KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/4328 E., 2023/3230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/67 Esas, 2022/428 Karar
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında “Gelir Koruma Sigorta Poliçesi” tanzim edildiğini, sigorta primlerinin davalıya eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından feshedilmesinden dolayı işsizlik ücreti ödemesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak; bu talebin iş sözleşmesinin feshinin teminat dışında kaldığından bahisle reddedildiğini, halbuki sigorta poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu ileri sürerek 7.584,00 TL alacağın davalıya yapılan bildirim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası biçiminde açılamayacağını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu
kapsamında geçerli nedenle feshedildiğini ve bu durumun poliçe kapsamında teminat altına alınmadığını, davacının duruma kendi eylemi ile sebebiyet verdiğini, ayrıca talep edilen faiz başlangıç tarihi ile faiz oranının hatalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2017 tarih, 2016/364 E. ve 2017/183 K. sayılı kararı ile davacının kendi isteği dışında işine son verildiği, taraflar arasında yapılan sözleşmede davacının şahsi durumunun kapsam dışında kalacağı hususunda bir bilginin bulunmadığı ve davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.584,00 TL'nin rizikonun gerçekleşmesinden itibaren otuz günlük bekleme süresinin bitimi olan 04.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.02.2019 tarih, 2017/3774 E. ve 2019/810 K. sayılı kararıyla davacı tarafca iş akdinin poliçe kapsamına göre kendi isteği dışındaki haller nedeniyle feshedildiğinin, başka bir ifadeyle İş Kanunu kapsamında geçerli nedenle feshedilmediğinin ispat edilemediği ve buna ilişkin dosyada mübrez delillerin değerlendirilmediği, mahkemece davacının talebinin poliçe kapsamında teminat altına alınıp alınmadığının tespiti bakımından öncelikle iş akdinin kendi isteği dışındaki sebeplerden mi yoksa İş Kanunu hükümleri çerçevesinde geçerli bir nedenle mi feshedilmiş olduğu, dolayısıyla kendi kusurunun olup olmadığı üzerinde durulup neticesine göre karar vermek gerektiği işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararı ile davacının iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğine ilişkin ihtar sunulmuşsa da bu duruma ilişkin kayıtların davalı şirket veya dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sunulamadığı, davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalışan davacı tanıkları ... ve ...'ün duruşmadaki beyanlarında davacının performansının yüksek olduğu,
kendilerinin de aynı sebeple iş akitlerinin feshedildiği ancak performans düşüklüklerinin olmadığı yönünde beyanda bulundukları, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararlarda dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde görev yapan başka işçilerin davalarında performans düşüklüğüne ilişkin iş akdinin feshi yeterli delil olmadığından geçerli sebep sayılmadığı, davacı tanık beyanları uyarınca davacının performans düşüklüğünün olmadığına kanaat getirildiği,
bedelin teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.584,00 TL'nin 04.08.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları değil tanık beyanlarının esas alındığını, geçerli nedenle fesih yapıldığını, bu nedenle anılan olayın poliçe kapsamı dışında kaldığını, tanık beyanlarına göre yüksek risk grubunda olduklarının davacı tarafça sözleşme tarihinde biliniyor olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bildirim yükümlülüğünün ihlalinin riziko ile bağlantılı olduğunu, dürüstlük kuralının ihlal edildiğini, tazminat ödeme yükümlülüğü öngörülen süre içerisinde davacının başka bir işe girip girmediğinin araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Gelir Koruma Sigorta Poliçesi kapsamında teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesi.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 14444 üncü maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4328, K. 2023/3230, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama