İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4852 K.2023/6962

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada hukuki yarar yokluğundan ret ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Esas2022/4852Karar2023/6962Tarih30 Kasım 2023Okuma6 dk · 1.219 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4852 E., 2023/6962 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Kasım 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/822 Esas, 2022/740 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/700 E., 2021/291 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.219 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada hukuki yarar yokluğundan ret ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca davalı vekili tarafından duruşmalı, davacılar vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Otelcilik...Ltd.

Şti.'nin borcuna karşılık müvekkillerine ait taşınmaza, dava dışı ...'e verilen vekaletname kullanılarak Tekstilbank A.Ş. lehine 6.000.000,00 TL bedelli limit ipoteği konulduğunu, bankanın İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/1189 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesini talep ettiğini ve taşınmazın 2.451.000,00 TL bedelle satıldığını, satıştan sonra satış bedeli ile ipotek limiti arasında kalan 3.625.154,50 TL için kesin rehin açığı belgesi verildiğini, alacaklı vekilinin rehin açığı belgesine dayalı olarak Denizli 5. İcra Dairesinin 2015/1502 E. sayılı dosyası ile takip açtığını,

ipotek senedinde kefalet hükmü yer almakta ise de ...'e verilen vekaletnamede kefalete ilişkin özel yetki bulunmadığını, ayrıca kefaletin Kanun'da öngörülen şekil şartlarını da taşımadığını, ipotek veren müvekkillerinin sorumluluğunun gayrimenkulun satılması ile son bulduğunu ileri sürerek İstanbul 10.İcra Dairesinin 2013/1189 ve Denizli 5.İcra Dairesinin 2015/1502 sayılı dosyası ile yürütülen icra takiplerinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve rehin açığı belgesinin iptaline, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek senedinin Tekstilbank A.Ş. lehine verildiğini, müvekkili şirketin bu ipotek senete ve senet içeriğindeki müteselsil kefalete güvenerek alacağı temlik aldığını, vekaletnamede vekile oldukça geniş yetkiler verildiğini, kefalet için özel yetki gerekmediğini, ipotek resmi senedinin müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ticari işlerde kanun gereği müteselsil borçluluğun esas olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/1189 E. sayılı dosyası yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi için başlatılan icra takibinin ipotek bedeli ile sınırlı olduğu, vekaletnamede müteselsil kefalet verebileceğine ilişkin yetki bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersizliğini alacaklının bildiği veya bilmesi gerektiği, davacıların kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olmadıkları, ipotek senedinde yazılı kefalet beyanının geçersiz olduğu, davacıların taşınmazın satışı ile borçlarının sona erdiği,

takibin açıkça davacılar yönünden 6.000.000,00 TL üzerinden başlatıldığını, bunu aşacak şekilde takip edilmelerine yasal olanak bulunmadığını, davacıların bu takipte borçlu olmadığının tespiti talebinde hukuki yararının bulunmadığı.

Denizli 5. İcra Dairesinin 2015/1502 E. sayılı icra takibi yönünden ise, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kesin rehin açığı belgesinin iptaline karar verildiği ve takibin dayanağının kalmadığı, rehin açığı belgesinin dayanağı kefaletin geçersiz olduğu,

dvacıların dava tarihi itibariyle haklı oldukları, davacıların her iki takip yönünden de kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davacıların İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2013/1189 E. sayılı takibinden ötürü davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talebi yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, Denizli 5.İcra Müdürlüğünün 2015/1502 E. sayılı takibinden ötürü davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağı temlik alanın, halefi temlik edenin tüm hak ve sorumluluklarına malik olacağını, kötü niyet hususunda da ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini, temlik edenin ipotek konulurken ve icra takibi aşamasında kötü niyetli olduğunu ve ipotek sözleşmesinin gayri hukuki olarak düzenlenmesine sebebiyet verdiğini, icra takibinde kayıtlarının aksine müvekkillerinin 6.000.000,00 TL bedelle sorumlu gösterildiğini, tüm bu hususların temlik edenin (dolayısıyla temlik alanın) kötü niyetini ispatladığını, kötü niyet tazminatı talepleri yönünden kararın kaldırılarak davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm iş ve işlemlerin tapu sicili tarafından tanzim edilen belgelere duyulan güven nedeniyle yapıldığını, mevcut iş ve işlemler iptal edilmeden karar verilemeyeceğini, müvekkili şirketin de 6.000.000,00 TL limitli olarak müteselsil kefaletin varlığına itimatla, tapuya güven ilkesi gereğince alacağı temlik aldığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul 10. İcra Dairesi nezdindeki icra dosyası yönünden menfi tespit isteminde hukuki yararının bulunduğunu, dava tarihinde 3.625.154,50 TL yönünden icrai işlemlere muhatap olduğunu, davanın tam da gayrimenkullerinin satış işlemleri başlatılmak üzereyken (çünkü kıymet takdirleri kesinleşmiş idi) açıldığını, müvekkillerinin icra dosyasına yazılı, davalıya ise sözlü başvurular ile ispat edemedikleri hususunu (borçlu olmadıkları) Mahkemeye dava açarak hüküm altına altına alınmasını sağlamak zorunda kaldıklarını, davanın hukuki nitelendirmesinde de hata yapıldığını,

icra dosyalarının birbirinden ayrı/bağımsız dosyalar olmadığını, rehin açığı belgesi ilam hükmünde olduğu için alacaklının inisiyatifi ile farklı bir takip dosyası (Denizli 5. İcra Müdürlüğü E: 2015/1502) açıldığını, oysa farklı bir takip açılmaksızın aynı icra dosyası (İstanbul 10. İcra Müdürlüğü E: 2013/1189) üzerinden takibe devam edilmesinde de herhangi bir hukuki sakınca olmadığını, Denizli dosyasının İstanbul dosyası ile aynı ve İstanbul dosyasının devamı olduğunu,

bu nedenle Denizli 5. İcra Müdürlüğü E: 2015/1502 sayılı dosyası için mevcut olan menfi tespit davası açmaktaki hukuki yararın dolasıyla İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün E: 2013/1189 sayılı dosyası için de bulunduğunu, temlik eden bankanın kötü niyetli olduğunu, temlik alan davalının da onun halefi olması sebebi ile kötü niyet tazminatından sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacılar aleyhine başlatılan icra takiplerinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacıların, dava dışı şirket ile İstanbul 10. İcra Dairesi nezdinde 2013/1189 E. sayılı dosyasına konu alacağı davalıya temlik eden banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temini için banka lehine ipotek tesis ettikleri taşınmaz, takip sonucu satılmış olup ipotek borçlusu olan davacıların sorumluluğu ipoteğin paraya çevrilmesi ile son bulmasına rağmen alacaklı tarafından icrai işlemlere devam edilmesi ilgili İcra Hakimliği nezdinde şikayet konusu yapılabileceğinden davacıların anılan icra dosyası bakımından menfi tespit davası açmalarında hukuki yararları bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4852, K. 2023/6962, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4852
Karar No
2023/6962
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4854 K.2023/6904
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4857 K.2023/6981
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/4857 K.2023/11575
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4858 K.2023/5735
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4860 K.2023/10903
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4863 K.2023/11944

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.