KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/664 E., 2022/8645 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 06.03.2021 gün ve 2021/İHK-6249 Esas sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının ifa ettiği Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi İkmal İnşaat Yapım İşleri ile ilgili olarak davalı ile İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, inşaatın bakım devresinde hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle davacının zarara uğradığını, sigorta şirketine yazılı başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin hasar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 307.531,75 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı vekili; arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, kısmi davada hukuki yarar olmadığı, usulüne uygun başvuru yapılmadığı, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; yasal mevzuata uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna iştirak edildiği, davalının itirazlarının reddi gerektiği, talep edilen tazminatın sigorta poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 307.531,75 TL’nin 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili itiraz hakem heyeti nezdinde itirazda bulunmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; sigorta poliçesine göre sigortanın zorunlu sigorta olmadığı anlaşılmışsa da, davacının 5684 sayılı Kanun’daki usuli şartı yerine getirerek tahkime başvurmuş olduğu dikkate alındığında, 6325 sayılı Kanun’un 18/A-18. Maddesindeki tahkim sözleşmesinin bulunduğu haller şartının oluştuğu, zorunlu arabuluculuğa başvuruya gerek olmadığı, hükme dayanak alınan raporun gerekçeli, detaylı ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/664, K. 2022/8645, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama