İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2281 K.2023/5825

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden çıkmanın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2281Karar2023/5825Tarih12 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/2281 E., 2023/5825 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden çıkmanın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Ş'nin, 01.09.2014 tarihinde yönetim kurulu başkanının davacı ..., başkan yardımcısının davacı ... olmasına karar verildiğini, 23.11.2015 tarihinde ise Erexpo A.Ş. şirketi yönetim kurulu kararı ile ... ve ... şirket hisselerinin tamamını ortaklardan Shida Çetinkaya'ya satarak ortaklıktan çıktıklarını, aynı tarihte alınan yönetim kurulu kararı ile şirketin yeni yönetim kurulu başkanı ve şirket müdürünün Shida Çetinkaya olduğunu, bu nedenle davacıların bu tarihten itibaren şirket ile fiili olarak hiçbir bağlantısının kalmadığını,

Shida Çetinkaya yönetim kurulu başkanlığını tescil ettirmemiş olduğunu ve şu anda faal olmayan şirketi sicilden terkin ettirmediğinden davacıların yasal sorumluluklarının sürmekte olduğunu, davacıların istifalarını defalarca şirket adresine ve davalı ...

Çetinkaya'ya gönderdiklerini ancak belgelerin iade edildiğini ileri sürerek davacıların şirket yönetim kurulu başkanlığı ve başkan yardımcılığı ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiklerinin tespitini, ortaklıktan çıkmış olduklarının tespitini ve bu durumun ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...

Çetinkaya vekili cevap dilekçesinde; davanın karar tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra açıldığını, öncelikle süre yönünden davaya itiraz ettiklerini, davalı şirketin yönetimi olağan ve olağanüstü işlerin takibi ve yapılması bütün süreçte davacılar tarafından yürütüldüğünü, davalı yapılan iş ve işlemler dahli ya da bilgisi olmadığını, davacılar bu süreçte şirket hesapları üzerinde tasarruf işlemlerinde bulundukları gibi şirketi borçlandırıcı veya şirket borçlarının daha da artmasına sebebiyet veren işlemler yapmaya devam ettiklerini, bu iş ve işlemlerin sevk ve idaresinde bulunmadığını,

davacılardan ... davalı tarafından kendisine verilen vekâletname ile şirket adına iş ve işlemler yaptığını, davacılar davalının çoğunlukla yurt dışında olmasından faydalanarak sorumluluktan kurtulmak amacıyla söz konusu karardan 1 yıl sonra istifa gönderdiğini, ancak söz konusu istifanın davalıya tebliğ edilmediğini, davalı hiçbir bedel ödemeden hisse devrinin gerçekleştiğini, hisse devirlerinin hileli olduğunu, davalının bankalar nezdinde güvenirliliği olduğundan taraflar arasındaki dostluk ilişkisine güvenerek şirket hissesini devraldığını, davacılar sorumluluktan kurtulmak maksadıyla ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtıklarını,

bir kimsenin kötü niyetinin hukuki düzeni tarafından korunmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile devrin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) yürürlüğü girdiği tarihten sonra yapıldığı, davacı şirkette hisselerin devredildiği halde tescil ve ilanının yapılmadığını ileri sürdüğü,

6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesine göre esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı, başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ayrılan ortak adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği, bunun üzerine sicil müdürü şirkete iktisap edenin adının bildirilmesi için süre vereceğinin düzenlendiği,

madde hükmünden de anlaşılacağı üzere şirket tescil ve ilan yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde hissesini devreden ortak ticaret siciline başvurarak bunu gerçekleştirebileceği, 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinde davacıya da aynı başvuruyu yapıp tescil ve ilan etme hakkı tanıdığı gerekçesiyle davada hukuki yararı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğüne şirket hisselerini davalı ... Çetinkaya'ya devrettiklerini ve noter kanalı ile gönderdikleri istifanameler ile de yönetim kurulu başkan ve yardımcılığından ayrıldıklarını bildirmişlerse de bu iş ve işlemlere ilişkin tescil ve ilan talepleri, şirket ile herhangi bir ilişkilerinin bulunmaması sebebiyle reddolunduğu,

müvekkili davacılar 23.11.2015 tarihinde itibaren tek hissedarı Shida Çetinkaya olan ve fiili olarak işlemeyen Erexpo Fuarcılık A.Ş.'deki yönetim kurulu üyeliği ve yönetim kurulu başkanlığı görevlerini Shida Çetinkaya'ya ulaşılamadığı için ve Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından da pay devrine ve istifaya ilişkin bildirimlerinin tescil ve ilan edilmemesi nedeniyle görevlerini Shida Çetinkaya'ya iade edemediğini ve 6102 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında müvekkilerin yasal sorumluluklarının sürdüğü,

bu dava hukuki menfaatin varlığının kabulü gerektiği, yapılan yargılamada davalı şirkete ilişkin kayıtlar ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden dahi celp edilmediğini, eksik inceleme yapılarak hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi kapsamında uyuşmazlığa konu iş ve işlemlerin gerçekleştirilebileceği belirtilmişse de, söz konusu kanun hükmünün limited şirkete ilişkin olduğunu, uyuşmazlığa konu pay devrinin bünyesinde gerçekleştiği davalı şirketin, anonim şirket vasfını haiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anonim şirketlerde hisse devrinin tesclinin yapılmasının zorunlu olduğuna ve nasıl yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun uyarınca anonim şirket hisse devirlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesi hali kurucu bir etki yaratmadığı gibi sicil memurluğunun, talep halinde tescil işlemini yapabileceği yönetmelikte düzenlendiği, anonim şirketlerde, hisse devrinin tescilinin zorunlu olmaması nedeniyle, davacıların hissesini devrederek,

ortaklıktan ayrıldığının davalı şirkete karşı açılan davada tespiti ve tescilinin istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, davada davacıların şirket pay devri ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek ayrıldığı, davalı şirkete karşı açılan davada tespiti ve tescilinin istenmesinde, hukuki yararının bulunmadığı,

davada, anonim şirket hisse devrinin tespit ve tescili istendiği halde, İlk Derece Mahkemesince, hatalı olarak limited şirketlerde uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi gereğince, şirket müdürü tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği, bu madde hükmüne göre, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği,

bu itibarla İlk Derece Mahkemesince neticeten hukuki yarar yokluğundan bu talep hakkında red kararı verilmesi doğru olmakla birlikte, gerekçe itibari ile hatalı madde hükümüne dayanıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve Bölge Adliye Mahkemesince, müvekkillerin talebi halinde sicil memurluğunun yönetmelik uyarınca tescil işlemlerini gerçekleştirebileceği gerekçesiyle hatalı şekilde davanın reddine karar verildiğini, davalı şirkette pay ve hisseleri bulunmayan bununla birlikte yönetim kurulundaki görevlerinden de istifa eden davacıların tescil talepleri Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kabul görmediğini, davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğunu, davacıların hiçbir ilişkileri bulunmayan şirket nedeniyle sürekli ve ağır baskı altında olduğunu ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davacıların anonim şirket ortaklığından ve yönetim kurulundan ayrıldığının tespiti ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesi

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, davacıların anonim şirketin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığının tespiti ve tescili istemine ilişkindir.

İlke olarak istifa tek taraflı yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıdır ve hukuki sonuç doğurması kabule bağlı değildir. İstifa iç ilişkide sonuçlarını şirkete ulaşmakla doğurur. Dış ilişkide ise 6102 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişiler açısından istifanın etkisi tescil ve ilan olunmasına bağlıdır. Bu nedenle istifa eden yönetim kurulu üyesinin bu işlemin tescil ve ilanında hukuki yararı vardır (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 11. Baskı syf.326).

6102 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesi birinci fıkrasında, "Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir." hükmüne haiz olup, buna göre şirketin yönetim kuruluna, şirketi temsile yetkili kişilerin tescil ve ilanını sağlamak görevi verilmiştir.

Anılan maddeye dava tarihinden sonra eklenen üçüncü fıkrasında ise hükmün gerekçesi ve birinci fıkrasıyla uyumlu olarak, "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicili kayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez." hükmü getirilmiştir.

Somut olayda 23.11.2015 tarihli yönetim kurulu kararıyla, yapılacak ilk genel kurula kadar yeni yönetim kurulu başkanı ve şirket müdürü belirlendiği, davacılardan ..., yönetim kurulu başkan yardımcılığından istifa ettiğine ilişkin beyanını muhtelif tarihli dilekçeleri ile belirttiği ve buna rağmen istifanın ticaret siciline kayıt ve tescilini sağlayamadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, şirketi temsile yetkili kişilerin tespitinde şirketin ticaret sicili kayıtlarının esas alınacağına yönelik Kanun hükmü gereği olarak davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2281, K. 2023/5825, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2281
Karar No
2023/5825
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2282 K.2023/6192
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2283 K.2023/6014
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2284 K.2023/5946
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2285 K.2023/5885
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2287 K.2023/3496
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2289 K.2023/3101

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.