İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3223 K.2023/7100

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/3223Karar2023/7100Tarih6 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/3223 E., 2023/7100 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/278 Esas, 2022/480 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/741 E., 2016/649 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 1.286.000 adet hissenin karşılığı olan 12.860,00 TL sermayeye sahip hissedarı olduğunu, dava konusu genel kurul kararlarının her birinin oylamasından sonra müvekkilinin iptal davasının ... olan muhalefet bildiriminde bulunma ve bunu tutanağa aktarma olgusunu yerine getirmiş bulunduğunu, 2009 ve 2010 faaliyet yılına ilişkin 31.12.2009, 31.12.2010 İşletme Ayrıntılı Bilançoları ile 01.01.2009-31.12.2009 ve 01.01.2010-31.12.2010 dönemlerine ilişkin işletme ayrıntılı gelir tabloları gerçeği yansıtmadığından,

Bilanço ve Gelir/Gider hesaplarının onayına ilişkin 4 nolu genel kurul kararının yasa ve sözleşme ile dürüstlük kurallarına aykırı nitelikte olduğunu, aynı nedenle çoğunluğun bilanço onayı ve buna bağlı olarak oluşturduğu yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrası, yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin seçimine ilişkin 5 ve 7 nolu kararların da yasa ve ana sözleşme ile dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, sermaye artırımına ilişkin olarak çoğunlukla alınan 9 nolu genel kurul kararının da iptalinin gerektiğini, şirketin nakit sermaye gereksiniminin bulunmadığını,

her ne kadar sermaye yedeklerinin nereden oluştuğu belli olmamasına karşın olağanüstü yedeklerden artırılan 600.000,00 TL dışındaki nakdi sermaye artırımının ortaklığın sermaye ihtiyacından çok azınlık pay sahiplerini zarara uğratma amacına yönelik alındığını ileri sürerek davalı şirketin 14.03.2011 tarihinde yapılan 2009 ve 2010 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 (yönetim kurulu üyesi ... ... ve ... ... ile denetçi ... ...’nun ibrası dışında), 7 ve 9 nolu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılıkları nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin İşletme Ayrıntılı Bilançoları ve İşletme Ayrıntılı Gelir tablolarının gerçeği yansıttığını ve şirketi zarara uğratan herhangi bir işlemin söz konusu olmadığını, davacının gerçeği yansıtmadığı iddiasına dair somut bir gerekçe sunmadığını, sadece tablolardan bazı rakamları alarak bunların şirketi zarara uğratan işlemler olduğu soyut iddiasını öne sürdüğünü, davacının bu işlemlerin şirketi nasıl ve ne şekilde zarara uğrattığını somutlaştıramadığını,

müvekkili şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin şirketin işleyişi için zorunlu olan kararları almakta ve tamamen yasa ve usule uygun davrandıklarını, davacının bir kısım yönetici ve denetçilerin ibrasında olumlu oy kullandığını, ancak bu ayrım için haklı sebepleri bulunmadığını, davacı taleplerinin şirketin faaliyetini engel olmaya yönelik olduğunu, davacı yanın nakdi sermaye artırımına ilişkin olarak alınmış 9 nolu karara yönelik iddiaların da dayanaktan yoksun olduğunu, sermaye artırımının bir bölümünün olağanüstü yedeklerden karşılanmış olduğunu,

karşılığında davacıların da içinde bulunduğu ortaklara bedelsiz hisse verildiğini, öte yandan genel kurulda alınan sermaye artırımında ... pay alma hakkı davacılardan ve diğer ortaklardan esirgenmediğine göre pay sahiplerine eşit işlem ilkesinin ihlal edildiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın azınlık haklarını belirli amaçlara ulaşmak için şirket aleyhine kullandığını, davacının müvekkili şirketin işleyişini güçleştirmek ve haksız amacına ulaşmak için dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defter ve bilançolarında, bilanço ve eklerinin davalı şirketin ... durumunu yansıtmadığı yönünde her hangi bir kanıt sunulmadığı gibi dosya içeriğinde de böyle bir hususun varlığı tespit edilemediği, bunun sonucu olarak da, dava konusu genel kurulda alınan 2009-2010 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir/gider hesaplarının oylanmasına ilişkin 4 numaralı kararda yasaya, ana sözleşmeye ya da iyi niyet kuralına aykırılık bulunmadığı,

esasen davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçisinin seçimine ilişkin 5 ve 7 numaralı kararların iptal sebepleri ve 2 numaralı bilanço ve eklerinin oylanmasına ilişkin kararla bağlandırılarak iptali istenmiş olduğu kanaati hasıl olduğundan, 5 ve 7 numaralı kararlar açısından da her hangi bir kanuna ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle bu maddelerin iptaline yönelik talebin reddine, dava konusu genel kurulda alınan sermaye arttırımına ilişkin 9 numaralı kararda ise;

sermaye arttırımının, sermaye ihtiyacından kaynaklandığının somut deliller ile ispat edilmesi gerekirken davalı tarafından bu denli yüksek miktarla sermaye arttırımı yapısının gerekçelerini somut deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan 9 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olmadığını, 10.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda yer ... tespit ve değerlendirmelerin Vergi Usul Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, ve 1 seri no.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ndeki dönemsellik kavramı ve ilkesine aykırı düşmekte olduğunu, dava konusu 2009 ve 2010 yılı faaliyet yılına ilişkin gelir gider hesapları, mali tablolar ve bilanço kapsamlı değerlendirilmediği gibi, bilançoda ve gelir/gider tablolarında işaret ettikleri rakamların alt hesapları ve detayları incelenmeden görüş ve tespitler bulunulduğunu,

bilirkişi raporunda itirazlarına konu rakamların nasıl oluştuğu konusunda hiçbir inceleme yapılmadığını ve bilançoda gözüken rakamlarının alt hesapları ve detaylarının incelenmediğini, 2008 yılı bilançosuna ilişkin yapılan iş ve işlemler ile ilgili mali tabloların gerçeği yansıtmadığı hususunun mahkeme kararları ile kesinleşmiş olması,

buna bağlı 2009 ve 2010 yılı bilançolarının kesinleşen mahkeme kararlarına konu kayıtlar nedeniyle devamlılık ilkesi uyarınca şirketin ... durumunu yansıtmadığının ikinci ek bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, bu tespit karşısında dava konusu edilen davalı şirketin 14.11.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 7 nolu kararlarının da iptalinin gerektiğini belirterek hükmün reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sermaye artırımının zorunluluğunun ve gerekçelerinin somut delillerle ispatlandığını, şöyle ki, 2009-2010 yıllarına ait Mali Tablolarda Sermaye Yedekleri Hesabındaki 50.000.000 TL’nin müvekkili şirketin dava dışı T Medya Yatırım San. ve Tic.

A.Ş.’ne (T Medya) olan borcundan kaynaklanmakta olduğunu, dava dışı T Medya’nın %93,9 pay ile ortak olduğu müvekkilinin davalı şirketten 50.000.000 TL alacağı bulunmakta olduğunu ve bu borcun davalı tarafından nakden veya başka bir şekilde ödenmesinin mümkün olamadığını, T Medya’nın alacağını nakden tahsil etmekten vazgeçerek bu tutarı borçlu davalı şirketin sermayesine ilave edilmesine ... gösterdiğini, böylelikle 50.000.000 TL tutarındaki borç davalının bilançosunda borçlardan çıkarılarak Sermaye Yedekleri hesabına alındığını,

eğer sermaye artışı gerçekleştirilmez ise bu tutarın (50.000.000 TL) sermaye yedekleri hesabından çıkarılarak Borçlar hesabına alınması gerekeceğini, ki bu durumda davalı şirketin 2009 ve 2010 yılları ...

Sermayesinin negatif olacağını, yani borca batık hale geleceğini, 50.000.000 TL tutarındaki alacağın sadece bir kısmının sermayeye ilave edilmesinin de çözüm olmayacağını, çünkü müvekkilinin sermaye artışında kullanılmayan geri kalan borcu ödeme imkanının da bulunmadığını, söz konusu borcun gittikçe daha da büyüyeceğini ve davalı şirket tarafından ödenmesi mümkün olamayacak boyutlara ulaşacağını, yapılan bu sermaye artışı ile hem davalı şirket hem de aralarında davacı şirketin de bulunduğu bütün şirket ortaklarının menfaatine olduğunu,

bilirkişi raporundaki T Medya’nın şirket ortağı olduğu ve karara esas borçlanma ile ilgili kayıtların sunulmadığına dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, mahkemeye sunulan 17.04.2014 tarihli dilekçe ekinde bilirkişi tarafından eksik olduğu belirtilen tüm belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, ayrıca bilirkişiler tarafından Yevmiye Defterlerine yapılan kayıtlar incelenmediğinden,

avans mahiyetinde sermaye yedekleri hesabında bulunan tutarın nakit bir tutar olmadığı ve T Medya’nın hesabına borç kaydının, buna karşılık da 539 nolu Sermaye Yedekleri Hesabına alacak kaydının yapılmış olduğunun tespit edilmediğini, bilirkişi raporunda, 2009-2010 yılı bilançolarının kesinleşen mahkeme kararlarına konu kayıtlar sebebiyle, devamlılık ilkesi uyarınca şirketin ... durumunu yansıtmadığı sonucuna varıldığını, oysa bilirkişiler sözkonusu mahkeme dosyalarını detaylı bir şekilde incelemiş olmakla, ... durumu yansıtır kayıtlardan sonra ortaya çıkacak durumu tayin ve tespit edebilecek iken,

ihtiyacın varlığına göre sermaye artışı yapılması gerekeceği şeklindeki değerlendirmelerine katılmanın mümkün olmadığını, ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere.

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının 02.10.2012 tarihinde karar çıktığını ve 02.12.2013 tarihinde Yargıtay tarafından onandığını, İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının ise 24.02.2012 tarihinde karara çıktığını ve 07.02.2014 tarihinde Yargıtay tarafından onandığını, iptali istenen sermaye artışına ilişkin genel kurulun ise 14.03.2011 tarihinde yapıldığını, bu dosyaların incelenmesi ile sermaye artışına ihtiyaç olup olmadığının tespit edilebilir durumda olduğunu, ancak bilirkişiler tarafından bu yapılmaksızın,

ilgili mahkeme kararlarına atıf yapılarak “şirketin finansal bilgi sisteminin ... durumunun ortaya konması sağlanmamıştır” denilerek sermaye artış kararının yerinde olmadığının ifade edildiğini belirterek hükmün sadece davalı şirketin 14.03.2011 tarihli genel kurulda alınan 9 nolu kararın iptaline yönelik kısmının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu 4 ve 5 nolu gündem maddeleri bakımından, davaya konu 2009 ve 2010 yılları bilanço ve gelir/gider tablolarının tasdikine ilişkin karar yönünden kesin delil mahiyetinde sayılabilecek yukarıda açıklanan mahkeme kararı ile iş bu dava dosyasına sunulan 09.02.2016 tarihli ek rapor dikkate alınarak,

davalı şirketin maddi olmayan ... varlıklarında gösterilen 41.520.000,00 TL’lik tutarın, geçmiş yıl zararlarına alınması neticesinde ... ... yapısının genel kurula sunulan 2009-2010 yılı mali tablolarda ... durumu yansıtmadığının anlaşılacağı sonucuna varılarak 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptali gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği,

bilanço ve gelir/gider tablolarının gerçeği yansıtmadığı tespit edildiğine göre, bu kararla bağlantılı olan ibra kararının da iptali gerektiği, bir kısım üyelerin ibralarında olumlu oy kullanmış ise de, söz konusu üyelerin el koyma nedeniyle TMSF tarafından atanan üyeler olduğu anlaşılmakla, bu ayrımın haklı sebebinin bulunduğu gerekçesiyle iptaline, uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesi bakımından, davalı tarafın sermaye artırımı kararına dayanak yaptığı 50.000.000,00 TL borcun varlığını ispatlayamadığı,

şirketin finansal bilgi sisteminin ... durumunun ortaya konması sağlanmadan gelinen aşama itibariyle doğru gerekçeler ile sermaye artışı kararı alındığının söylenmesinin mümkün görülmediği, şirket bilançolarının ... durumu yansıtmadığı, dolayısıyla şirketin sermaye artışına ihtiyacı olsa dahi ne tutarda ihtiyacı olduğunun anlaşılamadığı bir aşamada sermaye artışı kararı alınması yasaya ve dürüstlük kuralına uygun görülmediği gerekçesiyle mahkemenin bu kararın iptali yönünde ... olduğu kararında isabetsizlik bulunmadığı,

7 nolu gündem maddesi ile alınan karara yönelik davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 4, 5 (davacının belirttiği kişiler dışındaki) ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu 4 ve 5 nolu gündem maddeleri bakımından istinaf mahkemesince bilirkişi raporu alınmadan İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi kapsamında karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 1999 yılında yapılan hisse satış sözleşmesinde devir bilançoların gerçekliğini garanti ettikleri ve kendi döneminde doğmuş ilgili dönem bilançolarını onayladığı hesaplara dayandığından bu hususun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bir kısım yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip bir kısmının edilmemesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığın, uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesi bakımından ise istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 14.03.2011 tarihinde yapılan 2009 ve 2010 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 sayı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 ... maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3223, K. 2023/7100, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3223
Karar No
2023/7100
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3224 K.2023/7360
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/3227 K.2023/12060
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/3230 K.2023/11898
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3231 K.2023/7101
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3232 K.2023/7051
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3233 K.2023/7467

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.