KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3779 E., 2023/7704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1975 Esas, 2022/374 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/168 E., 2019/341 K.
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı kurumun Ticaret Sicilinden 18.12.2015 tarihinde re'sen terkin ettiği Ekose Kumaşçılık San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nde 19.03.2004-31.07.2004 tarihleri arasında çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 26.09.2016 tarihli yazısı ile davacıya bağlanan emekli aylığı ile ilgili olarak 29.04.2016 tarihli denetmen raporunda davacının söz konusu işyerindeki 2014/03-07 dönemlerine ait hizmetlerinin olmadığının tespit edildiğini, Bursa 6. İş Mahkemesinin 2016/566 E. sayılı dosyasına İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında Ekose Kumaşçılık San. Ltd.
Şti.'nin re'sen terkin edildiğinin bildirildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/931 E. ve 2018/102 K. sayılı 31.01.2018 tarihli kararı ile söz konusu şirketin ihyasına karar verildiğini, Bursa 6. İş Mahkemesinin 2016/566 E. sayılı dosyasından duruşma gün ve saati verilerek taraflara tebliğ edilemediğini ileri sürerek Ekose Kumaşçılık San. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalı ... Müdürlüğüne tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye memuru atanması istenen şirketin, ticaret sicilinden tasfiye ile terkin edilmediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesine göre terkin edildiği, dava dışı şirket terkinden evvel tasfiye halinde bulunmadığı gibi bir tasfiye memurunun da mevcut olmadığı, terkin işlemi kaldırılarak şirketin ihyasına karar verildiğinde şirket terkinden evvelki mevcut haline döneceğinden tasfiye memuru atanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı,
söz konusu şirket ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazanarak davada taraf olma ehliyetini kazandığından, yapılacak tebligatla taraf teşkilinin sağlanmasının yeterli olduğu gerekçesiyle yerinde görülmeyen tasfiye memuru atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumun ticaret sicilinden 18.12.2015 tarihinde re'sen terkin ettiği Ekose Kumaşçılık San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nde 19.03.2004-31.07.2004 tarihleri arasında çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 26.09.2016 tarihli yazısı ile davacıya bağlanan emekli aylığı ile ilgili olarak 29.04.2016 tarihli denetmen raporunda davacının söz konusu işyerindeki 2014/03-07 dönemlerine ait hizmetlerinin olmadığının tespit edildiğini, Bursa 6. İş Mahkemesinin 2016/566 E. sayılı dosyasına İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında Ekose Kumaşçılık San. Ltd.
Şti.'nin re'sen terkin edildiğinin bildirildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/931 E., 2018/102 K. sayılı 31.01.2018 tarihli kararı ile söz konusu şirketin ihyasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ancak kararda tasfiye memuru atanmasının unutulduğunu, Bursa 6. İş Mahkemesinin 2016/566 E. sayılı dosyasından duruşma gün ve saati verilerek taraflara tebliğ edilemediğini,
şirketin ihyası kararı ile birlikte son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına kararın tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edilen şirketin ihyasına karar verilip, bu kararın kesinleştiği, bu şekilde ihyası sağlanan şirketin yöneticilerinin (temsil yetkililerinin) temsil yetkilerinin sona ermiş olması ihtimalinde, şirketle ilgili esas davayı gören mahkemece, şirketin davada temsili için temsil kayyımı atanmak suretiyle taraf teşkili sağlanarak yargılamanın sürdürülüp sonuçlanması da mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 320, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3779, K. 2023/7704, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama