İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5615 K.2024/2044

vekili Avukat ...

Esas2022/5615Karar2024/2044Tarih13 Mart 2024Okuma11 dk · 2.125 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5615 E., 2024/2044 K.·Asıl Ve Birleşen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1501 Esas, 2022/1204 Karar
Davalarda davacı
Murat İnşaat ve Gümrükleme Nak. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.125 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

vekili Avukat ...

ASIL DAVADA DAVALI

Pay Servis İşletmeciliği İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...

BİRLEŞEN DAVALARDA

DAVALILAR : 1.... 2. ... vekilleri Avukat ...

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2016/596 E., 2019/1101 K.

BİRLEŞEN DAVALAR

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/243 E., 2016/245 E., 2016/455 E. sayılı dava dosyaları

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda çek nedeniyle menfi tespit ve çek istirdatı davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı Pay Servis...Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı Pay Servis...Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVALAR

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin muhasebe müdürü birleşen davada davalı ...'ye 12.03.2015 tarihinde vekâletname verildiğini, ancak vekilin hatalı işlemleri üzerine 14.10.2015 tarihinde azledildiğini, söz konusu azilnamenin 15.10.2015 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiğini, ve Türkiye genelinde yayın yapan ulusal gazetelerde ilan edilerek üçüncü kişilerin bilgisine sunulduğunu, azledilen vekilin müvekkilinden habersiz olarak şirket adına İng Bank İkitelli Şube Müdürlüğünden,

Türkland Bankası Beylikdüzü Şube Müdürlüğünden ve Anadolu Bankası Hadımköy Şube Müdürlüğünden çek karnesi aldığını ve bu karnelere ait çekleri imzalayarak irtibat içinde bulunduğu kişiler eliyle piyasaya arz ettiğinin öğrenildiğini, azledilen vekil hakkında sahtecilik eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/39744 soruşturma sayılı dosyası ile takibat başlatıldığını, Anadolubank Hadımköy şubesine ait 05.03.2016 keşide tarihli 7979837 no.lu çekin 47.300,00 TL bedelle, 12.03.2016 keşide tarihli 7979838 no.lu çekin 39.650,00 TL bedelle,

26.03.2016 keşide tarihli 7979839 no.lu çekin 43.800,00 TL bedelle diğer davalı ... lehtar olarak doldurulduğunu, daha sonra ...'ın da çekleri ciro yoluyla davalı şirkete devrettiğini, 3 çekin toplamda 130.750,00 TL tutarlı olup bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit talebiyle dava açmak gerektiğini, sahtecilik iddiasının mutlak def'ilerden olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, yetkisiz kişi ile yapılan işlemin müvekkilini sorumluluk altına sokmayacağını, davalı lehtarın iyi niyet savunmasında bulunamayacağını, davalı ...’ın lehtar ve Pay Servis İşletmeciliği İnşaat San. ve Tic.

Ltd. Şti.’nin hamil göründüğü Anadolubank Hadımköy Şubesinin toplamda 130.750,00 TL bedelli 3 çekinden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve davaya konu çekin müvekkiline teslimine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/243 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davada anılan şekilde elinden çıkan 05.03.2016 keşide tarihli, 7979837 seri numaralı 47.300,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin taraflarına teslimine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davada anılan şekilde elinden çıkan 12.03.2016 keşide tarihli, 7979838 seri numaralı 39.650,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin taraflarına teslimine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

4. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/455 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davada anılan şekilde elinden çıkan 26.03.2016 keşide tarihli, 7979839 seri numaralı 43.800,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin taraflarına teslimine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVALARA CEVAP

1.Asıl davada davalı şirket vekili, dava konusu çeklerin yetkili kişi ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin alacaklı olduğu ...’dan ciro yoluyla aldığı çeklerin her ne kadar keşide tarihleri 05.03.2016, 12.03.2016 ve 26.03.2016 olarak gözükse de ...’a verilen 10.08.2015 tarihli tahsilat makbuzunu delil olarak sunduklarını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nunda (6102 sayılı Kanun) çekte vade olmayacağı ve göründüğünde ödeneceği düzenlenmişse de uygulamada ve ticari teamüllerde vadeli çekin söz konusu olabildiğini, dava konusu çeklerinde bu kapsamda olduğunu,

davacının azilnameden sonra basiretli bir tüccar gibi haraket edip azil edilen kişiden çek yapraklarını almış olması gerektiğini, eğer istenilmesine rağmen vermiyorsa yasal yollara başvurulması ve bankalara azil konusunda bildirim yapması gerektiğini, dava konusu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişi hamili olduklarını savunarak davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

2. Birleşen davalarda davalı ... vekili, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının asıl amacının şirket muhasebecisi olan diğer davalı ... tarafından piyasaya sürülen çeklerin ödenmesini engellemek olduğunu, davacının sahtecelik iddiasının yerinde olmadığını, çekteki imzanın sahte olmayıp davalı ...'ye ait olduğunu, ...'nün bugüne dek piyasaya şirket adına bir çok çek sürmesi ve bunun davacı şirket tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak ödemeden kaçınmak için işbu davaları açtığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili birleşen davalara sunduğu bila tarihli dilekçelerinde müvekkilinin davayı kabul ederek herhangi bir hak ve talep ileri sürmediğini, dava konusu çeklerle birlikte bir kısım çekleri 17.08.2016 da davacıya teslim ettiğini belirtmiştir.

3. Birleşen davalarda davalı ... birleşen davalara cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekteki imzanın davalı ...'nün eli ürünü olup olmadığı konusunda inceleme yapılamamış ise de davalının soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde davacı adına aldığı çekleri kendi ticari ilişkilerinde kullandığını kabul ettiği, dava konusu çeklerin keşide tarihlerinin 26.03.2016, 12.03.2016, 05.03.2016 olduğu, çekin azilname ve ilandan sonra keşide edildiği, davalı Pay Servis.. Ltd.

Şti. vekili davaya konu çeklerin davalı ... azil edilmeden önce çek tanzim etme yetkisi olduğu zamanda ileri tarihli olarak keşide edildiğini savunmuş ve ödeme aracı olan çekin ileri tarihli keşidesi mümkünse de bu hususun iddia eden davalı tarafından ispatlanması gerektiği, ancak bu somut bir delil elde edilemediği, bilirkişi aracılığıyla davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, çeklerin ...'nün azilinden önce defterlere kaydedildiği tespit edilmişse de, davalının ticari defterlerinin tek taraflı tutulduğu, tek başına çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı,

çeklerin keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiği, davacı defterlerinin lehine delil olma vasfı bulunduğu ve dava konusu çeklerin kaydına rastlamadığı, çekin tanzimini haklı kılar bir alt ilişkiye de rastlanmadığı,

davalı ...'ın tüm dosyalara sunulan 17.08.2016 tarihli protokol evrakında davaya konu çeklerin iadesini kabul ettiği, bu nedenlerle davaya konu çekin de yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiğinin ve bu mutlak def'inin herkese karşı ileri sürülebileceği, bu nedenlerle davanın kabulünün gerektiği, hüküm fıkrasında sehven icra inkâr tazminatı yazılsa da kötü niyet tazminatının da şartları oluşmadığından reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.

Anadolubank Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi Murat İnşaat ve Güm. Nak. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti., lehdar Eren Mobilya- ... olan, 26.03.2016 keşide tarihli, 43.800TL bedelli, 7979839 no'lu çek. Anadolubank Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi Murat İnşaat ve Güm. Nak. Hiz. ve Tic. Ltd. Şti., lehdar Eren Mobilya- ... olan, 12.03.2016 keşide tarihli, 39.650TL bedelli, 7979838 no'lu çek. Anadolubank Hadımköy Şubesine ait, keşidecisi Murat İnşaat ve Güm. Nak. Hiz. ve Tic. Ltd.

Şti., lehdar Eren Mobilya- ... olan, 05.03.2016 keşide tarihli, 47.300,00 TL bedelli, 7979837 no'lu çek yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerin şekil şartları bakımından tamamen hukuka uygun olduğunu, bilirkişi raporunda davacı ile davalı lehtar arasında temel borç ilişkisine esas ticari emarelere rastlanmadığı belirtilmiş ise de;

kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu, hamil ile keşideci arasında borca ilişkin dayanak da aranamayacağını, keşidecinin ancak şekil şartları eksikliğine ya da imzanın kendisine ait olamadığına itiraz edebileceğini, keşideci imzasının şirketin vekâlet verdiği ...'ye ait olduğunu ve bu durumda çeke itiraz etmenin mümkün olmadığını, çekin tanzim ve ibraz tarihleri 05.03.2016-12.03.2016-26.03.2016 olarak gözükse de müvekkili tarafından takibe konu çeklerin 10.08.2015 tarihli tahsilat makbuzu karşılığı alındığını, yani çekin keşide tarihinin azilden önceki tarih olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu,

...'nün davacı şirketin çek düzenlemeye yetkili çalışanı olduğunu, raporda bu hususlara değinilmediğini ve müvekkilinin defter kayıtlarının incelenmediğini savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket vekili çek tanzim tarihleri itibarı ile davalı ...'nün kambiyo senedi tanzim yetkisi olduğu ileri sürmüş ise de; dosyada alınan birinci bilirkişi raporuna göre, davalının defteri kebir ibraz etmemiş olması nedeni ile ticari defterlerin lehine delil vasfında olmadığı tespit edildiği gibi, davalı şirketin sunduğu 10.08.2015 tarihli tahsilat makbuzu yahut defter kayıtlarının da tek başına iddiasını ispata elverişli nitelikte olmadığı, davacı şirketin defterinde de lehtar ... ile şirket arasında borç ilişkisine rastlanmadığı, ayrıca davalı ...

Duran'ın birleşen 2016/455 E. sayılı dosyaya sunduğu dilekçesinde davayı kabul ettiği, çeklerin keşide tarihi itibariyle davalı ...'nün kambiyo senedi tanzim etme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle davanın reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının muhasebecisi olan birleşen davalarda davalı ...'nün elinden sadır olduğu anlaşılan ve birleşen davalarda davalı ... tarafından asıl davada davalı şirkete ciro yoluyla devredilen çeklerin ...'nün davacının vekâlet verdiği dönemde keşide edip etmediği ve bu çekler nedeniyle davacı şirketin borçlu olup olmadığı ile çeklerin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

6102 sayılı Kanun'un 790 ve 792 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı şirket vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Asıl davada davalı Pay Servis...Ltd.Şti. vekili davacının muhasebecisi birleşen davalarda davalı ...'nün elinden sadır olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan davaya konu çeklerin, ...'nün davacı şirket adına çek keşide etme yetkisinin de bulunduğu vekâletnamesine istinaden ileri tarihli olarak düzenlendiği ve birleşen davalarda diğer davalı ...'a teslim edildikten sonra ...'ın da aralarındaki ilişkiye istinaden çekleri ciro etmesiyle müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğu iddiasında bulunmuştur.

Davalı şirket vekili, davaya konu çeklerin ileri tarihli olduğu iddiasını ispata yönelik olarak çek bilgilerini de içeren 10.08.2015 tarihli tahsilat makbuzuna ve şirket kayıtlarına dayanmış olup, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların muhasebe standartlarına uygun tutulduğu, davalı şirketin sunduğu tahsilat makbuzu ve çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,

ayrıca ciranta ... cari hesabında 10.08.2015 tarihinde tahsilat makbuzunda belirtilen bedel kadar tahsilat kaydının yer aldığı belirtilmiş, ancak davalının 2015-2016 yıllarına ait defter-i kebiri sunulmadığından ticari defterlerinin lehine delil olamayacağı mütalaa edilmiştir.

Mahkemece de anılan rapora itibar edilerek davaya konu çeklerin ileri tarihli keşide edildiği ispatlanamadığından ve keşide tarihlerinde ... azledilmiş olduğundan davacı şirketin davaya konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Mahkemece anılan şekilde, davalı şirketin çeklerin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmişse de, ...'nün 12.03.2015 tarihli vekâletnameyle davacı şirket adına vekil tayin edildiği ve 14.10.2015 tarihinde azledildiği, davaya konu çeklerin keşide tarihleri her ne kadar 05.03.2016, 12.03.2016 ve 26.03.2016 ise de çekler hakkında menfi tespit istemli açılan birleşen davaların dava tarihlerinin 12.01.2016 oluşu ve ayrıca ...'nün davacının şikayeti üzerine alınan kolluk ifadesinin tarihinin de 13.11.2015 olduğu gözetildiğinde davaya konu çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiği ortadadır.

Bununla birlikte, çeklerin azil tarihinden önce yani davalı şirketin iddia ettiği üzere ...'nün çek keşide etme yetkisinin bulunduğu dönemde keşide edildiği iddiasına gelince, davalı şirketin defter ve kayıtları davaya konu çeklerin keşide tarihlerinin tespiti ve davalı yanca sunulan tahsilat makbuzunun ticari kayıtlarda bulunup bulunmadığı hususlarında incelenmiş olup, davalı tarafından da bu tahsilatların yer aldığı ticari defter ve kayıtlar Mahkemeye sunulmuştur.

Davalı yanca sunulan ticari defterin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu ve muhasebe standartlarına uygun tutulduğu da anlaşıldığına göre, çeklerin davalıya teslim tarihinin tespiti hususunda davalı tarafından sunulan ticari kayıtların doğruluğuna itibar edilerek, davaya konu çeklerin davalının dayandığı tahsilat makbuzu tarihinde davalı şirkete ciro edildiğinin, eş anlatımla çeklerin ...'nün davacı şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunduğu sırada, henüz azledilmeden önceki bir tarihte davalı yanın iddia ettiği gibi ileri tarihli olarak keşide edildiğinin kabulü gerekir.

Şu halde Mahkemece, davalı şirketin 10.08.2015 tarihli tahsilat makbuzunun davaya konu çekleri kapsadığı ve davalının tuttuğu birleşen davalarda davalı ... cari hesabına kaydedildiği anlaşılmakla, dava konusu çeklerin ileri tarihli olarak vekil ...'nün azlinden önce düzenlendiği kabul edilerek davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

1.Asıl davada davalı şirket vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5615, K. 2024/2044, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Davada Davalı
  4. Birleşen Davalarda
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. Birleşen Davalar
  8. I. Asıl Ve Birleşen Davalar
  9. II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVALARA CEVAP
  10. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  11. IV. İstinaf
  12. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  13. B. İstinaf Sebepleri
  14. C. Gerekçe ve Sonuç
  15. V. Temyiz
  16. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  17. B. Temyiz Sebepleri
  18. C. Gerekçe
  19. VI. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5615
Karar No
2024/2044
Tarih
13 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5617 K.2024/2077
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5618 K.2024/2042
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5619 K.2024/1955
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5626 K.2024/2281
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5627 K.2024/2047
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5628 K.2024/1983

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.