İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/288 K.2023/3779

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/288Karar2023/3779Tarih14 Haziran 2023Okuma5 dk · 1.048 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/288 E., 2023/3779 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2023
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/396 Esas, 2021/2043 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2018/740 E., 2020/856 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.048 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalının almış olduğu krediye müteselsilen kefil olduğunu ancak davalı şirkete el konulduğunu ve kayyum atandığını, Olağanüstü Halin (OHAL) sona erdiğini, davalının şirket ortağı olduğu iştiraklerin satışından ciddi gelirler elde ettiğini, 678 sayılı OHAL Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (678 sayılı KHK) 37 nci maddesinde öncelikle kefillere gideceği yazdığını, ancak davalı vekilinin bu öncelik olarak değil borcun tamamen kefillerce ödeneceği ve kefillerin ödemelerini rücu edemeyeceği, kefilin asil yerine geçeceği olarak anladığını,

buradaki amacın kayyum atanan şirketlerin mali yönden sıkıntıya düşmemesi için kefiller tarafından borcun ödenmesi olduğunu, davacının, 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesi gereği kefil olduğu borcu ödediğini, ancak davalının bu borcu kabul etmediğini belirterek davanın kabulü ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesine dayandığını, her ne kadar olağanüstü hal kalkmış olsa bile olağanüstünde çıkan KHK'ların kanunlaştığını, yani tüm OHAL KHK'ları kanun hükmünü aldığını, bu 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan ve dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olarak ortak ve/veya bunlara bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edebileceğini düzenlediğini,

bu kanun maddesinin TMSF tarafından işletilen şirketlerinin mali olarak zor durumda kalmaması amacıyla düzenlendiğini, bu kanun maddesinde her ne kadar öncelikle kefile başvurmayı zorunlu kıldığını, bu madde kefil borcu ödemesi durumunda TMSF tarafından işletildiği sürece kefilin rücu hakkını düzenlemediğini, her ne kadar davacının, davalının borcunu ödediğini iddia etmiş olsa bile buna ilişkin bir ödeme belgesi ve dosya borcunu hangi miktar üzerinde kapattığına ilişkin bir belge ve bilgi dava dilekçesinde bulunmadığını,

davalı şirket tarafından yapılan itirazın borcun esası hakkında yapılan bir itiraz olmadığını sadece ödeme yönüyle kefilin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğinden davacının ödemiş olduğu miktarın likit olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMSF' nin kayyum olarak atandığı şirketlerin, müşterek müteselsil borçluluğu kapsayan kefaletler dahil, kefil olduğu borçlarda kayyumluğun devamı süresince borcun öncelikle asıl alacaklıdan ya da diğer kefillerden tahsili yoluna gidileceğinin hüküm altına alındığı, 678 sayılı KHK nın 37 nci maddesinin açıkça TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler aleyhine takip yasağı düzenlemesi getirmediği, borçların tahsilinde izlenecek yolu belirlediği, kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı genel haciz yoluyla başlatılan takipte davacının kefil olduğu borcu ödediği,

kefalet sözleşmesinin genel hükmü uyarınca kefillin ödediği borç oranında alacaklının haklarına halef olduğu, davalı şirketin hak, borç, dava veya takiplerinin devralınmadığı gibi şirketin şirket tüzel kişiliğinin hak ve alacaklara sahip olup borç yükümlülüklerden sorumlu bulunduğu, davalının 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesine istinaden yapmış olduğu itirazın hukuken kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesiyle davalı hakkında yapılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 52.021,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinin (c) bendi uyarınca itirazın iptali istemli dava açıldığı, ancak itirazın bu kapsamda olmadığını, bu takip yoluna yönelik ve takip yapılamayacağına dair bir itiraz olduğunu, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu, davacı alacaklı tarafından icra mahkemesince öne sürülen iddialar icra müdürlüğü işlemini şikayet işlemine konu olacağından işbu davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirket hakkında takip yapılmasına engel bir hal bulunmadığından, ayrıca denetlemeye elverişli, gerekçeleri yeterli ve doyurucu, dosya kapsamı delillere uygun bilirkişi raporuna göre davacının kefaleti nedeniyle toplam 260.105,00 TL'yi ödediği, davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabul edildiği; davalının itirazının haksızlığına karar verilip alacağın likit olması da dikkate alındığında icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itirazın 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesine dayandığını, TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan ve dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olarak ortak ve/veya bunlara bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edebileceği düzenlendiğinden kayyımlık kararının devamı süresince rücu talebinde bulunulamayacağını, yapılan itirazın borcun esası hakkında yapılan bir itiraz olmadığını sadece ödeme yönüyle kefilin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davacı kefil tarafından bu hususta takip yapılamayacağını,

alacağın likit olmadığını ve kötü niyetli olmadıklarından aleyhlerine tazminata hükmedilemeyeceğini, faiz ve faiz oranı nedeniyle yapılan hesabın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/288, K. 2023/3779, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/288
Karar No
2023/3779
Tarih
14 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/290 K.2023/3716
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/291 K.2023/3946
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/293 K.2023/3438
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/294 K.2023/3890
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/295 K.2023/7305
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/296 K.2023/3703

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.