İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3250 K.2023/7229

Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/3250Karar2023/7229Tarih11 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.377 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/3250 E., 2023/7229 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1967 Esas, 2022/81 Karar
Hüküm
Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/612 E., 2019/905 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.377 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın Özelleştirme Kurulunun 02.04.2004 tarih ve 2004/2 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmasının ardından ...'a ait dağıtım sisteminin 20 farklı dağıtım bölgesine ayrılarak her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir anonim şirket kurulduğunu, sözü edilen dağıtım şirketlerinden birinin de müvekkili olduğunu, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi bulunan ... hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğunu,

müvekkili şirket ile davalı ... arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalanarak sözleşmede belirtilen bölgedeki dağıtım işlerinin müvekkili şirkete devredildiğini, İHDS'den önceki iş ve işlemlerden ... üçüncü kişilerin hak ve taleplerinden sözleşme hükümlerince davalının sorumlu olduğunu, faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası sebebiyle Adana 2. İş Mahkemesinin 2007/748 E. sayılı dosyası ile açılmış olan dava sonucu verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2008/15182 E., 2009/5706 K. sayılı ilamıyla düzeltilerek onandığını,

söz konusu mahkeme ilamına dayalı olarak Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2009/9008 E. sayılı icra takip dosyasına müvekkili şirket tarafından 256.784,17 TL ödenmek durumunda kalındığını, ödemeye sebep teşkil eden olay işletme hakkı devir sözleşmesinden önce meydana geldiğinden davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 256.784,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi gereği rücuya dayalı alacak davasının 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve dava tarihi itibarıyla bu sürenin dolduğunu, özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24.07.2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu İDHS'nin ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi ile birlikte yorumlanması gerektiğini, elektrik dağıtım şirketinin tüzel kişiliği, hakları, borçları ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerinin el değiştirmesinin söz konusu olduğunu,

davacının dava dilekçesinde kabul ettiği üzere 2004 yılından itibaren bölgede dağıtım faaliyetine başladığından 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü iddiasının ... dışı olduğunu, Özelleştirme İdare Başkanlığı'nın 04.04.2012 tarihli yazısında;

devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...'... herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, bu durumda davacının müvekkili kurumdan herhangi bir alacağının kalmadığını, özelleştirme modeli gereği şirketin devre esas bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ...'ın birikmiş tüm borçları ... tarafından üstlenildiğini ve şirketin bilançosuna sermaye arttırımı yoluyla ... tarafından kaydi olarak ... sağlandığını,

işletme hakkı devir sözleşmesinin 7 nci maddesinin alt bentleri de gözetildiğinde tespit tutanağına konu olan ve 7 nci maddedeki kriterler esas alınarak belirlenen dava ve icra dosyaları derdest veya daha sonra açılacak olan dosyaları kapsamadığını dava konusu edilen miktarın ...'ın %100 hissesinin ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olup devre esas bilanço kayıtlarında söz konusu bedelin davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını, dava konusu ödemenin 2009 yılında yapıldığını, bu tarihte davacı şirketin hisseleri özelleştirilmediğinden,

dava konusu ödemenin davacı şirketin hisselerinin kamuya ait olduğu dönemde yapıldığını, dolayısıyla bu ödemenin şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, bu nedenle özelleştirme amacıyla hisse satış tarihinden önce kayıt altına alındığından,

davacı şirkete ait mali tablolarda yer alması gerektiğini, davacının işletme hakkı devir sözleşmesinin 18.6 maddesi, hale şartnamesinin 22 (d), (f) ve (p) bentleri ile hisse satış sözleşmesinin 9. maddesinin 3.,4. ve 11. bentleri gereği müvekkilinden talepte bulunamayacağını, henüz hisse devri yapılmadan ödeme yapılmış olmasına bağlı olarak hisse devir tarihi itibarıyla ortada 3. bir kişi alacağı ile ilgili de bir ihtilaf ve uyuşmazlık bulunmadığını,

taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi ve Özelleştirme İdaresinin talimatları doğrultusunda taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin ayrım çalışmaları neticesinde dava dosyalarına ilişkin imzalanan tespit tutanağı ekindeki dava ve icra dosyalarına ilişkin listenin her iki şirketin yönetim kurulunun onayından geçmek suretiyle kesinleştiğini, söz konusu listelerde rücu davasına konu dava dosyası yer almamakla birlikte bu dosyaya ilişkin herhangi bir ihtirazi kaydın da bulunmadığını,

işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin alt bentleri de gözetildiğinde tespit tutanağına konu olan ve 7. maddedeki kriterler esas alınarak belirlenen dava ve icra dosyalarının derdest olan dosyalar olduğunu, dolayısıyla hisse devir tarihi öncesinde tamamlanmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.2 maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talebinin yerinde olmadığını, müvekkilinin dayanak mahkeme ilamı ile hüküm altına alınan bedelden sorumlu tutulabileceğini icra takibine ilişkin giderlerden,

vekalet ücretinden karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, ... hukuk sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi dayalı olarak davanın açıldığı dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 125 ... maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi gereği zamanaşımı süresi 10 yıl olduğundan, zamanaşımı def'inin reddi gerektiği, toplanan tüm deliller ışığında,

4628 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine 5496 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen ...'ın faaliyet alanında yer ... ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla, ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir hükmüne istinaden ... ile %100 kamu hissesine sahip olan ... arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlendiği, bilahare ...'ın blok halinde hisselerinin davacıya satılarak devredildiği,

dava konusu uyuşmazlıkta Adana 2. İş Mahkemesinde açılan davada davanın her ne kadar ...'a karşı açılmış görülse de davacı ...Ş. tarafından davaya cevap verilerek takip edildiği, İHDS öncesi dönemde gerçekleşen iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verilerek Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiği, kararın Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2009/9008 E. sayılı dosyasında takibe konulduğu, davacı tarafından 17.06.2009 tarihinde 256.784,17 TL ödeme yapıldığı,

davacı lehine hükmedilen 12.000,00 TL vekalet ücreti ile işlemiş 1.183,56 TL faiz mahsup edildiğinde bu haliyle davacının ödemesi gerekli miktarın 256.803,89 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin (256.784,17 TL) davalı ...'a rücu edilebileceği kanaatine varıldığı,

rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği, buna göre davacıya ödenecek miktarın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 256.784,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiş ise de ödeme tarihinin açıkça yazılmadığını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği alacağa ilişkin ödemenin 2009 tarihinde gerçekleştiğini ancak davanın 2017 yılında açıldığını, sebepsiz zenginleşme davaları için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, ayrıca davacının rücuya konu ettiği ödemelerin ...'a ait kamu hisselerinin satışına ilişkin sözleşmenin imzalanmasından önce şirket hisselerinin kamuya ait olduğu dönemde gerçekleşmiş olması nedeniyle davaya konu bedellerin ...

Genel Müdürlüğünden talep edilmeyeceğini, davacı tarafından talep edilen tutarların ...

Genel Müdürlüğünce ödenmesi durumunda mükerrer ödemenin söz konusu olacağının göz ardı edildiğini, gerekçeli kararda dilekçelerde yer ... bilanço düzenlemelerine ilişkin yapılan açıklamaların dikkate alınmadığını, söz konusu alacak davasına ilişkin talep edilen bedelin ...'ın devre esas bilanço tarihinden önce ödendiği ortada olduğundan söz konusu ödemelerin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, bu ödemelerin özelleşen şirketin şu anki hissedarları tarafından yapılmadığını, aksine hisselerin tamamının ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini ve devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını,

nitekim Özelleştirme İdare Başkanlığının 04.04.2012 tarihli yazısında; devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...'... herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, bu durumda ... tarafından tekrar ödenmeleri halinde mükerrer ödeme yapılmış olacağını, işletme hakkının devri sözleşmesi, hisse devir sözleşmesi,

ihale şartnamesi ve bilanço düzenlemeleri birlikte değerlendirilmeksizin salt işletme hakkı devir sözleşmesine istinaden karar verilmesinin doğru olmadığını, ihale şartnamesinin 22. ve hisse satış sözleşmesinin 9. maddesine göre davacının açmış olduğu rücuen alacak davasının kabulünün doğru olmadığını, ayrıca ...'ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005'ten önce davacı şirketin faaliyet bölgesinde yer ...

Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, ... ve Kilis illeri ve ilçelerinde elektrik dağıtım faaliyetlerinin, müvekkili şirketten ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Gaziantep, Mersin, Hatay, ... ve Kilis Elektrik dağıtım müesseseleri tarafından yürütüldüğünü, davacı ile müvekkili kurum arasında dava dosyalarına ilişkin düzenlenen ve her iki şirketin yönetim kurulunun onayından geçen tespit tutanağında belirlenen ve işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesindeki kriterler esas alındığı bu tutanakta dava konusu alacağa ilişkin dava dosyasının bulunmadığını, bu tutanağın derdest dava ve icra takiplerine ilişkin olduğunu,

dolayısıyla hisse devir tarihinden önce tamamlanmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira dava konusu edilen tutarın ...'ın %100 hissesinin ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olup devre esas bilanço kayıtlarında söz konusu bedelin davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını, davacının de söz konusu tespit tutanağına bir itirazı bulunmadığı halde işbu davayı açmış olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacak türünün ...'a bırakılan alacaklardan olmadığını,

işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.2 maddesi uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, davacının ödeme işlemi gerçekleştirildikten sonra rücu edilecek kişi ve rücu miktarını bilmesine rağmen kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğundan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği avans faizi isteminin reddi gerektiğini, dava konusu alacağın dayanağı olan davada yasal faize hükmedildiği halde bu davada avans faizine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşeceğini,

ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını, kaldı ki ödeme tarihinin dahi belli olmadığını, müvekkili lehine ve aleyhine hükmedilen vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinde de hata bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 16.04.2009 tarihli ve 2008/15182 E., 2009/5706 K. sayılı ilamı ile kesinleşen rücuya esas Adana 2. İş Mahkemesinin 13.05.2008 tarih ve 2007/748 E., 2008/585 K. sayılı kararına göre davacıların ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., davalının ...-Adana olduğu manevi tazminat davasına konu olayda;

davacıların murisi ... ...'in 21.07.2003 tarihinde uğradığı iş kazasında ölümü nedeniyle destek yoksun kalan davacıların yaşadıkları manevi acının telafisi amacıyla açılan manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 25.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ve ... için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminat alacağının 21.07.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği,

rücuya esas mahkeme ilamına dayalı olarak 3. kişi vekili tarafından Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2009/9008 E. sayılı dosyasında ...-Adana başlatılan icra takibinde davalı ...

Edaş tarafından 256.784,17 TL'nin 3. kişi vekili hesabına 17.06.2009 tarihinde ödendiği, taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğunun hükme bağlandığı,

davacı tarafından yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı 24.07.2006 tarihinden önceki döneme isabet eden 21.07.2003 tarihinde meydana gelen olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Adana 2. İş Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedelin davalıdan rücuen talep ve dava hakkının bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün de bulunmadığı,

alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine dayandığından sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 125 ... maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin davacının ödeme yaptığı 17.06.2009 tarihi itibarıyla dolmadığı,

rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği, o halde ilk derece mahkemesince davacının sunduğu ödeme belgesine göre dava dışı 3.kişiye ödeme yaptığı 17.06.2009 tarihinden itibaren ödenen tutara avans faizi hükmedilmesinde bir isabetsizliğin görülmediği,

ne var ki ilk derece mahkemesince hükmün gerekçesinde ödeme tarihi belirtilmiş ise de gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihi olarak hüküm altına alınan ödeme tarihinin açıkça yazılmamış olmasının hükmün infazının açık olmasını emreden ve kamu düzeninden olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 ... maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin diğer istinaf istemlerine yönelik başvurusunun esastan reddine,

davalı vekilinin 6100 sayılı Kanun'un 355 ... maddesi uyarınca istinaf başvurusu ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 256.784,17 TL'nin ödeme tarihi olan 17.06.2009 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının işletme devir hakkı sözleşmesi hükümlerine istinaden davalıya karşı rücuan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 125 ... maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3250, K. 2023/7229, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3250
Karar No
2023/7229
Tarih
11 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3251 K.2023/7137
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3252 K.2023/7182
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3256 K.2023/13359
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3257 K.2023/7280
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3260 K.2023/9123
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3261 K.2023/9179

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.