İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5118 K.2023/4626

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5118Karar2023/4626Tarih5 Eylül 2023Okuma8 dk · 1.522 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5118 E., 2023/4626 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Eylül 2023
Mahkemesi
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/222 Esas, 2021/30 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.522 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2007/57217 sayılı ve şekil ibareli marka başvurusuna, başvurunun yayınlanmasını müteakip 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 5 inci maddesi ile 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca yaptıkları itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, markanın yanıltıcılığının göz ardı edildiğini iddia ederek YİDK kararının iptaline, 2007/57217 sayılı "ŞEKİL" unsurlu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen müvekkil Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; özgün ürün şeklinin İtalya’da 1996 yılından beri tescilli olduğunu, dava konusu markadaki ürün şeklinin DUPLO markalı ürünler için özel olarak yaratıldığını, dava konusu şeklin sıradan bir şekil olmadığını, ürün şekillerinin marka olarak tescil edilebilir olduğunu, buna ilişkin çeşitli örnekler bulunduğunu, 556 sayılı KHK’nın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki atfın kelime markalarına ilişkin olduğunu, dava konusu markanın ise kelime unsuru içermediğini, çikolata ürününün belli bir formda olması gibi bir teknik zorunluluk olmadığını, dava konusu markanın yanıltıcı olmadığını, dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 28.12.2016 tarih, 2014/311 E. ve 2016/427 K. sayılı kararı ile davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5 nci maddesi kapsamında ayırt edicilik vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine 556 sayılı KHK 7 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret de olmadığı, YİDK itirazın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 21.11.2018 tarih, 2017/1278 E. ve 2018/7232 K. sayılı kararı ile“..mahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi'' gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda ayırt edicilik bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.

Ancak, bilirkişi raporunda markanın ayırt edicilik, özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmemahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05.11.2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı,

özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi'' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda ayırt edicilik bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.

Ancak, bilirkişi raporunda markanın ayırt edicilik, özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmediği...” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı Kurum vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı

Dairemizin 25.06.2020 tarih, 2019/1141 E. ve 2020/3198 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440’ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yönünden dava konusu edilen 2007/57217 sayılı marka başvurusuna konu işaretinin, tescil edilmek istenilen tüm emtialar açısından marka olabilecek nitelikte soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak sektörde başkaca aktörlerin de aynı şekildeki ürünü “çikolata ve benzeri” emtialarda kullanması sebebiyle, bu işaretin tescil edilmek istendiği (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı,

emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise somut ayırt ediciliğinin de bulunduğu, aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden ise, dava konusu 2007/57217 numaralı ŞEKİL marka müracaatının, (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından doğrudan bir tanımlama yaptığı,

emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı şeklindeki benimsenen bilirkişi raporuna aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı tarafa ait 2007/57217 sayılı markasının kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında soyut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olduğundan aksi yöndeki YİDK kararı hatalı ve yanlış olduğundan bu kısımlardan davanın kabulü gerektiği,

bunun dışında kalan mallar açısından ise dava konusu markanın ayırt ediciliği bulunduğu gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olmadığından bu yönde verilen YİDK kararı doğru olduğundan bu kısımlardan ise davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu TPMK'nın 2011-M-3189 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2007/57217 sayılı markanın kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden YİDK kararının iptali ile markanın bu mallar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde TPMK'ya müzekkere yazılmasına,

diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemece verilen kararın yalnızca çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler yönünden verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu şekil markasının harcıalem niteliği taşıdığı açıkça ortaya konmasına rağmen tesciline kısmende olsa izin verilmesinin de hatalı olduğunu, davalı şirket markasının “dondurmalar” ve “şekerlemeler” yönünden, marka örneğinde doğrudan ürünün bizzat kendisinin yer alması nedeniyle halkı yanıltıcı nitelikte olduğuna, “pastacılık mamülleri'' yönünden ise çıkolata emtiaları ile yakınlık/benzerlik gözetiliyorsa aynı şekilde somut ayırt ediciliğin mevcut olmadığı,

gözetilmediği takdirde de diğer emtialarda olduğu gibi halkı yanıltıcı nitelik değerlendirilerek markanın tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve/veva iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuruya konu şekil üzerinde çikolata çizgileri gezdirilmiş üç adet yuvarlak bir çubuk çikolata şekli olduğunu, başvuruya konu şekli oluşturan boğum ve şeklin tamamına egemen olan çikolata çizgileri ilgili sektörde gelenek haline gelmiş, üreticilerin önemli bir kısmı tarafından kullanılan ve tüketiciler üzerinde de bu tür bir algı oluşturan sıradanlaşmış bir şekilden ziyade özgün nitelikleri haiz bulunan ve ilgili ürünün kaynağına ve üreticisine işaret etme fonksiyonunu haiz bir şekil olduğunu, bu çerçevede ilgili şeklin ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu,

dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, diğer taraftan, başvuruya konu şekil bir çikolatayı andırsa da dahi, daha öncede ifade edildiği üzere şeklin herkes tarafından kullanılan standart ve sıradan bir çikolata şekli olmadığını, özgün nitelikleri haiz bulunduğunu ve çikolata dışındaki bir ürün için de pekâlâ kullanılabileceğini, bu yönleriyle tescili talep edilen ürünler için tanımlayıcı ya da yanıltıcı nitelikte bir şekil olarak kabul edilemeyeceğinden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) maddeleri kapsamında da değerlendirilemeyeceğini,

bu nedenle Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi ile 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri,

3.Değerlendirme

Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle dava konusu edilen 2007/57217 sayılı marka başvurusuna konu işaretin, tescil edilmek istenilen tüm emtialar açısından marka olabilecek nitelikte soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak sektörde başkaca aktörlerin de aynı şekildeki ürünü “çikolata ve benzeri” emtialarda kullanması sebebiyle, bu işaretin tescil edilmek istendiği (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı,

emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise somut ayırt ediciliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Mahkemece dava konusu şekil markasının çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler dışındaki ''pastacılık mamulleri ve şekerlemeler ile dondurmalar '' emtiaları bakımından da davalı tarafından dosya içeriğine göre somut ayırt edici niteliğinin bulunduğu kanıtlanamamıştır.

Bu durumda somut ayırt edici nitelikte bulunmayan başvurunun kabulü yönündeki YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5118, K. 2023/4626, 5 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen Karar
  7. B. Bozma Kararı
  8. C. Karar Düzeltme Kararı
  9. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. IV. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. V. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5118
Karar No
2023/4626
Tarih
5 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5122 K.2023/4656
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5124 K.2023/5157
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5125 K.2023/4875
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5125 K.2023/6741
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5126 K.2023/8169
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5132 K.2023/3817

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.