KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3817 E., 2023/5964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 09.05.2022
- Sayısı
- 2020/1058 Esas, 2022/677 Karar
- Dava tarihi
- 17.02.2017
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/158 E., 2018/795 K.
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki finansal kiralama konusu malların aynen iadesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile reddedilmiş olup, davalı vekili 09.05.2022 tarihli ek kararı da temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini,
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, ödeme planı ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından temerrüt sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile sözleşme konusu malların davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarda belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, ihtarnamede belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtarnamenin şeklen geçerlilik koşullarını taşıdığı, davalı yanca borcun tamamen ödenmiş olduğunun iddia edilmediği, bilirkişi raporuna göre de halen ödenmeyen kira bedellerinin bulunduğu, ihtarnamede borç miktarının eksik yada fazla gösterilmesinin ihtarnamenin geçerliliğine etki etmeyeceği, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın kesin olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının kesin olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, borç tutarının ödeme planı ile uyuşmadığını, ihtarın fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, sözleşmenin feshi ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve kararın kesin olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise 09.05.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki talebi, sözleşmeye konu malların aynen iadesi istemine ilişkin olup, dava değeri para ile ölçülemediğinden verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına,
Temyiz olunan 21.04.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3817, K. 2023/5964, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama