İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1966 K.2023/5726

Taraflar arasındaki hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1966Karar2023/5726Tarih10 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.487 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/1966 E., 2023/5726 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ekim 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/616 Esas, 2021/2172 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/72 E., 2018/272 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.487 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularını esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) hükümlerine göre marka olma kriterlerine uymayan "..." markasını ve 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) hükümlerine göre yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan "..." tasarımlarını tescil ettirdiğini, bu haksız tescillerden dolayı müvekkili firma aleyhine tespit yaptırarak tazminat davası açtığını, davalı adına tescilli ...,

... ve .... ibareli markaların 556 sayılı KHK'nın 5 inci maddesindeki marka olma şartlarını taşamadığını ve 7 nci maddesinin e ve d bentlerinde belirtilen mutlak ret sebepleri kapsamına girdiğini ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın 554 sayılı KHK'nın 5, 6 ve 7 nci maddelerindeki şartları taşımadığından hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescil ettirdiği "..." ve diğer tüm markaları kendisinin yaratarak piyasaya tanıttığı markalar olup davacı tarafın tecavüzünü meşrulaştırmak için hükümsüzlük talepli dava açtığını, müvekkilinin markasına yönelik tecavüze ilişkin tespitler ve suç duyurusu yapıldığını, tedbir kararları verildiğini ve yargılamaların devam ettiğini, sunulacak deliller ile müvekkilinin markaları ilk yaratan kişi olduğunu ve buna yönelik piyasada tanınırlığını ispat edeceklerini, endüstriyel tasarım yönünden ilk defa müvekkili tarafından kullanıldığını yenilik vasfını haiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalı tarafa ait markalar ..., sanal tül, örümcek tül olarak tescil edilmiş olup tekstil sektöründe bunların tül cinsi ürünlerin bir çeşit olarak algılandığı marka olarak algılanmadığı sektörde bilinen herkesin kullandığı ürün türlerine ilişkin olup ayırt edici vasıf ve özellikte bulunmadıklarından ortalama tüketici nezdinde de bunların bir ürün çeşidi olarak algılanma ihtimali söz konusu olup 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi kapsamında marka ayırt ediciliği taşımadığı, söz konusu ifadelerin marka olarak tescili mutlak red nedeni sayıldığı,

dava konusu tasarımın niteliği dikkate alındığında daha önce kamuya sunulduğu ve yenilik, ayırt edicilik vasfı taşımadığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davaya konu 2012/45925 "..." , 2012/45946 "...", 2012/45912 "örümcek tül" markalarının hükümsüzlüğüne, terkinine, 2013/03184 tasarıma yönelik hükümsüzlük ispat edilemediğinden bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu “kuşak” tasarımlarının yenilik, ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığını, tasarımda kullanılan yazı karakterinin özgün bir karakter olmayıp, ...isimli yazı fontu olduğunu, fontun tasarımının 1995 yılında ...n isimli şahıs tarafından tasarlandığını, tasarımda kullanılan şeritli kuşak tasarımının ise yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmayan ve piyasada ..., ..., ...,... isimleriyle adlandırılan ürünler için oluşturulan sektörel çizimlerden alıntı olup, davalının özgün tasarımı olmadığını, www.shutterstock.com benzeri tasarım,

fotoğraf depolayan ve abonelik usulüyle satılan sitelerden tasarımcılar veya matbaacılar tarafından alınıp kullanıldığını, yenilik özelliğine sahip tasarımlar olmadığını, dilekçeye eklenen görsellerin tümünün dava konusu tasarımların tescil tarihinden önce web sitelerine yüklendiğinin Google arama motorunda yapılan sorgulamadan anlaşıldığını, dava konusu tasarım ile örneklerde verilen ve ambalajlamada kullanılan tasarımların şerit sayıları ve şeritler arasındaki mesafelerin aynı olduğunu, www.shutterstock.com isimli tasarım deposunda bu örneklere benzer binlerce tasarım bulunduğunu, 2-3 ABD doları fiyatlarla kullanıcılara satıldığını,

dava konu tasarımlarla dosyaya sundukları şerit etiket tasarımları arasındaki benzerliklerin ayniyet derecesinde olduğunu, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, yapılan açıklamaların 02 ve 03 numaralı kuşak tasarımlar için de geçerli olduğunu belirterek kararın tasarımlar ile ilgili bölümünün kaldırılmasını ve tasarımların yenilik, ayırt edicilik özelliği bulunmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili açısından tam bir başarı hikayesi olduğunu, uzun uğraşlar sonucu 2008 yılında piyasada tek bir benzeri dahi bulunmayan bir tül modelini üretmeyi başardığını, tülün tasarımının da müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili tarafından üretilip satılana kadar sektörde ... isimli bir tanımlamanın asla söz konusu olmadığını, tescilden önceki gerçek hak sahipliğine yönelik sundukları belgelerin incelenmediğini, 2011 yılında Türkiye’de ilk defa bir başka tülün üretimini gerçekleştirdiğini,

ortaya çıkan ürünün adeta bir örümcek ağını andırdığından bu tül için de Örümcek Tül markasının oluşturularak tescil işlemlerini yaptığını, örümcek tülü ilk olarak müvekkilinin üreterek bu ismi kullandığını, bilirkişi raporları ve değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kök rapora itirazlarının ek raporda değerlendirilmediğini, bilirkişilerin ibarelerin internet çıktılarını tarihleri ile tespit ettirmeye çalışmışlarsa da hatalar yaptıklarını, müvekkilinin perakende mal satmadığı,

sadece toptancılara mal sattığı, hedef müşteri kitlesinin nihai tüketici değil gelinlik tül toptancıları olduğunun göz ardı edildiğini, müvekkiline ait markalı ürünlerin piyasaya arz edildiği tarihleri tevsik eden 2008 tarihli sevk irsaliyesinin doğru değerlendirilmediği için hataya düşüldüğünü, bu sevk irsaliyesi değerlendirilmeden 2012 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, birçok tekstil firmasının ... ve ...'ün müvekkiline ait olduğunu ve 2009 yılından beri toptancılığını yaptığını beyan ettiklerini,

bilirkişi raporunda markanın bir çok yerde yer aldığına ilişkin bir sonuçtan yola çıkarak markanın bir ürün ismi/jenerik olduğu değerlendirmesinin ise vahamet oluşturduğunu, çıkan sonucun markanın jenerik olduğunu değil, markanın tanınmış olduğunu gösterdiğini, firmalardan aldıkları yazıların bazılarının ekinde irsaliye ve sipariş formları bulunmasına rağmen bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, beyanların sadece dava konusu ibarelerin İpek Tül firması tarafından kullanıldığını bildirmeye ilişkin yazılı beyanlar olduğunu raporda açıkladıklarını, itirazları yönünden yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmişse de,

tekstil teknolojisinden anlayan bir makine mühendisi bilirkişi görevlendirilmesi taleplerinin kabul görmediğini, bilirkişilerden Prof.Dr. ...’in teknik açıdan hiç yorumuna dahi rastlanılmayan söz konusu rapora da itiraz edildiğini, sundukları belgelerin ve itirazlarının değerlendirilmemesi nedeniyle bu rapora da itiraz ettiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ve "..." markalarının tescilden önce de davacı tarafça kullanıldığını ispatlamaya yeterli olmayıp, incelenen internet sitesi görselleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı markalarının tescilinden önce ürünün niteliğini, cinsini, vasfını belirten ibare olarak kullanıldığı,

bilirkişi raporlarında, dava dilekçesinde belirtilen internet sitelerinde inceleme yapıldığı ve örümcek tül ibaresinin tescilden önce kullanıldığını gösterir arşiv kayıtlarına ulaşılamadığı beyan edilmişse de, tekstil mühendisi bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetlerinin "Örümcek Tül" ibaresinin " uniform olmayan gözenek ve yüzey yapısına sahip ince tül olduğu ve tekstil sektöründe çok çeşidi bulunduğunun" beyan edildiği anlaşılmakla, cins ve vasıf bildirdiği, marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğu,

kimsenin tekeline bırakılamayacağı, davalı tarafça markanın tescil tarihinden önce kullanıldığı ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazandığının ispatlanamadığı, bu nedenle mahkemece davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, hükümsüzlüğü istenen davalının çoklu tasarım tescil belgesi ile üç ayrı kuşak tasarımının tescilli olduğu, bilirkişi raporlarından davacı tarafça yenilik giderici delil olarak sunulan internet sitesindeki tasarımların incelendiği, kuşak tasarımının;

tekstil sektöründe ürünlerde sağlamlığı artırmak, ürünleri bir arada tutmak veya süsleme amacıyla kullanıldığının, kuşak tasarımında kullanılan bileşenlerin temel olarak; kuşak genişliği, şerit sayısı, şerit mesafesi, yazı tipi, fontu, büyüklüğü ve renkleri olduğunu, tasarımcının fazla bir seçenek özgürlüğü bulunmadığı dikkate alındığında davaya konu 2013/03184 tescil numaralı endüstriyel tasarımda kullanılmış olan renkler, şerit mesafeleri, yazı tipi ve boyutu ve bunların bir araya getiriliş şekliyle genel görünümde farklılık sağladığını beyan ettikleri anlaşılmakla,

davacı tarafça davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığının ispatlanamadığı, tasarım hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince de incelenmediğini, istinaf taleplerinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuş, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka ve tasarımın tescillerinin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK' nın 5 ve 7 nci maddeleri.

3.554 sayılı KHK' nın 5,6 ve 7 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1966, K. 2023/5726, 10 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1966
Karar No
2023/5726
Tarih
10 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1967 K.2023/10661
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1969 K.2023/5701
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1971 K.2023/6026
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1974 K.2023/5708
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1976 K.2023/5895
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1977 K.2023/6083

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.