KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/4912 E., 2024/1358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/982 Esas, 2022/1002 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tunceli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/266 E., 2022/43 K.
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;Tunceli İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen Tunceli ... Aşağı ... Köyü - ...
Karakol Yolu Alt Yapı ve Üst Yapı İş, müvekkili Okyanus Mühendislik ve İnşaat A.Ş. uhdesinde kaldığını, davacının ihale ile üstlendiği iş için davalıya ödenen 979.999,44 TL olduğunu, 352.314,76 TL'nin ise iş avansı olarak ödendiği ve davalı tarafça bugüne kadar iade edilmediğini iddia ederek davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Tunceli İcra Müdürlüğünün 2021/199 E. sayılı ilamsız icra dosyasına haksız yapılan itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
takibe konu alacağın fatura tarihi itibariyle ticari avans faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Tunceli İcra Müdürlüğü'nün 2021/199 E. sayılı ilamsız icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, yasaya aykırı olarak açılmış bulunan işbu davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirileceği, birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği ve bu karar diğer mahkemeyi bağlayacağı, davalar,
ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, birinci davanın açıldığı mahkeme talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olduğu,
aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı varsayılacağı (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2018/3606 E., 2019/2607 K.) somut olayda, işbu dava ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı davasındaki uyuşmazlıkların Tunceli ... Aşağı ... Köyü – ...
Karakol Yolu Altyapı ve Üst yapı işindeki asıl ve alt yüklenicilerin kendi aralarındaki sözleşmelerden kaynaklandığı, davalı tarafça işbu davada talep edilen alacağın diğer davada mahsup edildiğinin beyan edildiği, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileme ihtimali bulunduğu, iki davanın birlikte görülmesinde gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunduğu gerekçesiyle ve davalı tarafça birleştirme talebinde bulunulduğundan eldeki davanın daha önce açılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın iş ortaklığı sözleşmesi ile ya da alt yüklenici sözleşmesi ile bir alakasının olmadığını, 23.02.2021 tarihli cevap dilekçesinde sehven "taraflar arasında" ibaresinin kullanıldığını, davanın davalı ...'ye fatura karşılığının çok üzerinde fahiş bir ödeme yapılması nedeniyle açılan alacak davası olduğunu, dava konusu olmayan iş ortaklığı sözleşmesinin incelendiğinde davalı tarafın yerel mahkemeye sunduğu dilekçelerde iddia ettiği gibi idarece kabul edilen bir alt yüklenici sözleşmesi olmadığını, sözleşmenin kurucu unsuru gerçekleşmediğinden yok hükmünde olduğunu,
davalının usul ve yasaya aykırı, mesnetsiz bir şekilde işbu dava ile bağlantı olduğunu iddia ettiği Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı dosyasına idareden gelen cevabi yazıda "söz konusu işte alt yüklenici olarak çalıştırılmadığı"nın açıkça belirtildiğini, bahsi geçen iş ortaklığı adına alınmış bir iş yeri sicil numarasının olmadığını, iş ortaklığı adına fatura sunulmadığını, sunulan faturaların ise iş ortaklığına ait olmadığını,
yerel mahkemece işbu dava dosyasının birleştirilmesine karar verilen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı dosyasının tarafları arasında hukuki ya da fiili irtibat bulunmadığını, herhangi bir mahsuplaşmanın da söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin adını taşıyan herhangi bir teminat mektubunun idareye yasal olarak sunulamayacağını, ihalenin yüklenicisi müvekkili adına teminat mektubu sunulduğunu, dava dışı şirket tarafından dosyaya herhangi bir hak ediş belgesi sunulmadığını, müvekkilinin davalıdan 352.314,76 TL alacağının olduğunu, davalı tarafın ikinci cevap dilekçesi ile müvekkilinin haklı olduğunu kabul ettiğini,
ancak iddia edildiği gibi mahsuplaşmanın söz konusu olmadığını, dolayısıyla birleştirme kararının yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dosya ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde, eldeki davanın, alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali olduğu, dava konusu ihalenin yüklenicisinin davacı şirket olduğu, alt yüklenicilerin ise Çetindere İnş Nakliye Taah. ..
Şti ile Su Yüklenim ..A.Ş. olduğu, davalının önceki ortağı olduğu Çetindere İnş Nakliye Taah. ..
Şti tarafından, dava şirket ile Su Yüklenim ..A.Ş.'ye karşı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/140 E. sayılı dosyasında dava konusu ihaleden kaynaklanan alacak davası açıldığı ve davanın halen derdest olduğu, birleştirilen her iki davanın konusunun da Tunceli İl Özel İdaresince ihale edilen yol yapım işine ilişkin olduğu, işbu dava dosyası ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu,
verilecek kararın birbirlerini etkileyebileceği, doğru sonuca ulaşma ve yargılamanın ucuzluğu ilkesi de dikkate alınarak birleştirme kararı verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, avans olarak ödendiği iddia edilen alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 166, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4912, K. 2024/1358, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama