KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/6791 E., 2024/3086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/326 Esas, 2022/1337 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Keban Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatı ile
- Sayısı
- 2018/30 E., 2020/22 K.
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların .... numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile müvekkilinin hak sahibi olduğu ekskavatörün ve kaya kırıcısının 11.04.2018 tarihli satış sözleşmesi ile satış bedeli 670.000,00 TL üzerinden davalıya satışı konusunda anlaştıklarını, Akbank T.A.Ş.
İstanbul Kurumsal hesabına kapama bakiyesi olarak davalı alıcı tarafından satıcı adına ödeme tarihindeki döviz kuru baz alınarak toplam satış bedelinin Türk Lirası kuruna göre mahsup edilecek geri kalan kısmı ise alıcı tarafından satıcının Ziraat Bankası A.Ş. .... şubesinde belirtilen IBAN hesabına iş makinesinin noter satışından sonraki 3 gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, fakat davalının sözleşmeye uymayarak müvekkiline ödeme yapmadığını,
sözleşmelere imza atan şahıs açısından yetkisiz temsil savunmasında bulunulmuşsa da sözleşmeye imza atan ...'ın Ankara 62. Noterliğinin 13651 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalı şirket adına her türlü iş ve işlemleri yapma konusunda yetkilendirildiğini, bu nedenle adı geçenin imzalarının kendilerini bağlamayacağı yönündeki iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, bakiye satım bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile asgari % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğunu, eskavatörün finansal kiralamasından doğan davacıya ait bakiye borç tutarını 63.776,00 Euronun davalı vekili tarafından ödendiğini, bu hususun çekişmesiz olduğunu, ödemeden 17 gün sonra 27.04.2018 tarihli resmi satış senedinde satış bedelinin tamamının davacı ... tarafından alındığının kesin delil ile ispatlandığını, kaya kırıcısının anlaşmaya dahil olmadığını, noter satışının tarafı olan davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, temsilcinin iş birliği içinde hareket ederek davalı zararına yaptığı işlemlerin davalıyı bağlamayacağını,
ekskavatör ile düzenlenen 27.04.2018 tarih ve 16719 nolu faturanın bedelinin taraflar arasındaki anlaşmaya açıkça aykırı olduğunu, finansal kiralama borcu olan 63.776,00 Euronun 10.04.2018 tarihinde ödenmesine rağmen 11.04.2018 tarihli adi yazılı sözleşmede zaten ödenmiş paranın ödeneceğinin kararlaştırılmasının görünüşte haklılık kazandırmak amacıyla sonradan düzenlendiğini gösterdiğini, kaldı ki tescilli araçların noter dışında satışının geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; noterde düzenlenen satış sözleşmesinin yanların kabulünde olmakla birlikte 11.04.2018 tarihli adi yazılı satım sözleşmesinin aralarındaki bedelde muvazaa olgusunu ispatladığını, buna göre her ne kadar resmi noter satışında iş makinelerinin satım bedeli 100.000,00 TL olarak gösterilmişse de yanların gerçek iradesinin 11.04.2018 tarihli harici satış sözleşmesi uyarınca 670.000,00 TL satım bedeli üzerinden 63.776,00 Euro karşılığı kısmının finansal kiralama sözleşmesi kapsamında hemen, kalan bakiyenin ise üç gün sonra ödeneceği yönünde anlaşıldığı,
Ankara 62. Noterliğinin 18.04.2017 tarihli 13651 sayılı vekaletnamesinde ...'a yetki verilmesi ile davalının ticari defterlerinde 100.000,00 TL'lik noter ödemesinin gösterilmesi nedeni ile yetkisiz temsil savunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçeleri ile bakiye bedel açısından açılan davanın kabulüne, likit alacak nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece ... ile davacı arasında imzalanan 11.04.2018 tarihli adi yazılı sözleşmenin geçerli olduğu ve davalıyı bağlayacağı kabulünden hareketle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, iş makinesinin adi yazılı sözleşme ile değil, noter sözleşmesi ile satıldığını, bu sözleşmenin konusundaki imkansızlık sebebi ile kesin olarak hükümsüz olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihte iş makinesinin mülkiyetinin davacıya ait olmadığını, adi senedin resmi senede üstün tutulduğunu, iş makinesinin satışının noter aracılığı ile yapılması gerektiğini,
bunun geçerlilik şartı olduğunu, adi yazılı sözleşme geçersiz olduğundan cezai şartın da geçersiz olacağını, ödemenin sözleşmenin yapıldığı tarihten bir gün sonra düzenlendiğini, dolayısıyla sözlü anlaşmaya göre hareket edildiğini, 100.000,00 TL'nin verildiğinin kesin delil ile sabit olduğunu, ...'a verilen vekaletnamede, iş makinelerini kesin olarak satın alma, satış bedellerini ödeme, sözleşmelerini imzalama yetkisinin verildiğini, iş makinesinin kesin satın alınmasına ilişkin sözleşmenin noterde yapılması gerektiğinden temsilcinin kanunun emredici hükümlerine aykırı şekilde adi yazılı sözleşme imzalama yetkisinin bulunmadığı açık olup,
yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu işlemin onanmadığını, müvekkilini bu yüzden bağlamayacağını, Ergün Duman'ın şirketi temsil etme yetkisinin bulunmadığını, davacı ile yetkisiz temsilcinin kötü niyetli olarak birlikte hareket ettiklerini, 100.000,00 TL'nin müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almasına rağmen mahkemece aksine gerekçe yazılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaya kırıcının tesliminin de yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, faturanın geç gönderildiğini, itiraz etme haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satım bedelinin 11.04.2018 tarihli adi yazılı sözleşme doğrultusunda 670.000,00 TL olarak belirlenmesinde ve buna ilişkin ilk derece mahkemesinin saptamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemek ile birlikte resmi noter senedindeki 100.000,00 TL bedelin alındığına dair davacı tarafın beyanı her ne kadar kendi ticari kayıtlarında ödeme görünmese de resmi mercii huzurundaki bu beyanın ikrar ve alındı belgesi yerine geçeceği, buna göre,
resmi senetteki alındı beyanı uyarınca davaya konu satış bedelinden 100.000,00 TL bedelin tenzili gerekirken ilk derece mahkemesince ödeme kaydının davacı defterlerinde görülmemesi yönündeki gerekçesinin doğru olmadığı, böylece 670.000,00 TL toplam satış bedelinden noter huzurunda alındığı ikrar olunan 100.000,00 TL bedel ile ödendiği ihtilafsız finansal kiralama bakiye bedeli 63.776,00 Euro (321.679,77 TL) tenzil edildiğinde davacı tarafından talebi mümkün bakiye satım bedelinin 248.320,23 TL olacağı,
davalının bakiye satım bedelini ödemeyerek sözleşmenin 2-B maddesini ihlal ettiği sabit olduğundan cezai şart bedelinin istenilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığı, ancak takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz kalemleri yönünden talebin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7.000,00 TL ve üzerinin aracı finansal kurumlar tarafından yapılması gerektiği halde davalı yanca 100.000,00 TL'nin ne şekilde ödendiği konusunda açıklık bulunmadığını, dosyaya dekont dahi sunamadıklarını, tanık olarak dinlenen ...'ın da kendisine ödeme için herhangi bir para gönderilmediğini de açıkça beyan ettiğini, bu durum davalının kötü niyetli olduğunu ve bu ödemeyi yapmadığını da açıkça gösterdiğini, satım bedelinin 11.04.2018 tarihli adi yazılı sözleşme doğrultusunda 670.000,00 TL bedelin tenzilinin gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş makinesi satım sözleşmesi uyarınca bakiye bedelin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6791, K. 2024/3086, 22 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama