KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/5732 E., 2024/102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1160 Esas 2022/962 Karar
- Dava tarihi
- —
- Hüküm
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki, menfi tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ipoteğin fekki talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, menfi tespit talebi yönünden davanın kabulüne, alacak talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ipoteğin fekki talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, menfi tespit talebi yönünden davalının kabulü sebebiyle davanın kabulüne, alacak talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Rahman Rahim ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında süresiz acentelik sözleşmesi ve Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü Cari Hesap Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin karşılıklı anlaşması ile sonlandırıldığını; akabinde dava konusu edilen ... plakalı aracın teslim tarihinin geçmesine rağmen herhangi bir devir işlemi gerçekleştirilmediğini, bu aracın davalının grup şirketlerinden olan Mapa İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ne devredildiğini ileri sürerek davalı elinde bedelsiz kalan senetlerin iadesini, taşınmazı üzerindeki ipoteğin fekkini, araç için müvekkili tarafından davalıya ödenen 14.476.00 euronun ve 8.999,00 TL KDV bedelinin faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... plakalı aracın devrini talep etmek yerine; ödediği bedelleri euro para birimi üzerinden talep etmesinin taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine aykırı olduğunu, önceliğin araç devri olduğunu, dava konusu kamyonetin davacı tarafın talebi halinde kendisine ivedilikle devredilebileceğini, kaldı ki davacı tarafça ilgili araç için fiilen ödenmiş olan bedelin 49.438,56 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin davalı tarafından kaldırıldığı, dava konusu senetlerin ise fiili imkansızlık nedeni ile bulunamamaları sebebiyle davacıya teslim edilemediğini, bulunduğunda davacı tarafa teslim edileceğinin bildirildiği,
davalı tarafından mülkiyeti davacıya devredileceği vaadedilen araç için davacı tarafından davalıya ödenen taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine bağlı ek protokolün 4.maddesi hükümleri uyarınca finansal kiralama ile davalı tarafından alınan aracın kiralama sözleşmesinin sona erdiği zaman tüm ödemelerini gerçekleştiren davacıya devredilmesi gerektiği halde dava dışı Mapa firmasına devredildiği,
bu tarihten sonra da iki defa davacının ihtar göndermesine karşın yargılama konusu olan ve bedeli ve KDV'si ödenmiş aracın dava tarihine kadar devrinin davacıya yapılmadığı gerekçesi ile bedelsiz kalan senetlerin iptaline, konusuz kalan ipoteğin fekki talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, araç bedeli ve KDV bedeli ödenmesine karşın devri yapılmayan araç yönünden ise 14.476,00 euro araç bedeli ve 8.999,00 TL KDV bedelinin 05.02.2018 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek,
euro alacağına devlet bankalarının euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile Türk Lirası alacağının avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç bedelinin iadesi kararının acentelik sözleşmesi ek protokol hükümlerine aykırı olduğunu, davacının kendi isteği ile acenteliği bıraktığı 28.03.2017 tarihine kadar yaptığı toplam 62.435,35 TL ödeme içinde araçlar için yaptığı ödemenin tamamıyla acentelik sözleşmesi ek prokolü 4/j maddesi uyarınca kira bedeli olarak kabul edileceğini, sözleşmeler fesih edildikten sonra davacının araçları satın almak istemesi üzerine ... bir satış sözleşmesi üzerinde anlaşma yapıldığını, 49.438,57 TL + 8.999,00 TL KDV bedeli belirlendiğini ve satış işlemlerinin bu bedeller üzerinden yapıldığını, vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit talebi ile ilgili olarak davalı tarafça kabul iradesi bildirildiğinden bu talep yönünden davanın kabulünün gerekeceği, vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, yargılama sırasında konusuz kaldığı anlaşılan ipoteğin fekki talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, menfi tespit talebinin davalının kabulü nedeniyle kabulüne, alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, acentelik sözleşmesinden ... ipoteğin fekki, menfi tespit ve alacak istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık alacak talebinin varlığı ve miktarı üzerindedir.
2. İlgili Hukuk 1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102 ve devamı maddeleri.
2. Taraflar arsındaki acentelik sözleşmesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dava konusu aracın dava dışı şirkete devri yapılmış olup aynen tesliminin hukuken mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5732, K. 2024/102, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama