İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3648 K.2023/7458

Taraflar arasındaki asıl dava avans olarak verilen bedelin iadesi, karşı dava alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabullüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/3648Karar2023/7458Tarih19 Aralık 2023Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/3648 E., 2023/7458 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1406 Esas, 2022/586 Karar
Davacı-karşı davalı
Marjinal Tarım Petrol Petrol Ürünleri San. Tic. İnş. ve Madencilik A.Ş. vekili Avukat ...
Davalı-karşı davacı
Aksu Madencilik San. ve Elektrik Üretim Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
Hüküm
Esastan ret; asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddi
İlk derece mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/803 E., 2019/267 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.195 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl dava avans olarak verilen bedelin iadesi, karşı dava alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabullüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; alıcı davacı ve satıcı davalı arasında 10.07.2013 tarihli "Demir Cevheri Satım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin birinci maddesinin sözleşmenin alıcı tarafından ödenecek 226.500,00 USD avans ödemesinin satıcının hesabına alacak kaydedilmesi ile yürürlüğe gireceği hükmünü içerdiğini, yine buna paralel olarak sözleşmenin 18 inci maddesinin tarafların anlaşmayı imzalaması ve 226.500,00 USD'lik avans ödemesinin satıcının hesaplarına geçmesiyle yürürlüğe gireceği hükmünü içerdiği,

müvekkilinin avans ödemesinin bir kısmı olan 150.000,00 USD'yi davalının banka hesabına 19.08.2013 tarihinde havale ettiğini, ancak sonrasında ürünü ihraç edeceği yurt dışı firmasının ürünü almaktan vazgeçtiğini, ekonomik imkanları el vermediğinden başka bir ödeme yapamadığını, davalının yapılan 150.000,00 USD'lik ödemeye karşılık herhangi bir fatura kesmediğini, müvekkili şirketin yaptığı kısmi ödemenin sözleşmenin yürürlüğe girmesi için kararlaştırılan meblağın altında olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmediğini,

sözleşmedeki yürürlük maddesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 170 inci maddesi uyarınca geciktirici koşula bağlı bir sözleşme hükmü olduğunu ileri sürerek 150.000,00 USD'nin fiili ödemenin rayiç değeri üzerinden 19.08.2013 tarihinde işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı dava yönünden ise sözleşme yürürlüğe girmediğinden karşı davalının taleplerinin dayanağı olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, her ne kadar sözleşmenin 18 inci maddesinde sözleşmenin avans ödemesi ile yürürlüğe gireceği belirtilmiş ise de taraflar arasında teati edilen posta yazışmaları incelendiğinde sözleşmenin yürürlüğe girdiğinin açıkça görüleceğini, tarafların sözleşmenin yürürlük hükmünü fiilen değiştirdiklerini, sözleşmenin yürürlükte olduğunu savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiş;

karşı dava olarak müvekkilinin edimleri yerine getirmesine rağmen karşı davalının edimlerini yerine getirmeyeceğini bildirdiğini, bu nedenle müvekkili tarafından üretilen ve stokta bekleyen sözleşme konusu cevherin çok daha düşük bir bedelle üçüncü kişiye satılmak zorunda kalındığını, ayrıca nakil ve istifleme bedellerinin ödendiğini ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, verdiği ıslah dilekçesi ile karşı davada talep edilen bedelin yalnızca üçüncü kişilere düşük bedelle satılan mala ilişkin bedel farkının tahsiline hasredildiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümlerine göre 225.500,00 USD'lik avans ödemesi yapılmadıkça sözleşmenin yürürlüğe girmiş sayılmayacağı, dolayısıyla taraflar arasında tesis edilmiş bir sözleşme ilişkisinden söz edilemeyeceği, davacı tarafından davalıya gönderilen e-posta yazışmalarının sözleşmenin mutlaka kurulacağı ve yürürlüğe gireceğine dair davalı nezdinde güçlü bir beklenti oluşturulduğu,

ancak bu yazışmalardan sözleşmenin hüküm ifade etmeye başladığı sonucunun çıkarılamayacağı, dolayısıyla 225.500,00 USD 'lik avans ödemesi gerçekleşmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin de yürürlüğe girmediği, yürürlüğe girmemiş bir sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesi gerektiği, karşı dava yönünden ise, sözleşmenin yürürlüğe gireceğine dair oluşan güçlü beklenti çerçevesinde yapılan iyi niyetli harcamalardan buna sebep olan davacı-karşı davalının sorumlu olduğu, bu sorumluluk kapsamında karşı davacı tarafından gerçekleştirilen nakliye ve istifleme bedelinin karşı davalıdan tahsilinin mümkün olduğu,

ancak davalı-karşı davacı vekilinin davayı 14.03.2019 tarihli dilekçeyle kar mahrumiyetine hasrettiği, nakliye ve istifleme bedeline ilişkin talepler yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı vekilinin sözleşmeye konu emtianın 3.kişiye daha düşük bedelle satılmasından kaynaklı kar mahrumiyeti talebinin ise taraflar arasında mevcut ve geçerli olan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından her iki sözleşme arasındaki bedel farkının dava konusu edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 150.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline,

alacağa dava tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizin uygulanmasına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı yanın da kabulünde olan mail teatisi ile sözleşmenin fiilen yürürlüğe girdiği ve tarafların taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca 14.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile kısmi ıslah yapıldığı hususunun 20.03.2019 tarihli duruşma tutanağına da işlendiği, davacı karşı davalı tarafından kısmi ıslaha karşı çıkılarak talep sonucunun değiştirilemeyeceğinin belirtildiği, bu nedenle mahkeme karşı davanın reddine dair verilen kararın da yerinde olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümlerine göre 225.500,00 USD'lik avans ödemesi yapılmadıkça sözleşmenin yürürlüğe girmiş sayılmayacağı, dolayısıyla taraflar arasında tesis edilmiş bir sözleşme ilişkisinden söz edilemeyeceği, davacı tarafından davalıya gönderilen e-posta yazışmalarının sözleşmenin mutlaka kurulacağı ve yürürlüğe gireceğine dair davalı nezdinde güçlü bir beklenti oluşturduğu,

ancak bu yazışmalardan sözleşmenin hüküm ifade etmeye başladığı sonucunun çıkarılamayacağı, dolayısıyla 225.500,00 USD 'lik avans ödemesi gerçekleşmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin de yürürlüğe girmediği, yürürlüğe girmemiş bir sözleşme uyarınca ödenen bedelin iadesinin gerektiği, karşı dava yönünden ise, sözleşmenin yürürlüğe gireceğine dair oluşan güçlü beklenti çerçevesinde yapılan iyi niyetli harcamalardan buna sebep olan davacı-karşı davalının sorumlu olduğu, bu sorumluluk kapsamında karşı davacı tarafından gerçekleştirilen nakliye ve istifleme bedelinin karşı davalıdan tahsilinin mümkün olduğu,

ancak davalı-karşı davacı vekilinin davayı 14.03.2019 tarihli dilekçeyle ve 10.04.2019 tarihli duruşmadaki beyanları ile kar mahrumiyetine hasrettiği, taraflar arasında mevcut ve geçerli olan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından her iki sözleşme arasındaki bedel farkının dava konusu edilemeyeceği, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava taraflar arasında yürürlüğe girmeyen sözleşme nedeniyle avans olarak verilen bedelin iadesi, karşı dava ise karşı davalının sözleşme konusu malları almaması nedeniyle üçüncü kişiye düşük bedelle satılmak zorunda kalınan malların bedel farkının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3648, K. 2023/7458, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3648
Karar No
2023/7458
Tarih
19 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3649 K.2023/10442
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3651 K.2023/7470
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3656 K.2023/7527
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3659 K.2023/7188
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3660 K.2023/5981
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3665 K.2023/7293

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.