İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6279 K.2024/2664

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/6279Karar2024/2664Tarih2 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6279 E., 2024/2664 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1323 Esas, 2022/997 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/164 E., 2020/127 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılından beri franchise sistemi ile tüm dünyada büyüyen, kahve sektöründe tanınan bir şirket olduğunu, kendi ürünü olan "cafferino" markalı ürün yanında üç tekerlekli bir bisiklet ile seyyar satış hizmeti verdiğini, franchise sisteminin asıl unsurunun seyyar olarak satış olduğunu, "Coffee ..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalının 2018/24784 sayılı "...

Cafe" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şahsın "..." ibaresini tescil ettirerek müvekkilinin markasından haksız yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, 2017 yılından beri Türkiye’de de markanın kullanıldığını, belirli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığını, çeşitli ödülleri bulunduğunu, davalının kötü niyetli başvurular yaptığını, müvekkilinin Türk pazarına gireceğine ilişkin haberden 2 gün sonra davalının bu başvuruyu yaptığını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu,

aralarında karıştırılma olasılığı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde.

2012 yılında ... markası için başvurulduğunu, 2012/ 91278 sayılı "..." ibareli markasının bulunduğunu, davacı başvurusunun 2015 tarihli olduğunu, davacı başvurusunun ayırt edici niteliği eksik olduğundan kısmen yayınlandığını, yayınlanan hizmetlere davalının itiraz ettiğini, itirazın kabul edilerek 43. sınıfın markadan çıkarıldığını, davacının ikinci başvurusuna da davalı tarafından itiraz edilerek kısmen tescil edildiğini, davacının 3 üncü başvurusunun da tümden reddedildiğini, davacının 2010 yılında kurulan Alman merkezli bir şirket olduğunu, davacının tanınmış marka kaydı olmadığını,

Türkiye’de yaşayan herhangi bir kimsenin iddia edildiği gibi Almanya’da yer alan yerel bir işletmenin gelişiminin Türkiye’ye sirayet edeceği gibi bir tahmin yapamayacağını, kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil + ... CAFE" ibareli başvuru markasıyla davacının "coffee-..." ve "Coffee- ..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu edilen 2018/24784 sayılı markanın kapsamında yer alan 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden sesçil ve görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

her ne kadar dava konusu 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' davacının markasının kapsamında aynen yer almasa da davacı markasındaki 30. sınıftaki tüm malların aynı zamanda yiyecek ve içecek şeklinde gıda ürünleri olup, davalının markasının kapsamındaki "Yiyecek ve İçecek hizmetleri" ile ilişkili ve bağlantılı olduğu,

işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı (hedef) kitlesinin, yargılama konusu 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "coffee-..." ve "Coffee-..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,

dava konusu 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında bu hizmetler açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik-karıştırılma koşullarının oluştuğu, diğer yönden davalının önceki tescilli markası 2012/91278 ile davaya konu başvuru markası aynı olmadığından müktesep hak koşullarının da oluşmadığı,

bu hizmetler dışında kalanlar açısından ise iltibas-benzerlik-karıştırılma koşulları oluşmadığı, diğer yönden iltibas oluşmayan kısımlar açısından ise davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı ... başvurusu nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususunun kanıtlanmadığı,

dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının dava konusu edilen 2018/24784 sayılı markanın kapsamında yer alan 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden iptaline, markanın bu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden bu hizmetler yönünden terkinine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

2. Davacı vekili 27.08.2020 havale tarihli dilekçesinde müvekkili şirketin markasının tanınmış marka olduğunun ileri sürülmesine rağmen mahkemece verilen kararda tanınmışlığı ile ilgili herhangi bir tespit ve karar verilmediğini belirterek konu ile ilgili olarak ek karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 02.09.2020 tarihli ek kararla davacı vekilinin tavzihen düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, ayrıca davalı tarafın kötü niyetli bulunduğunu bu nedenle 43. sınıftaki tüm mallar yönünden başvurunun reddi gerektiğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu tevsik eden belgeler sunulduğunu, mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinin bulunmadığını, kötü niyetin mahkemece belirlenmesi gerektiğini, ticari dürüstlük kuralına aykırı olarak tanınmış marka olsun veya olmasın başkasının markasını ele geçirmeye ve haksız yararlanmaya yönelik yapılan tescillerin kötü niyetli tescil olduğunu,

davalının müvekkilinin hareketlerini takip ederek marka başvurularında bulunduğunu, dosyaya sunulan maddi olguların irdelenmediğini, davalının müvekkilinin markasından habersiz olduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı da olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, müvekkilinin markasının 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için tanınmış nitelikte bulunduğunu, bu yönde de bir belirleme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, 02.09.2020 tarihli ek kararın da kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkiline ait marka ile davacı ... arasında benzerlik bulunmamakla birlikte karıştırılma ihtimali de bulunmadığını, dosya kapsamında alınan 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde de anlaşılacağı üzere, davacının iddialarının haksız ve hukuk aykırı olup, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddi gerekirken yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu hizmetlere itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki malların ve marka işaretlerinin karıştırılma olasılığına neden olacak benzerlik içermediğini,

davacının dava konusu hizmetler yönünden gerçek hak sahipliği iddialarını ispatlayamadığını, davalının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığını, davacı markalarının tanınmış olduğu iddialarının da ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; YİDK kararının yerinde olduğunu, markalar arasında ilişkilendirme olmayacağını, kapsamlarının benzer bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporu alındıktan sonra bu raporun yok sayılarak karar verilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil + ... CAFE" ibareli marka başvurusuna konu ibare ile davacının "coffee-..." ve "Coffee- ... " ibareli tescilli markaları arasında dava konusu edilen 2018/24784 sayılı markanın kapsamında yer alan 43. Sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden sesçil ve görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'' davacının itirazına mesnet markası kapsamında aynen yer almasa da, davacının markalarının kapsamında bulunan 30. sınıftaki malların aynı zamanda yiyecek ve içecek şeklinde gıda ürünleri olup, davalının markasının kapsamındaki "Yiyecek ve İçecek hizmetleri" ile ilişkili ve bağlantılı olduğu, tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de mümkün bulunduğu,

ancak dosya kapsamında bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda belirlendiği üzere dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, diğer yönden davalının önceki tescilli markası (2012/91278) ile davaya konu başvuru markası aynı olmadığından müktesep hak koşullarının somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin asıl karara yönelik, davacı vekilinin ayrıca ek karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

3.Davalı şahıs vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6279, K. 2024/2664, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6279
Karar No
2024/2664
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6286 K.2024/17764
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6287 K.2024/3267
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6289 K.2024/2636
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6291 K.2024/17515
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6295 K.2024/2763
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6297 K.2024/2706

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.