İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2482 K.2023/6229

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/2482Karar2023/6229Tarih26 Ekim 2023Okuma5 dk · 913 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/2482 E., 2023/6229 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Hüküm
Kabul
İlk derece mahkemesi
Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/141 E., 2019/311 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

913 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile müvekkilinin erkek kardeşi ... arasında 2015 yılında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, bankanın o dönemdeki Trakya Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Temelatan'ın telkini ile müvekkilinin 06.02.2015 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeye kefil olduğunu, ancak sözleşmede kefil olunan azami miktara ilişkin yazının müvekkili tarafından el yazısı ile yazılmadığını, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçirli olmadığını, müvekkilinin geçersiz bir sözleşme doğrultusunda borçlu olma tehdidi ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek 06.02.2015 tarihli kefalet sözleşmesinin müvekkili yönünden iptali ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı ...'ın davalı banka nezdinde kullandığı genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak dahil olduğu, dava dışı ...'ın davacının kardeşi olduğu, sözleşmenin 06.02.2015 tarihinde imzalandığı ve kredinin kullanıldığı, dava tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının işbu davada sorumlu olduğu miktarı el yazısı ile belirtmediğinden bahisle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu bu nedenle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacının imza ve diğer yazıları inkar etmediği,

kredi kullanılırken davalı banka nezdinde güven uyandırıp kredinin kullanılmasını sağladıktan sonra azami miktara yönelik inkarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve hukuk düzeni tarafından korunmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi gerekçenin yetersiz olduğu gibi usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesindeki azami miktarın müvekkilince yazılmadığını, bu miktarın müvekkilinin eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumunun (ATK) 01.01.2019 tarihli raporunda belirlendiğini ve müvekkilince suç duyurusunda bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinde kefalet için azami miktarın kefilin el yazısıyla yazılmasının geçerlilik şartı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin bankanın müdür yardımcısının telkini ile kefalet sözleşmesini imzaladığını, ancak kefil olunan azami tutarın yazılmadığını,

müvekkilinin hakkını kötüye kullanmadığını, hukuk düzenince emredici kanun hükümlerinin korunması gerektiğini ve sonradan azami miktarın yazılarak sahtecilik fiili işlendiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaydaki kefalet sözleşmesinde, kefilin sorumlu olduğu miktarın rakam ve yazıyla yazıldığı, ancak bu rakam ve yazının kefilin eli ürünü olmadığı, 700.000,00 TL rakam ve yazısının kefilin elinin ürünü olmadığının ATK raporu ile tespit edildiği, kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın, kefilin el yazısıyla yazılması kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı olup, bu şarta aykırı olarak düzenlenen sözleşme ile kefilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı,

kanundaki emredici kurala aykırı düzenlenen sözleşme karşısında menfi tespit talebinin ileri sürülmesi için bir sürenin öngörülmediği, davacının geçersiz kefalet nedeniyle kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kullanılan kredilerden haberdar olmaması, hissedarı olduğu taşınmazı müvekkil Banka lehinde ipotek verildiği de göz önünde bulundurulduğunda hayatın olağan akışına aykırı olacağını, hissedarı olduğu taşınmazı ipotek veren bir kimsenin daha sonrasında kefaletinin kanuni şartlara uymadığını iddia etmesinin tamamıyla kanunu kötüye kullanma çabası olduğunu, imzaya itiraz etmeyen davacının kredisini kapattıktan yıllar sonra kefillik şartlarının oluşmadığına dair dava açmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağını,

dava konusu kredinin zamanında ödendiğini ve herhangi bir şekilde kefile müracaat edilmediğini, bahse konu kefalet sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu, her iki tarafın da sözleşmenin gereğini ifa ettiğini, kredi sözleşmesi ortadan kalktıktan sonra kefaletin geçersizliğine yönelik açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, davada çıkan sonucun hiçbir şekilde davacıya olumlu veyahut da olumsuz etkisi olmayacağını, davanın müvekkil aleyhine sonuçlanması halinde hukuken anlamı olmayan bir kefalet hükmüne yönelik vekalet ücreti ödeneceğini, menfi tespit davalarının özünde borcun olmadığına ilişkin bir dava olduğunu,

huzurdaki davada dava tarihinde muaccel olmuş bir borç söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2482, K. 2023/6229, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2482
Karar No
2023/6229
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2482 K.2023/3182
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/2484 K.2023/8839
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2484 K.2023/6184
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/2485 K.2023/5004
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2485 K.2023/6107
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/2486 K.2023/6020

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.