İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6677 K.2023/3391

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenfiz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2022/6677Karar2023/3391Tarih31 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.426 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6677 E., 2023/3391 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/110 E., 2022/468 K.
Hüküm
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.426 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenfiz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışında araçlarına yakıt temini ve sair ihtiyaçlarının giderilmesi için davacı ile ticari ilişki kurduğunu, davalının davacıya olan borcunu ödememesi üzerine açılan davada Steyr Bölge Mahkemesince davalının davacıya 270.987,87 euro borçlu olduğuna karar verildiğini ileri sürerek, Steyr Bölge Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 3 Cg 15/13 a-84 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeden doğacak tüm ihtilaflara Türk Hukukunun uygulanacağını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, Avusturya Hukukunun uygulanamayacağı gibi Avusturma Mahkemelerinin görev ve yetkisinin bulunmadığını, görevsiz mahkemenin verdiği kararların tenfiz edilemeyeceğini, anılan mahkemenin yetkili olduğu düşünülse dahi yokluklarında verilen kararın tenfiz şartlarını taşımadığını, asıl olarak kendilerinin cari hesap alacaklısı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2018 tarih, 2018/42 E, 2018/370 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2018 tarih, 2018/1392 E., 2018/1267 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 16.11.2020 tarih, 2020/2642 E., 2020/5051 K. sayılı kararıyla temyiz aşamasında davalı tarafından dosyaya sunulan tercüme evrakta, davaya konu olan Avusturya Steyr Bölge Mahkemesinin kararına karşı ilgili ülke nezdinde iade-i muhakeme kanun yoluna başvurulduğu, talebin yerinde bulunarak dosyanın yeniden derdest hale geldiği ve dolayısıyla ortada tanıma ve tenfize konu olacak kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceğinin beyan edildiği, davalının bu itirazları ve itirazlarına dayanak belgeler incelenip gerekirse ilgili mercilerden teyit ettirilip Steyr Bölge Mahkemesinin kararının kesinleşmesi,

bir başka deyişle infazı kabil hale gelmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün usulen bozulması gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye "Steyr Bölge Mahkemesi, davacı tarafın davasında Dr. Heinz Kassmannhuber'i M-Oil Trading GmbH'ya karşı davalı taraf olan Demirakça Uluslararası Nakliyat Ticaret Limited Şirketi davasında, 29 Nisan 2016 tarihinde iflas idarecisi olarak görevlendirilmiştir ve 3 Cg 15/13a dosya sayısı ile karar vererek, davalı tarafça, davacı tarafa 270.798,87-Eure, faiz ve masraflar eklenmek üzere, ödemekle yükümlü tutulmuştur.

Bu karara karşı herhangi bir temyiz başvurusu yapılmamıştır. 9 Ağustos 2012 tarihli kararla Avusturya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki ve ticari konulardaki mahkeme kararlarının ve uzlaşmaların tanınmasına ve tenfizine ilişkin anlaşmanın 14. maddesi uyarınca 29 Nisan 2016 tarihli ve 3 Cg 15/13a sayılı karar kesinleştirilmiştir ve uygulanabilirdir.

27 Mart 2019 tarihinde davacı taraf Demirakça Uluslararası Nakliyat Ticaret Limited Şirketi, davalı tarafa M-Oil Trading GmbH'nın iflas idarecisi olarak Dr. Heinz Kassmannhuber'i, Steyr Bölge Mahkemesi'ne davanın yeniden yargılanması için 3 Cg 16/19g dosya sayısı ile dava açmıştır ve 29 Nisan 2016 tarihli ve 3 Cg 15/13a sayılı kararın iptalini ve yeniden yargılama talebine ilişkin olarak 3 Cg 15/13a sayı ile açılan davada red edilmesini talep etmiştir.

Steyr Bölge Mahkemesi'nin 29 Kasım 2019 tarihli 3 Cg 16/19g sayılı kararı ile yeniden yargılama davası red edilmiştir. Buna karşı davacı taraf Demirakça Uluslararası Nakliyat Ticaret Limited Şirketi ise, Linz Üst Bölge Mahkemesi'ne dava açmıştır. Linz Üst Bölge Mahkemesi de 7 Temmuz 2020 tarihli ve 1 R 12/20w sayılı karar ile temyizi dikkate almamıştır.

Bu karara karşı da davacı taraf Demirakça Uluslararası Nakliyat Ticaret Limited Şirketi Yargıtay'a olağanüstü revizyon sunmuştur. Yargıtay ise 23 Eylül 2020 tarihli 1 Ob 154/20h sayılı karar ile olağanüstü revizyonu reddetmiştir.

Yeniden yargılama böylelikle kesinleşmiş olarak reddedilmiştir.” şeklinde cevap verildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan tercümelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddiasına dair kanıt sunulmadığı, Avusturya'da mukim davacının, davalıya ait araçlara akaryakıt satımı konusunda alacağının varlığını gerekçe göstererek bu yer ülkesi Steyr Eyalet Mahkemesinde dava açtığı, anılan davada taraf teşkili sağlandığı, davalının usulüne uygun temsil edildiği, alacak iddiası yerinde görülerek tahsile karar verildiği, kararın kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebin kesinleşmiş karar ile reddedildiği,

yabancı mahkeme ilamının mahkemesince onanmış örneği, onanmış tercümesi ve kesinleştiğine ilişkin yazı ile tercümesinin sunulduğu, Avusturya ile Türkiye arasında ilamların tenfizine engel bir durum olmadığı, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmediği, anılan ilamın kamu düzenine açıkça aykırı bulunmadığı, davalının savunma hakkının kısıtlanmadığı, tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'nin 29.04.2016 tarih ve 3 Cg 15/13a-84 numaralı kararının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfize konu kararın yetkisiz mahkemece verildiğini, davacının 2012 tarihli bir sözleşme ile Avusturya Mahkemelerinin yetkili kılındığını iddia ettiğini, ancak böyle bir sözleşme bulunmadığından sözleşme aslını sunmadığını, müvekkilinin akdettiği tek sözleşme olan 18.05.2010 tarihli sözleşmeye göre Türk Mahkemelerinin yetkili olup Türk Hukukunun seçildiğini, Avusturya Steyr Mahkemesinin de bu hususta bir inceleme yapmadığını, sahte sözleşmeye dayalı kendisini yetkili kabul ettiğini,

davacının dayanak çeklerden kaynaklı alacağını 07.07.2010 tarihinde faktoring firmasına temlik etmesi sebebiyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, alacaklı sıfatını yitirdiğini, Steyr Mahkemesinin bir davada davacının Türkiye temsilcisini yetkili görürken bir davada görmediğini, çelişki oluştuğunu, Türk Mahkemelerinin de bu kişiyi yetkili kabul ettiğini, tenfizi istenen kararın bu yönüyle de Türk Mahkemeleri kararları ile çeliştiğini, Steyr Mahkemesinde kamu düzenine ilişkin usul hükümlerine aykırı davranıldığını, muteber ödemelerin nazara alınmadığını, iflas kararının Türkiye’de tenfiz edilmediğini,

usulünce çevirisi dahi yapılmamış muhabere evraklarına göre tenfizi istenen kararın yeniden yargılanmaya konu edilecek türde eksik ve hatalı olduğunu, Steyr Mahkemesinin kendi kararında ısrar ederek yeniden yargılama davasını aynı gerekçelerle kabul etmediğini, Türk resmî makamlarının belgelerini yok saydığını, re’sen gözetilmesi gereken hakkın kötüye kullanıldığını, davacının Türkiye yetkilisinin bir kısım işlemlerini kabul ederken aldığı ancak kayıtlarına işlemediği ödemelerle ilgili yetkisizlik iddiasının çelişkili davranış kapsamında kaldığını, Steyr Mahkemesinde müvekkilinin delillerinin nazara alınmadığını,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, resmî olmayan çevirilerde noksanlar ve hataların bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tanıma ve tenfiz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 50 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, Mahkemece yargılama harcının nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir. Bu durum karşısında Mahkemece, maktu harca hükmedilerek fazla alınan nispi harcın iadesine karar verilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının üçüncü ve dördüncü fıkralarının tümüyle hükümden çıkarılmasına, yerine “Davacı tarafça peşin yatırılan 15.799,20 TL'den maktu karar ve ilam harcı 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.718,50 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, davacının yaptığı 80,70 TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6677, K. 2023/3391, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6677
Karar No
2023/3391
Tarih
31 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6685 K.2023/3321
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6692 K.2023/3472
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6693 K.2023/3480
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/6693 K.2023/3129
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/6696 K.2023/11317
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6698 K.2023/3489

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.