği tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek davacının gerçekleşen 8.895.023.913,00 TL (eski TL) zararının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davalının kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 25.12.2012 tarih, 2011/513 E. ve 2012/458 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.12.2014 tarih, 2014/11917 E. ve 2014/20323 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacıya Turban Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığının sorulmalı, varsa ibraz ettirilmesi, eğer böyle bir karar yoksa Sümer Holding A.Ş'nin tabi olduğu hükümler çerçevesinde yetkili organlarınca alınacak karar ile belirtilen eksikliğin tamamlanması için münasip bir mehil vererek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair zamanaşımına ilişkin hükümleri tartışılmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.04.2018 tarih, 2016/93 E. ve 2018/310 K. sayılı kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında Kuşadası Marina'da yapılacak akaryakıt istasyonu ve müştemilatı işinin yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına ilişkin sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız yere feshedilmesi üzerine dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine açılan dava sonunda ödemek zorunda kalınan 8.305.503.913,00 eski TL tazminatın 12.03.1998 tarihinde ve 589.200.000,00 eski TL tazminatın 13.03.1998 tarihinde ödenerek toplamda 8.894.703.913,00 eski TL kurum zararının oluştuğu;
zarararın gerçekleşmesinde bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dönemin genel müdürü davalı ...'in %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.671,03 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/3845 E. ve 2019/5681 K. sayılı kararıyla sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi gözönüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği,
buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihin de davacı şirketin teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen raporun şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık zamanaşımı başlangıcının 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulması nedeniyle bozma lehine olan taraf yönünden usulü müktesep hak doğacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde görüldüğü dönemdeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2008 tarih, 2008/1330 E. ve 2008/4316 K. sayılı ilamında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/9-328 E. ve 2010/370 K. sayılı ilamında zarar görenin tüzel kişi olması durumunda zamanaşımının tüzel kişinin dava açmaya yetkili organının zararı öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, buna göre zararın 31.10.2000 tarihli teftiş raporu ile ortaya çıktığı ve 08.11.2000 tarihli genel müdür oluruyla zarardan haberdar olunduğunun sabit olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını,
mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde zararın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıllık sürenin başladığının ifade edildiğini, zararın gerçekleştiği tarihin ödeme tarihleri olduğunu, dava dışı 3 üncü kişiye ödemelerin 12.03.1998-13.03.1998 tarihleri olduğunu, bu ödemelerle zararın somutlaştığını, 3 üncü şahıs tarafından açılan dava somutlaşmadan, zarar tam ve kesin olarak bilinmeden zamanaşımının işletilmeye başlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket genel müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/187, K. 2023/786, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama