İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2002 K.2022/3160

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.06.2018 tarih ve 2014/435 E. - 2018/539 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2022/2002Karar2022/3160Tarih19 Nisan 2022Okuma7 dk · 1.308 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/2002 E., 2022/3160 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.308 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.06.2018 tarih ve 2014/435 E. - 2018/539 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.06.2020 tarih ve 2018/2084 E. - 2020/496 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, davacı şirketin acentesi olan davalıdan 31/09/2009 tarihi itibariyle 558.885,16 TL alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için Ankara 15. İcra Müdürlüğü' nün 2010/1345 Esas sayılı takip dosyasından takibe geçildiğini, borçlunun haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, taraflar arasında 29/06/2005 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, davacının 27/08/2009 tarihli yazı ile acentelik faaliyetlerinden doğan 96.327,35 TL vadesi geçmiş, 43.136,26 TL de vadesi gelen borcun bulunduğunu ve ödenmesini istediğini, 07/09/2009 tarihli yazı ile de acenteliğin kapatılmasına karar verildiğinin bildirildiğini,...

18. Noterliği'nin 24/09/2009 tarih ve 19611 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini, davalının Ankara 20. Noterliğinin 09/10/2009 tarih ve 17668 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle borç mutabakatının sağlanması durumunda ödeme yapılabileceğini bildirdiğini, yine davacı tarafından ...

9. Noterliğinin 11/12/2009 tarih ve 410329 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle 31/09/2009 tarihi itibariyle 558.885,16 TL borcun ödenmesi aksi takdirde ipoteklerin paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, yine davalının Ankara 20. Noterliğinin 17/12/2009 tarih ve 22484 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle borç mutabakatının bulunmadığını ve alacak borç ilişkisinin kesinleşmediğini ihtar ettiğini, davalının acentelik sözleşmesinin feshini sigortalılara bildirerek ödemelerin davacı şirkete yapılmasını sağladığını,

bu ödemelerin davalının hesabından düşüldüğünün kendilerine iletilmediğini belirterek davanın reddi ile %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davacı şirketin acentesi olan dava dışı Asya Sigorta Ara Hiz. Ltd.

Şti.'nden 31/09/2009 tarihi itibariyle 558.885,16 TL alacağı bulunduğunu ve bu alacağın tahsili için adı geçen şirket hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğü' nün 2010/1345 Esas sayılı takip dosyasından takibe geçildiğini, itiraz edilmesi nedeniyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/208 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davalı borçlunun taşınmazı üzerine dava dışı Asya Sigorta Ara Hiz. Ltd.

Şti.'nin doğabilecek borçlarından dolayı 75.000,00 TL'ye kadar ipotek tesis edildiğini, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10148 sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, borçlunun haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile % 40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava yönünden davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda takip tarihi itibariyle davalının 259.771,08 TL borcu bulunduğu, raporun yerinde görüldüğü, ipotek bedellerinin tenzili gerektiği, ancak yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, yapılan hesaplamada takip tarihi itibarıyla (259.771,08 TL-110.000,00 TL=) 149.771,08 TL alacak olduğu, icra takibinde işlemiş faiz isteminde bulunulmadığı, hakim tarafından yapılan hesaplama sonucunda temerrüt tarihinin 18/12/2009 ve takip tarihinin 03/02/2010 olduğu,

18/12/2009 ilâ 21/12/2009 arasında yıllık %19 oranında (1.169,45 TL faiz tutarı), 22/12/2009 ilâ 03/02/2010 arasında yıllık %16 ( 2.823,08 TL faiz tutarı) olmak üzere toplam 3.992,53 TL temerrüt faizi hesaplandığı, buna göre asıl davanın 149.771,08 TL asıl alacak ve 3.992,53 TL işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmesi gerektiği, alacak likit olduğundan davacının icra inkâr tazminatı talebi yerinde olduğu, birleşen dava yönünden davanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,

Güneş Sigorta A.Ş. ile Asya Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şirketi arasında imzalanan 29/06/2005 tarihli Acentelik Sözleşmesinde davalı ...'un imzasının bulunmadığı, davalı dava dışı asıl borçlu Asya Sigorta Ara Hiz. Ltd.

Şti.'nin borcuna teminat veren ipotek borçlusu olduğu, davalı ...'un borçtan şahsen sorumlu olmayıp ipotek borçlusu durumunda olduğu, bu gibi hallerde asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu, fakat takip her ikisi yerine yalnızca borçlu davalı ... aleyhine yapıldığı, somut olayda mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan ve ipotek borçlusu yönünden diğer şartlar oluşsada asıl borçlu yönünden takip ve dava şartı oluşmadığından davanın dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile;

davalının, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1345 E. sayılı takip dosyasında vaki itirazının.

153.763,61 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına; asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık %16,00 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın %40'ı üzerinden hesap edilen 61.505,44 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen alacaktan, ipotekle teminat altına alınan 110.000,00 TL yönünden yapılan takip haksız ve kötüniyetli olduğundan, bu tutar alacağın %40'ı üzerinden hesap edilen 44.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

davalının fazlaya ilişkin koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, dava tarihinden sonraki tahsilatların infazda dikkate alınmasına, birleşen Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/186 E., 2012/235 K. sayılı davada asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu halde, takibin her ikisi yerine yalnızca ... aleyhine yapıldığı anlaşıldığından.

HMK m.114/(2) delaletiyle HMK m.115/(2) gereğince, dava şartı noksanlığından dolayı davanın, usulden reddine, davalının koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davalı tarafça davacının yapılan takipten ötürü kötüniyetli olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı gibi davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı, davacının yaptığı takipte kısmen haksız olmasının kötüniyetli olduğu anlamına gelmediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin %40 kötüniyet tazminatının kabulüne yönelik hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu,

bu yönüyle davacı vekilinin istinafa başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiği, davacı vekilinin birleştirilen dava ile ilgili hükme yönündeki istinafı başvurusu değerlendirildiğinde ise davalı ...'un acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borçtan dolayı şahsen sorumlu olmayıp ipotek borçlusu durumunda olduğu, asıl borçlu dava dışı şirket ile ipotek borçlusu arasında mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu,

mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunan dava dışı asıl borçlu ve ipotek borçlusu aleyhine birlikte takip ve dava açılmadığından davanın dava şartı yokluğundan davanın reddi ile reddedilen bu dava nedeniyle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının buna yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği gerekçesiyle birleştirilen dava yönünden; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl dava yönünden;

davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe ve kötüniyet tazminatı yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin esastan reddine, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2018 tarih ve 2014/435 Esas 2018/539 Karar sayılı kararının gerekçe ve kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2010/1345 Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazının 149.771,08 TL asıl alacak ve 3.992,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.763,61 TL alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,00 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

dava tarihinden sonraki tahsilatların infazda dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın %40'ı üzerinden hesap edilen 61.505,44 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları olmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.545,20 TL harcın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 19/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2002, K. 2022/3160, 19 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2002
Karar No
2022/3160
Tarih
19 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2002 K.2022/7151
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2002 K.2022/5316
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2002 K.2022/5985
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2003 K.2022/2164
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2003 K.2022/3922
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/2003 K.2022/7151

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.