İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5691 K.2024/1745

...

Esas2022/5691Karar2024/1745Tarih5 Mart 2024Okuma10 dk · 1.969 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5691 E., 2024/1745 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/808 Esas, 2022/1183 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.969 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

...

DAVA TARİHİ

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü ( Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI

2018/95 E., 2019/394 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Hatemoğlu" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalıya ait iş yerlerinde davadan önce yapılan delil tespitinde, davalının "Hatemoğlu" ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalının bu ibareyi aynı zamanda adına açılan internet sitesinde de kullandığını, davalının sözü edilen eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesine,

belirsiz olan maddi tazminat alacağının şimdilik 10.000,00 TL asgari tutarının ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 56.540,54 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kötüniyetle açıldığını, davalının davacının tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etme niyetinin olmadığını, davalının firmasının isminin Gökçe Mobilya olduğunu, babasının adının Hatem olduğunu, babasının ismini yaşatmak için "HTMOĞLU MOBİLYA" markasını seçtiklerini, davacının tekstil sektöründe bir firma olduğunu, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, mobilyalarının üzerinde bu ibareyi kullanmadıklarını, bu nedenle tüketici nezdinde iltibasın meydana gelmeyeceğini, haksız rekabetin de oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili, davacı yanca davaya dayanak yapılan 2 adet marka hakkında hükümsüzlük ve iptal davası açtıklarını belirterek bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de iptal ve hükümsüzlük taleplerine konu markalar dışında davacı adına "Hatemoğlu" esas unsurlu başka markaların bulunması ve yargılamanın diğer markalar üzerinden de devam ettirilebileceği ve tecavüz koşullarının incelenebileceği anlaşıldığından sözü edilen davanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmediği,

davacının "Hatemoğlu" esas unsurlu markaları ile davalının "HTMOĞLU" ve "HATEMOĞLU" ile "HATEMOĞLU MOBİLYA+Şekil" şeklindeki kullanımı kıyaslandığında davalının davacı adına tescilli markanın aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığı, kullanımlardaki şekil ve görselin ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı, ortalama kullanıcı nezdinde davalı kullanımlarının davacı markası ile karıştırılmaya müsait olduğu ve bu itibarla ayniyet derecesinde benzerlik anlamında tecavüzün koşullarının oluştuğu, dosyaya sunulan belgelere göre davacının markasının tanınmış marka statüsünde olduğu,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici kariyerinin zedelenebileceği hallerde aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla başvurunun aynı,

benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmü karşısında farklı mal ve hizmet alanlarında olsa dahi davacının tanınmış markasının davalı kullanımları karşısında korunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz teşkil eden davalının "Hatemoğlu" ve "HTMOĞLU", "Hatemoğlu Mobilya" şeklinde kullanımlarının yer aldığı her türlü reklam vasıtası ve iş evrakına el konularak imhasına, tabelaların sökülmesine,

davalıya ait "www.htmoglu.com" isimli internet adresine erişimin engellenmesine, 56.540,54 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin babasının isminin Hatem olması nedeniyle ismini yaşatmak için HTMOĞLU ibaresini faaliyet göstermeye başladığı günden itibaren kullandığını, uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar ile koyduğu emek ve harcadığı sermaye ile mobilya sektöründe HTMOĞLU markasına ayırt edicilik kazandırdığını. davacının yalnızca tekstil, erkek giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının hiçbir zaman kullanmadığı 20. sınıf mobilya emtialarında marka başvuruları yaparak,

tamamen kötüniyetli olarak dava açtığını, markaya tecavüz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacının henüz marka başvurusunu gerçekleştirmeden 20. sınıf kapsamında yer alan emtialarda ayırt edicilik kazanan HTMOĞLU markasının benzeri olduğundan, 01.1212016 tarih ve 2016/97265 no.lu HATEMOĞLU şekil markasının hükümsüzlüğünü ve ciddi surette kullanılmadığından 07.03.2013 tarihli 2011/116762 sayılı @HTML ibareli markanın iptali davası açtığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin markasal kullanımları ile davacının markasını kullandığı mallar benzer olmadığından,

markaya tecavüz bulunmadığını, maddi tazminat hesabının yalnızca işaretin kullanıldığı emtialar üzerinden yapılması gerektiğini, mahkemece alınan raporda "Marka hakkı ihlal edilen taraf, davalının elde ettiği net kazancı talep ettiğinde hesaplama yapılırken iki tarafın piyasadaki etkinliği, ürün yelpazeleri ve ticari hacimleri de göz önüne alınmalıdır." denilmesine rağmen, tarafların iştigal alanlarının farklı olmasının ve farklı sektörlerde kullanılmasının dikkate alınmadığını, tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığından markaya tecavüz ve haksız rekabete yol açmayacağını, bilirkişi raporundaki;

"davalı marka tecavüzünün getirisi olarak .... toplam 56.540,54 tl kazanç sağlamıştır." şeklindeki tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, davalı eyleminin aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,

markaya tecavüz fiili dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de düzenlendiğinden ve anılan madde düzenlemesinde yürürlükten kalkan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki, "ürün adı, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" ibaresine yer verilmediğinden, kümülatif koruma sağlamayacağından, haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz teşkil eden davalının "Hatemoğlu" ve "HTMOĞLU", "Hatemoğlu Mobilya" şeklinde kullanımlarının yer aldığı her türlü reklam vasıtası ve iş evrakına el konularak imhasına, tabelaların sökülmesine, davalıya ait "www.htmoglu.com" isimli internet adresine erişimin engellenmesine, 56.540,54 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının davaya konu eylemlerinin markaya tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 29 uncu maddeleri ile 149 uncu ve 150 inci maddeleri.

3. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi.

4.6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin beşinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2.Davacının "Hatemoğlu" ibareleri markaları giyim sektöründe tanınmış olup, davalı ise bu ibareyi çeşitli mobilya ürünleri sattığı iki ayrı mağazasının ismi olarak markasal bir şekilde kullanmakta, belirtilen kullanım 35 inci sınıfın 5 inci alt grubunda yer alan, "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyaların bir araya getirilmesi hizmetlerine" tekabül etmektedir.

Davacı adına tescilli 2011/116762 sayılı marka 20 sınıfta yer alan, "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar", 2016/97265 sayılı marka ise 35 inci sınıfın 5 inci alt gurubunda yer alan, "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyaların bir araya getirilmesi" hizmetlerinde tescilli olup davaya dayanak yapılan diğer markalar mobilya ürünlerinde ya da bu ürünlerin mağazacılığında tescilli değildir.

3.Davalı vekili, 2011/116762 sayılı marka hakkında kullanma nedeniyle iptal, 2016/97265 sayılı marka hakkında ise hükümsüzlük davası açtıklarını belirterek bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının Hatemoğlu markalarının giyim sektöründe tanınmış olduğu, davalının aynı ibareyi mobilya sektöründe kullanması halinde, bu kullanımdan haksız bir yarar sağlayabileceği, belirtilen sebeple davacı markasının genişletilmiş korumadan yararlanacağı gerekçesiyle anılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir.

4. Tanınmış markanın aynı veya benzerinin tanınmış markanın tescilli olmadığı mal ve hizmetlerde markasal olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi için 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki ve aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki şartların gerçekleşmesi gerekmekte olup bu hususu ispat külfeti tanınmış marka sahibine aittir.

İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının "Hatemoğlu" ibareli markasının tanınmış marka olduğu, davalının söz konusu ürünler ve hizmetlerde bu ibareyi kullanmasının tüketici nezdinde iltibasa yol açacağı ve davalının bu kullanımlardan dolayı haksız yarar sağlayabileceği belirtilmiş ise de bu tespitin somut dayanakları ortaya konulmamış, anılan maddedeki risklerin hangi sebeplerle ve ne şekilde ortaya çıkabileceği yeterince tartışılıp değerlendirilmemiştir.

5.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince 2016/97265 sayılı marka hakkındaki hükümsüzlük davasının sonucu beklenilip, tanınmışlık hususunda ise gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki risklerin hangi sebeplerle ve ne şekilde ortaya çıkabileceği denetime açık bir şekilde tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

6.Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşılmış ise de Dairemizin 28.12.2022 tarihli, 2021/4883 E., 2022/9613 K. sayılı kararınında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, fikir ve sanat eserleri hukukunun, marka hukukunun endüstriyel tasarım ve patent hukukunun konusu, sırasıyla eser, marka, tasarım ve patent üzerindeki haklar ile bunların sahiplerinin korunması iken, haksız rekabet hukukunun konusu, dürüstlük ilkesine aykırı ticaret yöntem ve uygulamalarına karşı emek ilkesi uyarınca, işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğin korunmasıdır.

Yani, korumanın dayandığı ilkeler birbirinden farklıdır. (Sevilay Uzunallı, Markanın Korunmasının Kapsamı ve Tazminat Talebi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2012, s. 516 vd..) İki grup hükmün öngördüğü kriterler birbirinden farklı olduğundan birinin uygulanması, diğerinin uygulanmaması veya tam tersini gerektirmez, eğer şartları varsa her iki mevzuatın yan yana veya biri diğerinin yokluğunda uygulanabilir (Şehirali Çelik, Haksız Rekabet,s. 65).

Böylece haksız rekabet koruması fikri haklar korumasını tamamlayan bir konumda olmayıp bağımsız ve kendi kurallarını takip eden bir koruma olduğundan haksız rekabet kaynaklı talepler fikri haklar korumasından bağımsız olarak ileri sürülür. O halde korumanın şartları mevcut olduğu halde haksız rekabet hükümleri fikri mülkiyet hukukuna ilişkin hükümler yanında doğrudan ve birinci dereceden uygulama alanı bulur (Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku 5. Bası s.37, 2012).

Dolayısıyla davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti halinde bu eylem aynı zamanda haksız rekabet de teşkil edecek olup Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmadığından kararın, kabul şekline göre belirtilen sebeple de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5691, K. 2024/1745, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Tarihi
  4. İlk Derece Mahkemesi
  5. Sayısı
  6. I. Dava
  7. II. Cevap
  8. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5691
Karar No
2024/1745
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5695 K.2024/2304
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5695 K.2024/17119
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5696 K.2024/2848
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5696 K.2024/17120
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5698 K.2024/2025
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5701 K.2024/16181

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.