İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6926 K.2024/5400

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/6926Karar2024/5400Tarih1 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.117 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6926 E., 2024/5400 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/392 Esas, 2022/419 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.117 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir kamu şirketi iken davalı İdare tarafından özelleştirme kapsamına alınarak bu kapsamda %51 hissesinin ihale yoluyla satışa çıkarılarak dava dışı İş Doğan Petrol Yatırımları A.Ş. ile davalı İdare arasında 21.07.2000 “Hisse Devir Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmenin 6. maddesi uyarınca personele İş Hukuku mevzuatından doğan çeşitli alacakları sebebiyle toplam 2.289.442.779.166,00 TL ödeme yapıldığını, yine sözleşmenin 10. maddesi uyarınca da ilgili mercilere ödeyerek davalı İdare'den tahsili gereken alacaklarının doğduğunu,

hisse devir sözleşmesinin ilgili maddelerine aykırı olarak müvekkili şirket tarafından ödenerek davalı İdare'den rücuen tahsili gereken toplam 4.912.528.998.613,00 TL alacak haklarının bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın her bir kalem için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin konusu olan davacı şirketin hisse satış sözleşmesine dayalı olarak müvekkil İdare'ye karşı alacak davası açmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde yer alan alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerden dolayı müvekkilinin hisse devir sözleşmesi kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 14.06.2013 tarih, 2004/454 E. ve 2013/301 K. sayılı kararı ile davacı şirketin %51 hissesinin özelleştirilmesine ilişkin yapılan sözleşmede, sözleşme tarihi itibariyle davacı şirketin sorumlu olacağı ecrimisil bedeli, Askeri Nato Tesisleri'nde çalındığı belirlenen yakıta ilişkin yapılan ödemeler, davacı şirketin ruhsatsız olarak çalıştırdığı işyerleri ile özelleştirme sözleşmesinden sonra ortaya çıkan imar planı değişikliği nedeniyle altyapı katılım payı bedelinin hisse devri sözleşmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği,

bu giderlerin özelleştirme ihalesi sırasında şirket bilançosunda yer alması gereken ve öngörülebilir giderler olduğu, bu nedenle davalı İdare'nin bu giderlerden sorumluluğunun bulunmayacağı, ödenen ecrimisil bedelinden 1997 yılından itibaren hisse devri sözleşmesinin yapıldığı 2000 yılına kadar olan kısmın olan davalı idarenin sorumluluğunda değerlendirilebileceği,

personel harcamalarına ilişkin davacı talebinin ise hisse devri sözleşmesinin 6. maddesi kapsamında davalı İdare'nin sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile personel giderleri açısından 2.289.423,00 TL ecrimisil bedeli olarak 10.151,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 13.11.2014 tarih, 2013/16508 E. ve 2014/17505 K. sayılı kararıyla '' 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı şirket tarafından yapılan çeşitli ödemelerin “Petrol Ofisi A.Ş. Hisse Satış Sözleşmesi”nin 6. ve 10. maddelerine dayalı olarak davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Petrol Ofisi A.Ş'nin, Başbakanlık ...'na ait % 51 oranındaki hissesinin, dava dışı İş Doğan Petrol Yatırımları A.Ş'ye devrine ilişkin olarak imzalanan 21.07.2000 tarihli sözleşmede, hisselerin satılması ve buna bağlı geçiş süreci ile sonrasında tarafların yükümlülüklerinin düzenlendiği görülmüş ve davacının dayandığı sözleşmenin 6. ve 10. maddelerinde, İdare'nin (Başbakanlık Özelleştirme İdaresi) Petrol Ofisi A.Ş'ye karşı üstlendiği sorumluluklar düzenlenmiştir.

Davacı, hisse devrinden önce davacı şirket bünyesinde yer alan Askeri İkmal ve NATO Tesisleri İşletme Başkanlığı'nın hisse devri sonrasında davacı bünyesinden ayrılarak bağımsız bir kamu tüzel kişiliği vasfı kazandığını ve hisse devir tarihinden önce 1997-1999 yıllarında çalınan akaryakıt bedelini davacı şirketten talep ettiğini, talep edilen bedelin ANT Başkanlığına ödendiğini, hisse devri işlemi sırasında şirket bilançolarında görünmeyen çalınan yakıta ilişkin bedel ile çalınan yakıta ilişkin olarak AFİF kaybı nedeniyle Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi'ne ödenen bedelden davalı İdare'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Hisse Satış Sözleşmesi'nin 10/3. maddesinde, İdare'nin şirketin (Petrol Ofisi A.Ş.) zorunlu veya ihtiyari olarak tuttuğu tüm defter ve kayıtlarının devir tarihinden önceki döneme ait tüm mali tablolar ve eklerinin mevzuata uygun bir biçimde tutulduğunu ve şirketin mali durumunu ve mal varlığını tam ve gerçeğe uygun biçimde gösterdiğini, şirketin defter ve kayıtlarına geçirilmemiş herhangi bir alacak, borç, teminat ve yükümlülüğünün bulunmadığını beyan ve kabul ettiği belirtilmiş olup, son fıkrasında da devir tarihine kadar olan tüm vergiler ile her türlü harç, resim,

fon ve vergi benzeri ödemeler ile varsa bunlara ilişkin ceza ve/veya gecikme faizlerinin tam ve zamanında ödenmemesinden dolayı şirketin ödemek zorunda kalacağı bedelleri ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiş olmasına göre,

davacının devir tarihinden önceki dönemde çalınan akaryakıta ilişkin olarak ANT Başkanlığı'na ödediği bedelin ve buna ilişkin vergi dairesine ödenen AFİF bedelinin hisse devri sırasında şirket bilançosunda gösterilip gösterilmediği araştırılarak sonucuna göre anılan madde hükümleri kapsamında davalı İdare'nin sorumlu olup olmadığının tespiti gerekirken bu konudaki talebin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkete ait Haramidere Ambarlı Dolum Tesislerinin devir tarihinden önce işyeri izin ve ruhsatının bulunmaması nedeniyle hisse devir tarihinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yapılan

ödemelerin de sözleşmenin 10/5. maddesinde İdare'nin satış sözleşmesinin imzalanmasından önceki döneme ilişkin olarak Çevre Mevzuatı dahil işlerinin yürütülmesi için gerekli olan tüm izin, ruhsat ve onayların alınmamış olmasından, bu izin ve ruhsatların halen geçerliliklerini sürdürmemesinden vs sorumlu olacağını kabul ve taahhüt etmiş olması karşısında davacının, işyerinin ruhsatsız olarak faaliyette bulunmasından dolayı yaptığı ödemeleri anılan madde hükmü kapsamında talep etme hakkı bulunmasına göre yazılı gerekçe ile bu konudaki talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,

kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerektiği gibi mahkemece kabul edilen miktarlar için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de davacının talep ettiği alacakların ödenmesi için davadan önce davalı İdare'ye yazılı olarak başvuruda bulunup, davalıyı temerrüde düşürmüş olması halinde hüküm altına alınan miktarlara tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Mahkemece, davacının talep ettiği alacak kalemlerinden personel harcamalarına ilişkin talebin hisse devri sözleşmesinin 6. maddesi kapsamında davalı İdare'nin sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş ise de sözleşmenin konuya ilişkin 6. maddesinde, 4046 sayılı Kanun'un 22.maddesi gereğince nakle tabi personelin, hisse satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren atamalarının yapılıp, şirket ile ilişkilerinin kesildiği tarihe kadar geçecek süredeki aylık, ücret,

sosyal hak ve yardımlar ile her türlü özlük hakları Özelleştirme Fonu'ndan karşılanmak üzere şirket tarafından ödeneceği ve ödemeyi müteakip bordro ve diğer belgelerin İdare'ye intikal ettirildikten sonra 15 gün içerisinde bu ödemeler karşılığı İdarece Özelleştirme Fonu'ndan şirket hesaplarına ödeneceği, şirkette daha önce T.C.

Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olarak sözleşmeli statüde çalışmış ve şirketten ayrılıp kamu kurumu niteliği taşımayan bir işverene tabi olarak çalışan ve fakat T.C. Emekli Sandığı ile sosyal güvenlik ilişkisini sürdüren personelin emekli olması halinde T.C.

Emekli Sandığı'nca rücuen talep edilecek ikramiye bedelinin İdarece karşılanacağı, İdare'nin “Şirket Sözleşmeli Personel Yönetmeliği”nin 116.maddesine dayalı olarak mahkemelerce, nakle tabi sözleşmeli personel lehine “İş Sonu Tazminatı” adı altında bir tazminatın şirket tarafından ödenmesine karar verilmesi halinde bu tutarın mevzuat ile belirlenen kıdem tazminatı tavanını aşan kısmını şirkete ödemeyi kabul ettiği hususları düzenlenmiştir.Davalı, bu hükümlerin davalı şirkette çalışmakta olan nakle tabi personelin atamalarının yapılıp,

davalı şirket ile ilişkilerinin kesileceği tarihe kadar geçecek süredeki mali ve özlük haklarının ödenmesiyle ilgili olduğunu, nakil süreci ile sınırlı olmayıp, anılan personelin davalı şirketteki tüm çalışmasını kapsayan ve şirket bilançosunda karşılığı bulunan kıdem tazminatı ve kıdem teşvik ikramiyelerinin sözleşmenin 6. maddesinde yer alan ödemeler kapsamında mütalaa edilmesinin mümkün olmadığını ve yine İdare'nin mahkemelerce nakle tabi sözleşmeli personel lehine “İş Sonu Tazminatı” adı altında bir tazminatın şirket tarafından ödenmesine karar verilmesi halinde bu tutarın mevzuat ile belirlenen kıdem tazminatı tavanını aşan kısmını

şirkete ödemeyi kabul ettiğini, davacının bu konudaki alacak talebinin anılan madde hükümlerine uygun olmadığını belirterek, bilirkişi raporlarına itiraz etmiş olmasına göre davacının ancak sözleşmenin 6. maddesi kapsamında yaptığı personel ödemelerini isteyebileceği nazara alınarak,

davalının itirazlarını karşılar nitelikte ve sözleşmenin 6. maddesi hükümleri uyarınca inceleme yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca göre davacının bu alacak kalemine yönelik talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, itiraz edilen hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerektiği gibi davacı talep ettiği alacakların reeskont faiziyle tahsilini istemiş olmasına rağmen mahkemece,

hüküm altına alınan miktarların reeskont faiz oranlarından daha yüksek oranlarda seyreden avans faiziyle tahsiline karar verilmesi sonucu talep aşılarak hüküm tesis edilmesi yerinde olmadığından kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirlenen davalı tarafça yapılan ödeme nedeniyle konusu kalmayan kısmın mahsubu sonrasında, davacı şirket tarafından yapılan ödemelerden, 4.429.186,34 TL'nin, davacı ...Ş.'nin, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait %51 oranındaki hissesinin, dava dışı İş Doğan Petrol Yatırımları A.Ş.'ye devrine ilişkin olarak imzalanan 21.07.2000 tarihli sözleşmede,

hisselerin satılması ve buna bağlı geçiş süreci sonrasında tarafların yükümlülüğüne ait davacının dayandığı sözleşmenin 6. ve 10. maddeleri kapsamında davalıdan rücuen tahsilinin talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 141.611,05 TL için konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4.429.186,34 TL için davanın kabulü ile (2.000.557,19 TL'lik kısmı için faiz başlangıç tarihi 18.04.2002 olmak kaydıyla) 23.07.2004 olan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Katılma yoluyla temyiz eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını karar verildiğini, bu alacak kalemi bakımından taleplerinin altında bir miktara hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, işçilere ödenen tazminatlar yönünden, 20.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, dava dışı ANT Başkanlığına ödenen çalıntı akaryakıt bedeli ve vergi dairesine ödenen miktar yönünden 17.10.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak taleplerin kabul edildiğini,

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/368 E. sayılı dosyasıyla çalınan akaryakıta ilişkin olarak Petrol Ofisi A.Ş. tarafından nakliye ile görevli taşeron firmalara alacak davası açıldığını, 45 sorumlu gerçek ve tüzel kişiye de tazminat davası açıldığını ve Petrol Ofisi A.Ş. lehine sonuçlandığını, davanın özelleştirme öncesi açıldığını, ihaleyi alan davacı şirketin bu davanın varlığından haberdar olduğunu, bu konuda Petrol Ofisi A.Ş'nin çalıştığı taşeron şirketlerin sorumlu tutulduğu bir karar varken devlet aleyhine mükerrer bir dava açılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı bir davranış olduğunu,

İBB'ye ödenen miktar yönünden, POAŞ'a ait Ambarlı Dolum Tesisinin ruhsatı bulunmadığının şirket kayıtlarında anlaşılmakta olup bu konunun POAŞ hisselerini satın alan alıcı tarafından da bilindiğini dolayısıyla davacının bu durumu bilmediğinden hareketle müvekkili idare tarafından talepte bulunmasının mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu bedellerin ruhsat proje tasdiki ve ruhsat harcı bedeli olup davacı tarafından yasal olarak ödenmesi gereken tutarlar olduğunu, Anıt Emlak Müdürlüğüne ödenen ecrimisil yönünden,

hisse satış sözleşmesinin 10. Maddesinde POAŞ tarafından ödenen ecrimisil bedellerinin müvekkili idare tarafından karşılanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığın, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca müvekkili idarenin her türlü yargı harcından muaf olduğunu, mahkemece müvekkili idare aleyhine harca hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirket tarafından yapılan çeşitli ödemelerin "Petrol Ofisi A.Ş. Hisse Satış Sözleşmesinin" 6. ve 10. maddelerine dayalı olarak davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 27 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ( 3 ) numaralı bendinde yer alan “Alınması gereken 302.557,72 TL ilâm harcından peşin alınan 66.319,15 TL ile harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 90.071,35 TL harç toplamı 156.390,50 TL ’nin çıkartılması ile bakiye 152.167,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “ Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ” ibaresinin yazılması ve yine mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “ Davacı tarafından yatırılan 10,10 TL başvurma,

66.319,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 66.329,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yatırılan 10,10 TL başvurma, 66.319,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 66.329,25 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6926, K. 2024/5400, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
  7. B. (Birinci) Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6926
Karar No
2024/5400
Tarih
1 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6926 K.2024/6737
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6951 K.2024/4454
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6962 K.2024/5449
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7030 K.2024/6988
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7247 K.2024/4545
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7259 K.2024/4456

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.